Ahmet KESKİN
Ahmet  KESKİN
ahmetkeskin@hotmail.com
Güler Yüz Sadakadır
  • 1
  • 307
  • 01 Nisan 2020 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Yaşadığımız süreçte zor olsa da… Güzel bir manzara hayal edin… Mesela güneşin batışı, denize vuran mehtabın görüntüsü ve yakamozlar… Ya da bir orman manzarası, rengarenk kuşlar, rengarenk çiçekler… Ne kadar keyiflidir bunları izlemek… Güzel şeyleri seyretmek insan ruhunu dinlendirir, insana müthiş bir mutluluk verir. Sanırım çoğunuz bu konuda bana katılır. Bence dünyanın en güzel manzarası gülen bir insanın görüntüsü, ‘ güler yüz ‘üdür.

Gülmek çok garip bir eylemdir. Sadece güleni değil bu gülüşü göreni de mutlu eder.

Gülmenin bu yönünü Peygamberimiz Hz. Muhammed ne güzel ifade etmiş;

Güler yüz sadakadır” diyerek…

Hepimiz, moralini yüksek tuttuğu için kanseri bile yenen kişilerin hikayelerini duymuşuzdur. “Bir kahkaha bir kilo pirzola gibidir” sözünü de hepimiz biliriz.

Bütün bunların yanı sıra modern tıp araştırmaları da gülmenin insanın beden ve ruh sağlığına olumlu etkilerini defalarca ispatlamıştır.

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği, enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olduğu, kandaki oksijen düzeyini arttırdığı, tansiyon ve şekeri düzenlemeye katkı sağladığı ve vücuttaki birçok kası çalıştırarak masaj etkisi yaptığı defalarca yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır.

Gülmenin kişinin kendisine yaptığı bu etkilerin ötesinde en büyük faydalarından biri de gülen kişinin çevresine verdiği keyiftir. Gülen bir insanın görüntüsü bence dünyanın en güzel manzarasıdır.

İnsanların birbiriyle olan iletişimi, toplum sağlığını etkileyen en önemli faktördür. Bu iletişimin sağlıklı ve verimli olabilmesi toplumda insanların daha çok gülmesine ve gülen insanların sayısının artmasına bağlıdır. Bir ülkenin, bir kentin sokaklarında gülen insanlar ne kadar fazlaysa o ülkenin ve o kentin yaşanılabilirliği de o oranda artacaktır.

Gülmenin gücünü en net bir şekilde mizah tarihine bakarak anlayabiliriz. Genel anlamda mizah tarihinin en dikkat çekici yönü, mizahın egemen güçlerin baskısından doğmuş olmasıdır. Bu nedenle tarih boyunca mizahçılar baskıcı egemen güçlerin hedefi olmuştur. Ancak tarih bize sürekli mizahın kazandığını da gösterir. İşte bu durum mizahın ve gülmenin gücünü en iyi anlatan göstergedir.

Bugün 1 Nisan…

1564 yılında Fransa Kralı 9. Charles daha önce 1 Nisan olan yıl başlangıcını 1 Ocağa çeker. Ancak devrin iletişim şartları nedeniyle uzun yıllar boyunca çoğu kişinin bu durumdan haberi olmaz ve insanlar 1 Nisanda yeni yıl kutlamaları yapmaya devam ederler. Olaydan haberi olanlarda 1 Nisanda yılbaşı kutlayanlarla dalga geçerler ve 1 Nisan tarihini ‘Aptallar Günü’ olarak kutlarlar. Yıllar sonra bu durum düzelse de Fransızlar geleneğe sahip çıkarlar ve bu gün önce Fransa’da sonra da dünyanın büyük bölümünde ‘Şaka günü’ne dönüşür.

Ülkemizde de yıllardır her 1 Nisan da birçok kişi birbirine şaka yapar. Ezop masallarının, Nasreddin Hoca’nın, Keloğlan’ın, Hacivat ve Karagöz’ün, Kavuklu ve Pişekar’ın, Kemal Sunal’ın yetiştiği bir coğrafyanın da zaten böyle bir mizah kültüründen uzak kalması düşünülemez.

Siz bakmayın son zamanlarda ortaya atılan; ‘1 Nisanda Müslüman katliamı yapıldı, onu kutluyorlar’ gibi hiçbir tarihsel kaynakta yer almayan ve uydurma olduğu çok açık olan rivayetlere…

Gülmek için her fırsatı değerlendirin.

Ve unutmayın… Gülmek, sadece sizin değil çevrenizdeki herkesin sağlığı için çok faydalıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM