Ahu Kınay Zabun
Ahu Kınay  Zabun
ahuzbn@gmail.com
Can Yücel Hayatı, Eserleri, Sözleri
  • 21
  • 15
  • 11 Nisan 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

HAYATI

Can Yücel, 1926’da İstanbul’da doğdu.Hasan Ali Yücel’in oğludur.

Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.

Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.

YAZARLIĞI

Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Sosyal Adalet, Şiir Sanatı, Dönem, Ant, İmece ve Papirüs adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği, Yazko Edebiyat ve Yeni Düşün dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao’dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkum oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla “Rengahenk” adlı kitabı toplatıldı.

1962’de İngiltere’deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.

Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Can Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.

Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel’in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. ‘Maaile’ şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. ‘Küçük Kızım Su’ya’, ‘Güzel’e’, ‘Yeni Hasan’a Yolluk’, ‘Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim’ bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare’in ünlü ‘to be or not to be’ sözünü ‘bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin’ şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959’da ilk baskısı yayımlanan ‘Her Boydan’ adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.

Can Yücel Hayatı, Eserleri, Sözleri

Can Yücel Şiirleri:

  • Yazma (1950)
  • Her Boydan (1959, Çeviri Şiirler)
  • Sevgi Duvarı (1973)
  • Bağlanmayacaksın
  • Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
  • Ölüm ve Oğlum (1975)
  • Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabı)
  • Rengâhenk (1982)
  • Gökyokuş (1984)
  • Beşibiyerde (1985, ilk beş şiir kitabı)
  • Canfeda (1985)
  • Çok Bi Çocuk (1988)
  • Kısa Devre (1990)
  • Kuzgunun Yavrusu (1990)
  • Gece Vardiyası Albümü (1991)
  • Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
  • Gezintiler (1994)
  • Maaile (1995)
  • Seke Seke (1997)
  • Alavara (1999)
  • Mekânım Datça Olsun (1999)
  • En Uzak Mesafe
  • Benim Adım Firuzansa Ne Olayım
  • Cazcı Firuzan (1997)
  • Hotuhların dramı
  • Bilmelisin ki
  • Biraz Alıştım
  • Kadın Dediğin
  • Bördübet’ten Sedir Adası’na
  • YüzKitabı Şiirlerimden Seçmeler (2010)
  • Yaprak Dökümü

Can Yücel Düzyazıları:

  • Düzünden (1994)
  • Ve Can’dan Yazılar (1995)

Can Yücel Çevirileri:

  • Hamlet (Shakespeare)1992. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
  • Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın çevirisi) (Shakespeare) 1981. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
  • Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby, F. Scott Fitzgerald), Ağaoğlu Yayınevi, İstanbul, 1964.
  • Yeni Başlayanlar İçin Marx (Marx Para Principantes) 1977.
  • Salozun Mavalı (Peter Weiss)Bilgi Yayınları

Aşk adamı Özdemir Asafla ilgili yazımız ilginizi çekebilir.

Can Yücel Sözleri

Sevdiğin kadar sevilirsin.

Hiç kimse mükemmel değildir.

Benim halim memleketin hali.

Beklemek güzeldir, ama doğru durakta.

Vedalar acıtsa da, bazen gitmek gerekir.

Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler.

Kırılmasın diye üzerine titrerdim. O hep üşüyorum sanırdı.

Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur.

Ağlayanı güldürebilmek; ağlayanla, ağlamaktan daha değerliymiş.

Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir.

İnkar edip içimizde sakladığımız şeyler gerçekliğini kaybetmiyor.

En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.

Aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Birini ne kadar çok seversek hayat onu bizden o kadar çabuk alıyor.

Unutma; onu artık unuttum demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında.

Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi. Aşk’ti bizimkisi, gerisi hikayeydi.!

O da senin gibi seviyor mu dediler. İşte cevap veremediğim tek şey buydu.

Gururunu hiçe sayıp dön demezsen, her gün arkasından bakmakla yetinirsin.

Bilmelisin ki, gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!

Yalnızlığım bеnim çoğul türkülеrim, nе kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.

Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan.

Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

Dilekçeyim masalar odalar arasında, yürek değil, sol yanımda on altı kuruşluk pul, usulsüzüm yolsuzum.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Bir insanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok acıttığında anladım.

Can Yücel Hayatı, Eserleri, Sözleri

Can Yücel biyografisi için www.canyucel.org tan yararlanışmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

21 yorum

  1. Heybeliada da da evleri vardi ve ben de orada yasadigim yillarda hem kendisiyle hem esiyle tanisma firsati buldum. Hatta esinin hatira olarak hediye ettigi kolyeyi hala saklarim. Cok degerli bir sanatcimiz. Ancak insanlarla pek konusmaz kibar olacagim diye de hiiic ugrasmazdi 😂

  2. Harika bir yazı, harika bir şair, harika dizeler. Tsk ediyorum size sayın yazar her kelimesi dokunaklı şairimizi. Çogu eserini okumuşum her kitabı diğerinden güzel. Yazını okurken taa nerelere kadar gittim. Tsk ediyorum bu güzel yazıyı bize sunduğun için.

    (Sevdiğin kadar sevilirsin.)

    (Bilmelisin ki, gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!)

  3. Ahu hanım merhaba, çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Can Yücel ile ilgili bilmediğim bir çok şey öğrendim sayenizde.

    “Kırılmasın diye üzerine titrerdim. O hep üşüyorum sanırdı ” ne güzel bir sözdür…

  4. Şiirleri çok etkileyici…Son kısımdaki güzel sözlerinden yaptığınız derleme çok güzel olmuş. “İnsanın canını, en çok sevdiği kişi acıtır…” Teşekkürler…
    (Yorum kısmını güncellemeniz güzel olmuş, elinize sağlık)

  5. Can yücel hakkında çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim.
    Dilekçeyim masalar odalar arasında, yürek değil, sol yanımda on altı kuruşluk pul, usulsüzüm yolsuzum. bütün sözleri güzel fakat bu başka güzel teşekkürler.

  6. Ege’ye gittiğim yıl ilk planım Can Baba’yı ziyaret etmek olmuştu. O’nun İstanbul’un keşmekeşinden kaçarcasına Datça’ya yerleşmesi benim şu an İstanbul’da yaşamış olduğum keşmekeş ne kadar da benzeşir 👍O’nu daha erken tanımayı ve eski Datça’da evinin hemen yanındaki kahvede o çok sevdiği Evin şarabından karşılıklı içerken lanet olası düzene küfretmeyi çok isterdim🙏Teşekkür Hocam bu güzel yazın için, rahmetle….

  7. Parça parça bildiklerimi ve hiç bilmediklerimi ne güzel özetleyen bir yazı olmuş. Rahmetle, sevgiyle anmış olduk sevgili Can Yücel’ i satırlarınızda.. Sevgiler..

  8. Erkek Dediğin

    Erkek dediğin,

    Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz elimi böyle.

    Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek.

    İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.

    Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek.

    Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek.

    Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek.

    Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak.

    Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.

    Kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı. Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak.

    Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek. Her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi.

    Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.

    Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.

    Erkek dediğin askına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin. Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse demeyecek.

    Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir. Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir.

    Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama bundan çok daha öte bir şey…

    Zeki olacak.

    Kadının küçük yalanlara, bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisini katmasını da.

    Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak.

    Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.

    Erkek dediğin önce sevecek.

    Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa… Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi, vefakarlığı, fedakarlığı…

    Erkek dediğin seni koruyacak, kuşatacak.

    O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin.

    Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dediğin erkek olacak.

    Seni sadece sen olduğun için sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.

    Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun olacak, huzurla bağrına basacaksın.

  9. Bir insanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok acıttığında anladım. Nede güzel anlatıyor derdimizi 🤗@snb_

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM