Reyhan Yılmaz
Reyhan  Yılmaz
yreyhany@gmail.com
Geri Dönüşüm Kutusu
  • 4
  • 323
  • 15 Şubat 2020 Cumartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

“Hangi acıyı silerek başlar insan unutmaya? En acı olanı mı yoksa unutulması en kolay olanı mı?” İnsanlar için de bir geri dönüşüm kutusu mümkün mü ?

Yine çok sevdiğim bir filmden ilham ve aşkla geçtim yazımın başına. Türkçe’ye “Sil Baştan” olarak çevrilen ama bence kendi dilinde daha fazlasını anlatan çok ilginç kurgulu bir film Eternal Sunshine of Spotless Mind. (Bu arada Jim Carrey’i hiç bu kadar ciddi görmediniz sanırım.)

Hani, günlük hayatta çok duyarız:

Onu hayatımdan silmek istiyorum.

Hayatımın o kısmını silmek isterdim.

Keşke bazı şeyler hiç yaşanmamış olsa vs. gibi.

Unutmak eylemi üzerine kurgulanmış bu film bence harika bir felsefik soruyu barındırıyor içinde:

İstemediğimiz anıları silme gücümüz olsa bu bizi ne kadar güçlü yapar?

Bu yazıda ben kendi cevabımı paylaşmak istiyorum:

İnsanın Geri Dönüşüm Kutusu…

Kesinlikle desteklemez. Çünkü, hayatımızın kesin sınırlarla çizilmiş parçalardan oluştuğuna inanmıyorum. O kadar bütünsel yaşıyoruz ve o kadar birbirimizle bütünüz ki çok travmatik de olsa hayatımın hiçbir sahnesini silmeyi istemezdim ve iyi ki de böyle bir becerimiz yok. Çünkü, en zor zamanda insanoğlu duygusal beynin konuşmasına takılıp o anın silinmesi gerektiğine, hayatından atılması gereken bir zaman dilimi olduğuna inanabilir. Oysaki, sadece insanlarda olan bir beyin yapımız var ki neo-korteks adı verilen o bölgeyi bir etkili kullanabilsek orası bize resmin bütününü gösteren, çözüm üreten ve daima pozitif çalışan kıymetli mi kıymetli bir parçası. İşte, korteksimizi kullanabildiğimiz sürece hayatımızdan herhangi bir sahneyi silmek için ilave bir teknolojiye ihtiyaç duymayız. Zira, biliriz ki o parça da bütüne ait ve bütünün tamamlanması için elzem. Zaten, filmde de sahneler silindikçe neler hissedebileceğinizi, gelecek zamanda o silinmiş olan hatıraların nasıl da işe yarayabileceğini çok net anlatıyor.

Kaldı ki deneyimlediğim her zorluğun kanatlarımı güçlendirmek için bir şifa kaynağı, kendimi gerçekleştirebilmem için birer araç olduğunu düşünüyorum. Ha, bir de yürekten inandığım şu var ki insan olarak sahip olduğumuz her özelliğin unutamamak becerisi buna dahil yerinde kullanabildiğimiz sürece bir sırrı var. Sanırım bize düşen de bu sırrı keşfetme yolcuğunda birer yolcu olabilmemiz. Hele bu yolculuk da size yarenlik eden kocaman yürekli şifacılarınız varsa demeyin yolculuğun keyfine. Ne kadar yokuş dolu da olsa hiçbir anını silmeye kıyamazsın.

Geri Dönüşüm Kutusu Ve Dönüşüm

Unutmadan hatırlatmak isterim ki yaşadığın her zor durumun dosyasını beyninde ve kalbinde öz şefkat ve aşkla kapattığından emin ol ki sonra o doğru kapanmayan veya açık kalan dosyalar bir bir önüne çıkıp seni rahatsız etmesinler. Demem o ki, belirli aralıklarla geri dönüşüm kutusunu kontrol etmek de fayda var. Kötü sandığın deneyimleri çöpe mi attın yoksa dönüştürdün mü? Malum, her sildiğin dosya adı üstünde “geri dönüşüm kutusuna” gidiyor dönüştürebilmeyi sana hatırlatmak için.

Ve filme ait bir replikle sonlandıralım yazımızı:

“Ne mutludur lekesiz bir dervişin dostları!
Dünyayı unuturken, unutulmuş dünyada,
Tertemiz bir zihnin bakî olan gün ışığı.
Duası kabul olmuş ve dileğinden kurtulmuş.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

4 yorum

  1. ilk cümleyi okur okumaz filmin aklıma gelmesi peki 🙂 keyifli bir yazı olmuş devamını da bekliyorum

  2. Meslek hayatımın ilk yılı öyle zor zamanlar geçirdim ki ondan sonraki 10 yıl o ilk yılın ekmeğini yedim gözü kapalı=)

  3. Cumartesi günleri Reyhan günü benim için, öğrenmek, beslenmek, ruhuma revan olman için.
    Nefis bir yazı idi, buradan da teşekkür etmek istedim.
    ♥️

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM