Reyhan Yılmaz
Reyhan  Yılmaz
yreyhany@gmail.com
Evlada Mektup
  • 4
  • 306
  • 01 Şubat 2020 Cumartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Sana bırakacağım en büyük miras “Evlada Mektup” yazım olacak.

Sevgili Gül Hanımefendi,

Artık dört yaşındasın. Sana verebileceğim en değerli hediye olan bu mektubu kaleme almak istedim ki ömürlük sana yoldaş olsun.

Annelik şapkası altında düşündüm ki:

En iyi üniversiteyi çift ana dal yaparak bitirebilirim,
3 dili aynı anda konuşabilir,
Master ve doktora derecelerim havada uçuşabilir,
Genel müdür olur, hatta CEO olarak bile doğabilirim.

Ancak, deneyim kazandıkça anlıyorum ki maddi hiçbir şey diplomalarım dahil kalıcı değil. Bir sonraki neslime miras bırakamıyorum hiçbirini. Sana emanet edebileceğim en güzel miras “ güzel ahlak”tan başlası değil. Bunu da sadece sana nasihat vererek değil, hal diliyle örnek olarak yapabilirim.

Hal dili derken:

Düşünce nasıl kalktığım,
Farklı inançtaki bir insana nasıl tepki verdiğim,
Arkadaşlarımla olan sohbetim,
Zamanımı nasıl değerlendirdiğim,
Ruhumu neyle beslediğim,
Telefonda konuşma adabım,
Sana hitap etme şeklim,
Hayallerimi nelerin süslediği,
O hayalleri gerçekleştirmek için gösterdiğim gayret,
Başıma gelen felaketi karşılama şeklim,
Karanlıktayken mum arama halim,
Doğadayken bir çiçeği fark edip koklamadan geçmeme alışkanlığım sana miras kalıyor.

Anlıyorum ki evim, arabam, diplomalarım, özel sağlık sigortalarım ve nicelerinin hiç bir kalıcı değeri yokmuş meğer. O mis kokulu nefesini bile kontrol edemezken ben, sürekli geleceğini kontrol etmeye çalışmak hadsizliğin ta kendisiymiş.

Evet, deneyimledikçe daha iyi idrak ediyorum ki sana bırakabileceğim en değerli miras, seni hücrelerine kadar besleyecek en güzel vitaminler ve bağışıklığını güçlü tutacak asıl besinler bunlar.

Çünkü,

Kendini sevmeyi bilmezsen hiç kimse seni hakkıyla sevmiyor.
Kendi kendinle vakit geçirmeyi beceremiyorsan sürekli birilerine bağımlı kalıyorsun.
Düşünce kalkmak ve ellerini çırparak tekrar yola koyulmayı bilmiyorsan, kurban olduğun varsayımını gerçek kılıyorsun.
Gelişmeyi sevmiyor, iki günün eşit geçiyorsa büyümenin sadece biyolojik olduğuna inanıyorsun.
Renklerden siyaha odaklanıyorsan gözün diğer renkleri görmezden geliyor.
Önündeki kapı kapandığında neden kapandığına dair söyleniyorsan sana özel açılan yeni kapıları kaçırmış oluyorsun.
Kendi boyutunu keşfetmeden farklı boyutlara göz koyuyorsan minicik gölde boğuluyorsun demek.
Hayat amacını henüz bulmadan yaşamaya çalışıyorsan sadece nefes alıp veriyorsun.

İşte tam da bu nedenlerle bu seneki doğum gününde kendime ödevlerim var. 4 tane mumu bana hatırlatıcı olsun diye kendim için yakıyorum:

1- Hayat amacını hatırla!
2-Bu hayattaki rollerini/şapkalarını hizala!
3-Kendinle olan iletişimini gözden geçir!
4-Kendi boyutunun farkındalığını her gününe nasıl yansıtıyorsun?

Her gün yeniden doğuşumuzun bilincinde nice doğumlara gül kızım, aşkla, muhabbetle, şifalı dokunuşlarla, sağlıcakla…

Evlada mektup bırakalım en büyük hazinelerimize….

Sosyal Medyada Paylaşın:

4 yorum

  1. Ne ilginç Reyhan’ım, tam da “Oğluma Mektup” diye bir yazı yazmayı planlarken bu nefis Anne Mektubu geldi bana.
    Artık eminim biz gerçekten Ruh’daşız.
    Benim için büyük bir mutluluk bu.
    Yürekten kutluyorum kalemin için.
    ♥️♥️♥️

  2. Onu dört yaşından öperimm,gül yanaklarından öperim…Rabbim okadar çok sevmişki onu,böyle donanımlı bir anneyle buluşturmuş.Emanete nasıl bakılır? reçetesi olarak aldım kabul ettim bu mektubu.Öyle iyi Geldi ki bir pazar kahvaltısında.Tüm aileme şifa oldu.Çok teşekkür ederimm çok.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM