Reyhan Yılmaz
Reyhan  Yılmaz
yreyhany@gmail.com
Tanrı Misafiri
  • 4
  • 287
  • 29 Şubat 2020 Cumartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Düğünümüz bittikten sonra eve uğurlanmadan önce canım annem tembih etti: Tanrı misafiri…

  • Kızım, gelinliğinle evine girmeden evvel kapıda ne dilersen mutlaka gerçekleşir. Ben girmeden önce demiştim ki:
  • Allah’ım, misafirim hiç eksik olmasın, evim her daim şenlikli ve bereketli olsun. Oldu da.

Ben de annemin duasını tekrarladım:

Evimin tanrı misafiri çok olsun, muhabbetimiz hep daim olsun! Oldu da!

Ritüelleri çok severim ve devam ettirmeye de özen gösteririm. Dilerim ki evlatlara da aktarabilirim bu anlam dolu geleneklerimizi.

12 yıllık evliliğimden bu yana şu anda 6. evimde oturuyorum. Her bir eve ilk girişimde aynı niyetimi tekrarladım ve hiç ummadığım zamanlarda hiç ummadığım misafirler ağırladım. Kimi sınav için gelen bir öğrenci, kimi tedavi için gelen hasta, kimi gezmeye gelen turist, kimi dertleşmek için soluk almaya gelen bir can, kimi de düğün dernek için gelen bir akraba…

Her uğurlayıştan sonra fark ettim ki evimdeki negatif enerjiler temizlenmiş her ne kadar fiziksel dağınıklık varsa da. Fark ettim ki mutfağımda az zannettiğim şeyler çoğalmış. Çocuklarım paylaşmayı, birlikte sofra kurup yemeyi, misafirin nasıl ağırlanacağını öğrenmiş ki duygusal zekayı artıran en kıymetli becerilerdendir evini açmak, paylaşmak, karşıdaki kişiyi düşünmek ve maddi manevi ikram edebilmek.

Ortaokuldaydım sanırım. Bir gün annem gayet düşünceli ve hüzünlü bir şekilde dedi ki:

  • Ne günahım/hatam oldu bilmiyorum, 2 gündür evimize kimse gelmiyor. Dilenci gelirdi, o bile gelmedi.

O zaman ablamla ağzımız açık kalmıştı annemin bu misafire olan bakış açısından. Ki zaten kendisi dilenciye bile “özel gönderilmiş tanrı misafiri” olarak bakar, bir şey vermekle kalmaz, ilave ikramlarda bulunup gönlünü hoş ederdi. Seneler sonra anladım ki insanın yüreği gibi olurmuş evi. Sevmelere, vermelere, paylaşmalara doymayı bilmeyen bir yüreği varsa evi de aynası olurmuş.

Tasavvuf okumaları yaparken de annemin bu bakış açısını doğrulayan bilgilerle karşılaştım:

  • Misafir için ikram edilen hiçbir şey israf olmaz, birlikte yenen yemeğin hesabı sorulmaz.

Hatta, nafile oruç tutulacağı zaman evde yatılı bir misafir varsa tutulmaması gerektiğine dair bilgiler okumuştum.

Zaten, misafir on kısmetle gelir; Birini yer dokuzunu bırakır atasözümüz de misafirin kıymetini çok net ifade ediyor.

Hele ki misafir kelimesinin kendisi anlatıyor tek başına. Arapçada “sefer halinde olan kişi” manasına gelen misafir öncelikle bizi bize hatırlatıyor. Diyor ki misafir:

  • Ben misafirim bu evde. Aynen senin bu koca evrende olduğun gibi. Bana iyi muamele de bulun ki sana da bolluk ve bereketle muamelede bulunulsun. Bu ev resmiyette senin gibi görünse de sahibi değilsin hiçbir şeyin. Sefer halindeyiz işte. Geliyor, geçiyoruz. Şahitlik ediyoruz tüm yolculuklara ve yolculara.

Tanrı misafirleriniz ve sizi size hatırlatanlarınız bol olsun…

Sosyal Medyada Paylaşın:

4 yorum

  1. Nasıl iyi geldiğini, nasıl pamuk gibi güvende hissettirdiğini yazsam yazsam yazsam yetmez… Aldı götürdü beni kelimeler…Allahım razı olsuun…Anneciğine selam olsun sevgili dost…

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM