Hediye Paketi
Abone Ol 

Hediye Paketi

Gözüm kitaplığımın rafında duran hediye paketine takıldı. Uzaklardan geliyordu. Özenle paketlenmiş kutusundan çıkardığım hediye, yine çok hoş bir kurdele ile kurutulmuş bir çiçeğe bağlanmış bir kitaptı. Kurdeleyi kaydırarak kitabın ismine baktım. O kadar özenle hazırlanmıştı ki o an açmaya kıyamadım. Okuyacağım zaman açarım ve o anı yeniden yaşarım diye kitabımı o haliyle rafa kaldırdım. Yanına da yine daha önce aldığım ve benim için bir o kadar anlamlı başka bir hediyemi koydum. Birbirlerini çok iyi tamamladılar. Ne de olsa satırlarını kanayan bir kaleme borçluydu. Bir kalem ve bir kitap… Yanlarında da hediye eden kişilerden notlar vardı.

Notlar…

Doğruyu söylemek gerekirse işin en sevdiğim ve en heyecan verici kısmıydı notlar. Hatta bence hediyeyi paketleyendi onlar. İçten dökülen ve sana özel yazılmış kelimelerin olduğu o satırlar var ya -yıllar geçse de üstünden- bu kalbin açıp açıp okuyacağı notlar… Söylemesi ayıptır böyle yazılmış mektuplar, notlar ve benim karaladıklarımla dolu koca bir sandığım var. Sanırım bununla da hep övüneceğim.

Çünkü;

“Sözlerimi geri alamam
Yazdığımı yeniden yazamam
Çaldığımı baştan çalamam
Bir daha geri dönemem”

Belki de geri alınamayacaklar, baştan çalınamayacaklar saklanıyor bu hazine sandığında. Nerelere geri döndürüyor, hangi sözleri yine yeniden söyletiyor ve dinletiyor bir bilseniz…

Geçmiş ‘anı’ların, söylenmiş sözlerin anahtarları onlar.

Sizin koleksiyonlarınız neler?

Herkesin bir koleksiyonu vardır. Profesyonel olmasa da; kıyafet, takı, toka, ayakkabı, makyaj malzemeleri, peçete belki de… (Benim çocukluğumda vardı ve hala durur.) Bunun yanında benim koleksiyonum da bana yazılan ve benim yazdığım notlardan oluşuyor. Benim için hazine sandığı sayılan o kelebekli karton kutuda ‘amatörce içten dökülen ama kalbime profesyonelce işleyen yazılar’ isimli koleksiyonum… Bak şimdi yazının başından kalkıp o sandığımı açmamak için zor duruyorum. Neyse o da bir fasıl gerektiriyor. En kısa zamanda buluşmaya söz vereyim.

Ve hediye paketine takılı kalmış gözlerimin yanında zihnimden de bu alt yazılar geçiyordu. Sonra dedim ki;

İnsan hayatı boyunca kaç kere hediye almıştır?  Hiç sayan olmuş muydu acaba? Hediyeyi hediye yapan neydi peki?

Aklıma gelen ilk şey, yeni bir sabaha uyanabilmek, hediyelerin en büyüğüydü diye düşündüm. Hediyeyi paketleyecek olan bizler, hediye paketi ise şükürdü. Ah! bize armağan edilmiş o mucizevi paketi her gün şükürle açabilsek, hayatın sürprizlerine daha çok anlam yükleyebilir ve hediyenin yanında gelen notun vermek istediği mesajı daha çok içselleştirebiliriz diye geçirdim içimden. Her anın, her saniyen sana bahşedilmiş bir armağan iken nasıl sayabilirsin ki şimdiye kadar aldığın hediyeleri?

Hayattaki “hediye”leriniz neler?

Aldığın her nefes, sevdiklerinle geçen her saniye, müziği hissedebildiğin her mekân, hayatın iyi ya da kötü her koşulunda şarkılar söyleyip ayakların dolanarak dans edebildiğin her an… Şen kahkahaların, umarsız gözyaşların… Acaba ne yapıyordur, nasıldır diye düşünüldüğün her dost vesvesesi, hediyelerine eşlik eden o kalp sesi… Hayal gücü, düşleyebildiğin her şey ama her şey… Kana kana içebildiğin su, ağzında dağılan yumuşacık bir kurabiye… Onca işin gücün arasında, hayat yokuşlarını tırmanmaya çalıştığı bir dönemde, senin için özene bezene hazırladığı hediye kutusu içine, kahve arkadaşı çikolatayı da koymayı düşünebilecek kadar naif insanların varlığı değil midir asıl hediye? Sayılacak o kadar çok hediye var ki bu dünyada.

Hediyeyi hediye yapan da, sende hissettirdiği duygu ve senin ona verdiğin anlamdır aslında. Hayatla bağına, varoluşuna, özüne ne kadar anlam yükleyebiliyorsan; sana bahşedilen o yüce armağanı anlamlı kılan, hediyeyi hediye yapan odur işte. Her gün aynaya baktığında gördüğün yaradılış mucizesinin güzelliğini selamlayabiliyorsan, eyvallah! Verilen hediyenin paketini açacak da sensin, senin için yazılan notu okuyup anlayacak da sen…

Sahi şimdiye kadarki hediyelerini sayan oldu mu?

Fatoş YILDIZ / Hediye Paketi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

8 yorum

  1. Son zamanlarda benim hayali kesemin içini en çok senden gelenler doldurdu.
    Hepsi çok duyguluydu.
    En zor anlarımda her dokunuşun, her bir cümlen elimden tuttu.
    Hepsini saklıyorum en derinimde.
    Onlar birikiyorken ben seni hep daha güçlü bir bağ ile “kızkardeş” ilan ediyorum içimde.
    İyi ki varsın Canım Fatoş’um.
    Çok ama çok seviyorum seni.
    İyi ki yoldaşım oldun.
    Bana sunduğun her bir hediyen önce seni bulsun.
    ♥️♥️♥️♥️♥️🙏

    • Canım Dinçel’im kalbimin kesesini dolduranım, yine nasıl güzel şeyler yazmışsınız öyle. Ne kıymetli kız kardeşin olabilmek, aynı duygularla, iyi ki varsın❤️

  2. Fatoş hanımcığım, benim için artık en güzel hediye karşıma çıkan kalbi güzel ve aynı amaçla atan insanlar oluyor. Ve her öğrendiğim yeni bilgi, bana büyük hediye paketi ile gelen bir sürpriz gibi hissettiriyor. Sanırım yaşlanıyorum 🙂

    • O güzel insanlarla buluşturana şükürler olsun. Asıl gençleşmenin sırlarından biri sizin düşünüp hissedebilmek, sizin gibi ruhu güzelliklerle beslemek. Canım Neşe hanım gençleşiyorsunuz😊🌷

  3. Saydım hediyelerimi fakat sayılacak gibi değil:) Öyle muhteşem ki her gün, acısıyla ve tatlısıyla her gün ve her dakika bir hediye Rabbimden. Maddi hediye kavramından geçeli bin yıl oldu bin şükür…Şimdilerde şu sohbete sebep olan kardeşlerim en büyük lütuf…Çok teşekkürler bu tatlı yazı için…

    • Gönülden geçip kaleme düşenleri konuşup paylaşabileceğim güzel ruhlar ne büyük şükür ve hediye benim için de. Var olasın güzel insan🍀

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM