Keşke ve Biz
  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • 24 Haziran 2020
  • 0
  • 131
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Abone Ol 

Keşke ve Biz

Keşke …!


Bu kelimeyi söylemeyenimiz yoktur. Kimileri doğduğu ana keşke derken, kimileri hayatın onlara getirdiği sürprizlere, kimileri de mahşerde bulunmak istedikleri yer için keşke derler…

Bu kelimenin kendi içinde sorgulamasını hemen hemen herkes yapar. Herkes hayatını tozpembe, güllük gülistanlık veya hiç pişmanlık duymadan geçirmesi mümkün değildir. Hayat bu, inişler çıkışlar, zorluklar, hayatımıza girenler çıkanlar elbette olacak. Tek düze bir yaşantı olmaz. Yaşadığımız her şey, tanıştığımız her kimse bizlere bir şeyler öğretir. Bu yaşadıklarımızın kimi zaman bizlere yararı olurken, kimi zaman da zararı dokunur. Yani keşkelerimize bir keşke daha ekleriz.

Önemli olan bu keşkelerden ders çıkarabilmemizdir. Öyleyse attığımız adımlara dikkat etmeliyiz…
Bunaldığımız her dönemde yanlışlar yapmaya hakkımız yok, sınavlarda olduğu gibi üç yanlış bir doğruyu götürse yine iyi, tek yanlış tüm doğrularımızı götürebiliyor maalesef. Hayat bu konuda çok acımasız. Bir anda yalnız, bir anda parasız pulsuz kalabiliriz. Bir anda tüm saygınlığımızı kaybedebiliriz. Hepsi kendi elimizde…

Hayat öyle bir noktaya getirir ki insanı, eskiden keşke hiç bitmese dediğimiz günler için keşke hiç yaşamasaydım diyebiliriz. Bu durum kişiler için de geçerlidir. En sevdiğiniz dostunuz gün gelir görmek bile istemediğiniz, hiç tanımasaydım dediğiniz kişiler arasına girivermiştir.

Yunus Emre nede güzel söylemiş; ”Eğer ileride bir gün ”keşke” demek istemiyorsan, üç şeyi doğru seç; eşini, işini, arkadaşını…”

Hayat insanları değiştirir… Bu değişimle birlikte düşünceler ve beklentiler de değişir. Kim dünkü aklını hala beğenir ki… Durum böyle olunca da keşkelerden kaçmak olanaksız bir hal alır.

Birde bilerek yapılan keşkeler vardır. Mesela yanlış olduğunu bile bile sigara kullanmak gibi; bu illeti kullanan kişi taa ki kalp krizi geçirene kadar hayatından memnundur. Ne zaman hastaneye kaldırılıp tıkalı olan damarları açmak için operasyon geçirse onca sene sigara kullandığı için bir pişmanlık duyar ”keşke hiç içmeseydim”…

Hani ”varken harcamak” diye bir tabir vardır.

Kimileri de olur olmaz şeyler için har vurup harman savurur, tüketip yokluk çekmeye başladıklarında da bu bilinçsiz ve sorumsuz tutumlarından kendi paylarına bir keşke daha düşer.

Kendi içinde çok fazla keşke sorgulaması yapan kişinin ruh sağlığı tehlikeye girebilir. Geçmişe dönük kişisel sorgulamaları yapmalı ama bu konuda kendimize karşı insafsız (acımasız) olmamalıdır. Sonuçta hepimiz insanız. Hata yapabiliriz. Öte yandan sürekli geçmişe takılı kalmak, bugünü (yaşadığımız anı) ve geleceği unutmamıza yol açabilir. Bu açıdan sakıncalıdır. Burada önemli olan yapılan hatalardan ders çıkarabilmektir…

”Benim geçmişe dair hiç keşkem yok” diyen yalan söyler. Dünya’nın en başarılı insanlarına sorun onların bile keşkeleri muhakkak vardır. Önemli olan, hayatımızı çok büyük anlamda etkileyecek keşkelerimizin olmasın!

Malum, geriye dönüşü olmayan keşkeler insanı hayattan bile soğutabilir. Örneğin, bir anlık cinnetle katil olan iyi kalpli insanın iyiliğini kim hatırlar? Hayatını eskisi gibi yaşayabilme şansı olur mu? Sizce…
”Keşke” şeytanın en çok sevdiği kelimedir. Çünkü insan yaşamış geçmiş olumlu ya da olumsuz ama şeytan insanın zihnini sürekli meşgul eder ve onu keşkelerle oyalar. “Keşke şöyle yapsaydım” dediğinizde öyle yapmış olsaydınız peki onun sonucunda sizin aklınıza gelmeyen başka bir olumsuzluk yaşanırsa, o zaman da yine keşke demeye başlayacaksınız. Bu yüzden keşkelerin sonu olmaz en güzeli bunu söylemek yerine HAYIRLISI demektir.

Neyin doğru neyin yanlış olacağını öngörmekte zorlanırsın ve hangi seçimi yaparsan yap “keşke” dersin. Kendi işletmesinin sahibi olan kişi tüm giderlerden, vergilerden, çalışanların sorunlarından bıkarak sabit maaşlı bir işe sahip olmayı isterken. Sabit maaşla bir iş yerinde çalışan kişi ise kendi işinin patronu olma hayalini kurar. Her ikisininde keşkeleri tecrübe edinmedikleri hayatlar içindir.

Oysaki şu geçici dünyadaki keşkelerimizin ne kadar önemsiz olduğunun bir farkına varabilsek. tıpkı Necip Fazık Kısakürek’in dediği gibi ”Keşke ben Allah kelimesinden başka, ağzından tek söz bile çıkmayan bir dilsiz olsaydım!”

Evet yazının sonlarına gelirken yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de geçen bazı ayetlerden örnekler vermek istiyorum.

Benim bu yazımdaki keşkem de bu olsun. ”Keşke, bu ayetleri herkes hayatına adapte edebilse…”

En’âm Sûresi : 27
“Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak” dedikleri vakit (hallerini) bir görsen!”

Furkân Sûresi : 28
“Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”

Ahzâb Sûresi : 66
“Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resül’e itaat edeydik” diyecekler.”

Hâkka Sûresi : 25
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.”

Hâkka Sûresi : 27
“Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.”

Tolga Özşahin  /  Keşke’lerimiz ve Biz

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM