Eshab-ı Keyf
  • Facebook
  • Twitter
  • 5 Ağustos 2020
  • 0
  • 119
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Abone Ol 

Eshab-ı Keyf

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de, Keyf Süresi’nde bahsi geçen gençlerin uyutulduğu mağara. Eshab-ı Keyf

Hz.Muhammet’ten (s.a.v) önce Hz.İsa’dan sonra birinci yüzyılın ikinci döneminde yaşanmış olduğuna inanılan bu olayın gerçekleştiği yeri, mağarayı görmek. Oraya ayak basmak, hatta mağaranın kayalıklardan oluşan duvarlarına dokunabilmek muazzam bir duygu.

Eshab-ı Keyf

Bu konuyu sadece yazmakla yetinmeyip, henüz bu mağarayı, Eshab-ı Keyf ’i gelip canlı canlı göremeyenler ve o manevi duyguyu hissetme fırsatına erişemeyenler için bir de video hazırladım. Yazının en altında bu videoyu da sizlerle paylaşıyorum. Mağaranın girişinden, en ücra köşelerine kadar olan görüntüleri sizlerle paylaşmak istedim. İzleyebilirsiniz.

Olay, indirilen ayetler neticesinde Keyf Süresinde anlatılmakta ancak, farklı kaynaklardan da daha geniş bilgilere ulaşılmıştır.

Ashab: Dost, arkadaş, ahbap, yaren anlamına gelir. Keyf ise, mağara anlamındadır. Ashab-ı Keyf mağara arkadaşları, mağara yarenleri, mağara erenleri anlamına gelir.

O tarihlerde Kudüs, Ürdün, Suriye ve Anadolu Romalıların egemenliğindedir. Roma baş kralı Adriyanus’un yardımcılarından olan Dekyanus aynı zamanda eski adı Ersus, şimdiki adı Tarsus’un idaresinden sorumludur.

Roma kralının kendi ilahlığını ilan etmesi üzerine ve insanları putlara tapmaya zorlaması sebebiyle o dönemde karşı gelenler inançlarını gizli yaşamak zorunda kalmışlardır. Zamanla Müminler inandıklarını aşikar olarak yaşayacak yer bulamaz haldeydiler.

Keyf Suresi 14. ayet

Böyle bir dönemde Ersus’ta (Tarsus) idareci olan Dekyanus, sarayında bulunan mevki ve makam sahibi üst düzey altı veziri inançlarını gizli olarak yaşadıklarını, birilerinin ihbarı sonucu öğrenir. O mübarek altı genç vezir ( Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş ) Dekyanus ve ona inanan putperestlere karşı, hayatlarını ortaya koyarak, imanlarını ve inançlarını muhafaza edebilmek için ‘’Bizim Rabbimiz yerlerin, göklerin ve âlemlerin Rabbidir. Ondan başka ilah edinirsek, hâşâ şaşırmışlardan ve kötü bir iş yapmışlardan oluruz. Senin ilahlığını kabul edici değiliz. (Keyf Süresi 14.ayet)’’ diyerek imanlarını ölümü göze alarak dile getirmişlerdir.

Dekyanus onlara peşin peşin ceza vermeyip, fikirlerini değiştirmeleri için mevki, makam ve saray hayatından men eder. Bu 6 genç vezir, Ersus’un 12 km. kuzey batısında bulunan Encilüs dağına hicret ederler.

O bölgeyi iyi bilen bir çobanın rehberliğinde sığınacak bir yer bulurlar. Çobanın Kıtmir isminde köpeği ile birlikte sığınmaları için mağaraya girerler. Sığındıkları bu mağarada Mevla’ya dua ederler ‘’Ey Rabbimiz bize katından rahmet ver, şu işlerimizde bize muvaffakiyet nasip eyle, bu vesile ile rızana ulaşanlardan olalım (Keyf Süresi 10.ayet)’’

Yüce Allah onların bu dualarını kabul edip üç asır, 309 yıl yemeden, içmeden, erimeden, çürümeden, yaşlanmadan ve kimseye göstermeden, kendine teslim olanları uyutarak muhafaza eder.

Üç asır sonra serbest bir ortamda uyandıklarında yarım gün veya bir gün uykuda daldıklarını zannettiler. Kendi aralarında konuşarak hem çarşıdan olan biten havadisleri alabilmek, hem de yiyecek bir şeyler satın almak için içlerinden Yemliha mağaradan çıkıp çarşıya giderek halka karışır.

Satın almak istediği yiyeceklerin ödemesini yapmak için satıcıya parayı uzatır.

Tedahülden kalkmış olan bu gümüş parayı verince, oradaki insanlar paralara bakıp onun hazine veya define bulmuş olabileceğini sanarak yerini söylemesini isterler.

Yemliha Hazretleri gerçeği söylemesine rağmen onu anlayamazlar.
Tedirgin ve endişeli halini görüp yakalayarak üç asır sonra Dekyanus’un yerine idareci olarak ve tevhid ehli bir mümin, Aryus’un huzuruna çıkarırlar. Yemliha Hazretleri Aryus’un huzurunda başından geçenleri ve kim olduklarını anlattır. Aryus ise o dönemlerin artık bittiğini, şu an kendisinin idareci olduğunu anlatır. Bu karşılıklı bilgi alış verişi neticesinde olay tüm halk tarafından duyulur.

Halk ve idareciler işin aslını öğrenmek için, Encilüs dağındaki mağaraya vardıklarında, Dekyanus’un zulmüne başkaldırıp, imanlarını muhafaza etmek için üç asır uyutularak muhafaza olunan gençleri, asırlar geçmiş olmasına rağmen genç bir şekilde görürler.

Ahiret hayatının varlığının ispatı olan bu hadise karşısında, Allah’a ve ahrete inanmayanlar, iman ettiler. Dönemin idarecileri, mübarekleri bu gençleri şehre davet ettiler. Onlar ise başlarına gelen olayın şaşkınlığıyla şehre gitmediler. Tekrar konuyu istişare etmek için mağaraya, uyudukları yere döndüler.

Yüce Rabbimiz onları mağarada sırrı ile gizledi ve gözden kayboldular. Dışarıdaki halk ise mağaranın önüne bir delil ve alamet olsun diye mescit yapılmasına karar verdi. O mescit ise Selçuklu Osmanlı döneminde restore edilerek, günümüze kadar hizmet vermeye devam etmektedir.

Yüce Rabbimiz himmetlerini üzerimizden eksik etmesin. Amin

Tolga Özşahin / Ashab-ı Keyf

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM