İnsanın Değiştirme Arzusu
  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • 2 Haziran 2020
  • 0
  • 312
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Abone Ol 

İnsanın Değiştirme Arzusu

İnsanın doğasında var olan değiştirme arzusu yüzünden hiçbir şeyi doğal halinde kabullenemiyoruz.  Altını ve gümüşü saf haliyle takmıyoruz. İşlemek, değiştirmek, kendi yorumumuzla harmanlamak her zaman daha çekici geliyor. Bunları yaparken altına, gümüşe yeni malzemeler, farklı dokunuşlar yaparak saflığını bozmuş oluyoruz.

Değiştirme Arzumuz

Bu değiştirme arzumuz sadece aksesuarlarda değil karşılıklı ilişkilerimizde de kendini gösteriyor. Karşımızdaki insanı (sevgilimizi, arkadaşımızı, dostumuzu…) değiştirmek, hoşumuza gitmeyen yönlerini yontmak, kimi zaman kendi kontrolümüze almak bize zevk verir bir hale gelip zamanla sadece kendi ruhumuzun tatmini maksadıyla yapılan müdahalelere evrilmektedir. Kendi ruhumuzu tatmin ederken saflığa bir tekme vurmak mantıklı mıdır?

Müdahalelerden Haz Almak

Elde ettiğimiz haz ve zevklerin çoğu saflıktan uzak olarak kendi dokunuşlarımızla ortaya çıkan olgulardır. “Kavuşabildiğimiz zevk ve nimetlerin hepsi mutlaka dertlerle, üzüntülerle karışıktır.”  diyen Montaigne, bu konuda pek de haksız sayılmaz. Haz ve zevkler, üzüntü ve dertlerden ayrı düşünülemeyecek olgulardır. Su ve susuzluk kavramları gibi birbirini var eden iki kavram tabiki birbirinden ayrı düşünülemez.

İnsan ilişkilerinde de haz ve zevkler doğrudan dertler ve üzüntülerle bağdaştırılabilir. Nerede zor olan varsa insan ona daima meyillidir. Fakat saflığını bozmak, müdahale etmek, değiştirmek konusunda üzerine yoktur. Doğru olan karşıdakine müdahale etmek yerine karşıdakini olduğu gibi bırakmak değil midir?

Sevdiğin Şeyi Değiştirme!

Kendi hayatımdan kıyasla şunu söyleyebilirim hiç kimse üzerinde en ufak bir söz sahibi değilim. Olmak da istemezdim. Karşımdaki kişinin saflığını bozarsam onu başka biri haline çevirmiş ve arzularıma göre şekil vermiş olurum. Bu durumda ben karşımdakini seviyor olmam, ruhumun derinliklerinde yatan ideal insanı kendi ellerimle yaratmak bana zevk vermez. Dolayısıyla karşıma çıkan insanların sevmediğim yönlerini düzeltmek, onlara eğitim vermek, yontmak, bastırmak, onlarla savaşmak yerine benim ruhumu tatmin edebilecek o saf haldeki altın için çantamı toplayıp yeni yolculuklara çıkmak çok daha mantıklıdır.

Onur DEMİR / Değiştirme Arzusu

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM