Uyan Ey İnsan!
Abone Ol 

Uyan Ey İnsan!

Dünya her zaman adildir. Her şey neye layıksa ona dönüşür. Uyan ey insan! Ne oldu şimdi korkuyorsunuz değil mi?

Sırf kendi eğlenceleriniz için, çıkarlarınız için, bizlerin de bir can taşıdığını umursamadan bizleri harcadınız, kullandınız. Ama şimdi bak öyle bir şey oldu ki hepiniz çaresizsiniz. Hiç görmediğiniz Allah’tan korkmadan bizlere yaptığınız işkencelere hiç sınır tanımazken, hiç görmediğiniz virüsten öyle korkar hale geldiniz ki bir can taşımanın ne demek olduğunu anladınız. Çünkü bu can kendi canınızdı. Kendi canınızın derdine düşün şimdi.

Çocuklarınıza büyüyünce ne olmak istediklerini sordunuz ya hep cevap olarak doktor, pilot, öğretmen gibi cevaplar duymak istediniz. Hiç biriniz önce insan ol demediniz.

Çaresizliğiniz öyle büyük, öyle büyük ki ne paranız, ne makamınız ne de malınız sizi korumaya yetmiyor. Virüs, tüm dünyada en üst düzeydeki devlet adamlarına, başbakanlara, din adamlarına, her gün milyonlarca dolar kazanan zengin iş adamlarına, dünyaca ünlü oyuncu oyunculara, vergisiz kazançları milyon dolarları bulan o meşhur futbolculara bulaşınca korktunuz değil mi?

Hiç empati kurdun mu?

Oysa sirklerde ya da adına hayvanat bahçesi dediğiniz o hayvan hapishanelerinde nasıl yaşadığımızı, neler çektiğimizi hiç anlamadınız. Tek gayeniz keyfe keder bir hayat sürmekti, hem de hiç empati kurmadan. Tüm dünyanın bilim adamları bu virüse henüz bir çare bulamadı, evet şimdi sıra sizde çaresizlik ne demek? Evlerinizden çıkamıyorsunuz ya hapis edilmek ne demek? Adına spor diyerek bizleri avlarken beni yavrumdan ayırmanın ne demek olduğunu şimdide siz yaşayın. Zil çaldığında gelen annen ise kapıyı açar açmaz hadi boynuna sarıl doya doya bir öp yapabilirsen.
Yağma yok…Uyan ey insan!

Çocuklarınızın ve kendi zevklerin için hayvanları istismar ettiniz. Ayıları şartlı refleks kazanmaları için kızgın saclarda yürüttünüz, daha değerli oluyor diye canlı canlı hayvanların kürkünü üzerinden çalarak hem yasakları çiğnediniz hem de günaha girdiniz. Allah’ı unutarak. En acısı da bu unutkanlığınız her zaman sürdü. Savunmasız yunus balıklarının binlercesini öldürüp oyuncak yaptınız, masum balinaları öldürüp makyaj malzemeleri yaptınız, oysa güzelleşen sadece dışınızdı, içiniz hala hep karanlık olarak kaldı. Kutuplarda insanlıktan uzak, medeniyetten uzak yaşayan fokları bile kendi yaşam alanlarında sırf kürkleri bozulmasın diye canlı canlı kafalarına levyelerle vurarak katlettiniz.
Yaşadığın dünyaya bir bak; yüce Allah hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamak yerine, tekme tokatı tercih edersin?

Ne oldu ey insan?

Uyan ey insan!

Ne için yaratıldığını unuttun. Yağmalama ve tüketici gömleğini üzerine çok yakıştırıp dünya sanki seninmiş gibi, dünyanın tek hakimi senmişsin gibi davrandın. Büyüklendin, böbürlendin, kibirlendin ve yaratan sana kendini hatırlatmayı bildi. Hem de hiç görmediğin bir şeyle. Uyan ey insan…

Bir yandan bizlerle uğraşırken kendi içinizde kendi benliğinizden çıktınız. Her gün binlerce kişi açlıktan ölürken sen şükür nedir bilmeyerek yemek seçmeye kalktın ya da sırf tadını beğenmediğin için çöpe döktün, şimdi market market gezip iki dakikada pişirilen makarnaya muhtaç edildin. Oysa elindekilerle yetinmeyi bilmek yerine hayatında hep fazlası olmalıydı, hep daha fazlasını istiyordun. Daha lüx arabalar, yeni model cep telefonları, yeni yazlık evler, yeni yatlar, yeni kürkler olmalıydı. Hep tüketici olmak zorunda mıydın? Ama bak maneviyatı unutup maddeye o kadar çok önem verdin ki şimdi isteseniz de birbirinize bir metreden fazla yaklaşamıyorsunuz. O çok sevdiğiniz yeni yapı evlerinize hapis edildiniz çıkamıyorsunuz.

Dünyadaki binlerce aç insanı düşünmeden umarsızca, küstahça, her gün, her öğün ne yediğini, ne içtiğini sosyal medyada paylaşmanın amacı neydi? Sana verilen nimetleri iyi değerlendiremedin. Bir çantaya ya da ayakkabıya beş bin, sekiz bin, on bin dolar verirken, altın suyunda pişirilmiş bifteklerinizi afiyetle yerken ya da canlı canlı ıstakozları kaynar suya atarken çok eğleniyordunuz. Koca koca etleri tokatlayarak terbiye ettiğinizi söylediniz terbiyesizce, bunun bir nimet olduğunu unutarak.

Doların yeşilini doğanın yeşiline tercih ettiniz.

Matador dediğiniz o katillerin sapladığı her mızrak için ve adım adım işkence çektirerek boğaları öldürmelerine alkışladınız.

Oruç tutan gariban yurdum insanının ne ile iftar açtığı umurunuzda bile değilken siz o fevkalade bol yıldızlı otellerde hiç oruç tutmayanlara iftar yemekleri düzenlediniz.

Ama şimdi ne oldu?

Hepiniz bir suya bir sabuna kaldınız. Bu günleri siz kendiniz hazırladınız. Şimdi korkun bakalım. Anlayamadığınız, aslında gözlerinizin önündekini görmek istemediğiniz insanlıktı. İşkence etmek için yaratılmadınız, sadece tüketmek için yaşamıyorsunuz, üretmek aklınızı kullanmak zekanızı hayata sunmak için dünyadasınız, bilemediniz. Ama Allah’ın ne sopası var ne de silahının sesi, virüs sessizce yayılacak sen farkına bile varmadan.

Kötülük yaptın mı kork, çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir, karşına çıkarır.

Elbette bu virüsünde aşısı bulunacak, bu virüste gündemden düşecek, gözlerine perde inen insanoğlu tüketmeye devam edecek. Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun, tek kanatla uçamazsın zaten. Her şeyden geçtim de, hayat yeniden normale döndüğünde neyi farklı yapacaksın?

Tolga Özşahin

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

11 yorum

  1. Uyanmasını bilene göz açıcı yürek hoplatıcı bir yazı olmuş hocam! En güzeli de son sorunuz!

    O sorunun cevabını verebilirsek dersimizi geçmiş olavağız.

  2. Tek kelimeyle Muhteşem. Çok etkilendim çok, o yürekten süzülen anlamlara sağlık…

  3. Öncelikle selam ve dua ile ??
    Abim benim bu yazdıklarını yapabileceğimiz zaman( ki inşaallah yapabiliriz) emin olalım ki Rabbim bize şuan ki yaptığı sınavın sonuçlarını e-posta,mektup,sms vs. Başka bir iletişim ağı ile göndermeyecek hiç şüphesiz.Gonul ve Kalp gözümüz ile cevaplandiracak.Hakkimizda Hayr’eylesin Rabbim…

  4. Kesinlikle her harfine , virgülünden noktasına kadar katılıyorum ??????
    Sadece bu acımasızlığı yapan her kim olursa olsun sessiz kalmamak gerekir.
    Eğer bir yerde haksızlık yapılıyorsa Susan dilsiz bir şeytandır Ayetini anımsadım…
    Rabbim bizleri gazabından kurtarsın

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM