Dünya ‘ya Sığamıyorum
Abone Ol 

Dünya ‘ya Sığamıyorum

Şu koca dünya bize neden dar geliyor?

Bu dünyaya sığamıyoruz. Kimimiz çok mal istiyor, kimimiz çok değer görmek istiyor, kimimiz biraz şöhret elde etmek için kendini paralıyor. Bu dünyanın varlığına ve gösterişine aldanıp kendimizi, benliğimizi unutuyoruz. Hatta bazen ne olduğumuz, kim olduğumuz önemli bile olmuyor. Ahiretin varlığını unutup hep dünyalık işlere dalıyoruz, isteklerimiz bile hep dünyalık.

Hz.Adem nasıl yaratıldı? Sorusuna cevap olarak hepimizin yarım yamalak bile olsa söyleyecek bir şeyleri vardır elbet, fakat işin ehemmiyetini kavrayanların sayısı maalesef ki bir o kadar da az. Allah’ın Meleklerine topraktan bir parça getirmesini emretmesi, meleklerin toprakla arasında geçen diyalogu ve toprağın gönderilen meleğe karşı çıkması ile kendinden bir parça vermek istememesi. Ancak, neticede insanın topraktan yaratılışı ve Cennet’e konması…

Sonsuz bir nimet, sonsuz bir yaşam, sonsuz bir huzur…

İnsan için yaratılan bir yerden kovulmak çok acı…

Bizler, öyle güzel bir sanatçının elinden çıkmış öyle muhteşem bir sanat eseriyiz ki; bunu anlamamakta ve idrak etmemekte ısrar ediyoruz. Paha biçilmez varlığımızı unutup fani dünyanın yalancı ve aldatıcı güzelliklerine kanıyoruz.

Hâlbuki insan kendi kıymetinin değerine bir varabilse meleklerle yarışacak hatta onları geçebilecek özelliklerdedir. Çünkü insan bu şekilde donatılmıştır.

Fakat bazı insanlar kendilerine verilen bu nimetlerin, bu özelliklerin, bu donanımın farkında bile olmadan yaşamaya devam ediyorlar. Hatta daha kötüsü kendini tanımadan, ne olduğunu bilmeden bu dünyadan göçüp gidiyorlar..

Ne için yaratıldığını unutan insan, meleklerle eşit bile olamazken hayvanlardan bile aşağı dereceye düşmektedir. Allah yarattığı kullarının bu alçalışına engel olmak adına insanlarda sevdiği ve sevmediği vasıfları saymaktadır. İnsanın bu hususlarda kendisine çeki düzen vermesi istenmektedir.

Şu şekilde düşünmek en doğru yoldur. Allah’ın Rahmetini mi istiyoruz, gazabını mı?

Kendi kafamıza göre yaşayarak, içimizdeki boşluğu yalan yanlış şeylerle doldurmaya çalışarak, huzura ermeyi amaçlamak ne beyhude bir çabadır.

Dualarımızı dünyalık işlerle meşgul ederek ahireti unutmak ne yanlış bir yakarıştır. Ahiret için ibadet ederek, dünyalık dualar etmek ne yaman bir çelişki. Cennet’i istemek için gösterdiğin lisan-ı hal’in başka, ibadetin bittikten sonra yaptığın dua bambaşka.

Huzuru bulmak isterken gitgide uzaklaştığımızın farkında bile değiliz. Huzurunu kaybetmiş biri için şu koskoca dünya bile dar gelir.

Hiç korkmadan şunu kendimize bir soralım, dünyaya sığamazken, o daracık kabre nasıl sığacağız.

Tolga Özşahin youtube

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM