Merhabalar, sizi tanıyabilir miyiz? Mehmet Gökcük. ’82 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulundan mezun olduktan sonra, özel spor eğitim merkezi eğitmenliği, kolej spor kulüp sorumlusu, Beden Eğitimi Öğretmenliği gibi görevlerde bulundum. Halen kamuda spor eğitim merkezi yöneticiliği yapmaktayım.Evli ve bir kız çocuğu babasıyım. -Kız çocuğu babası olmak ve sonra ona bir kitap […]
Mehmet Gökcük. ’82 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulundan mezun olduktan sonra, özel spor eğitim merkezi eğitmenliği, kolej spor kulüp sorumlusu, Beden Eğitimi Öğretmenliği gibi görevlerde bulundum. Halen kamuda spor eğitim merkezi yöneticiliği yapmaktayım.Evli ve bir kız çocuğu babasıyım.
2016 Ocak ayında, okulda öğrencilerimle sohbet ederken eşimden bir mesaj aldım. ‘’Baba olacaksın…’’ O mesajı okur okumaz öğrencilerimden izin isteyip, odada yalnız kaldım ve yağmur sesleri arasında ‘’Havadis’’ isimli bir yazı yazdım… Öğrencilerimin her birine evladım gibi bakar, öyle severim ama bizzat baba olma duygusu, yüreğimi her zaman coşkulandıran bir şeydi. Daha sonra bu yazılarımın sürekli devam ettiğini fark ettim ve cinsiyetini de öğrendiğim gün bu yazıların bir kitapta toplanmasına dair karar aldım.
Yazmak kendi başına bir aşk hem de Sevgi’li Aşk… 2013’de ilk kitabım Sevgi’li Aşk çıkmıştı. O güne dek yazdığım binlerce şiir ve yazı içinden düzenlemeler yaparak bir kitaba dönüştürmüştüm. Sonra bir roman yazma fikrim vardı ve yazmaya başladım ama babalık havadisi gelince Eylül’üme yazmaya karar verdim. Tabii ki, henüz doğmamışken ona bu kitabı yazmak, kocaman, uçsuz bucaksız bir hayal dünyası ile baş başa kalmaktı. Onun ilk ağlayışını da düşündüm yazarken, ilk konuşmasını, ilk ‘’Baba’’ dediği anı, ilk okul gününü…
Ve sonra sonra okullar bitirdiğini, benim yaşlandığımı onun bir yetişkin olduğunu. Özetle istedim ki, ben nerede, kaç yaşında olursam olayım, bu kocaman sevgiyi hep hissetsin. Sevgiye dair en derin duyguları ona karşı, daha doğmadan beslediğimi ve onurlu, güçlü, sabırlı, sevgi dolu, paylaşımcı bir insan olmanın, dürüstçe yaşamanın, yardımlaşmanın değerini her zaman bilmesini istedim. Bu kitap umut etmekle sahip olmanın, hayal etmekle kavuşmanın, kaybetme korkusuyla kazanma duygusunun kitabı… Yani bir babanın evladına ömürlük mektubu Sevgi’li Aşk;Eylül…
Aslında bir seri düşüncesi ile başlamadı yazarlık hikayem
ama Sevgi’li Aşk ismine dolu dolu anlamlar yüklemiştim kendimce… Sevgi ile
sürekli beslenen bir aşkın kalıcı olabileceğine inananlardanım. Bu düşünceden
hareketle etrafımdaki herkese ama herkese, kalpten bakmaya, selamımı kalpten
vermeye çalışıyorum. Kızıma bir kitap yazarken de, son nefesime dek o sevgiyi
hissedeceğimi, bu aşkın kalıcı olacağını ifade etmek istedim. Dahası ona
iletmek istediğim mesajlardan en önemlisi de bu bence… Sevsin, sevmekten
korkmasın, sevgisini göstersin. İfade edilmeyen sevgi yok hükmündedir.
Bir seri düşüncesinden ziyade, ilk kitabımda vermek istediğim mesajı vurgulayan
bir isim ikinci kitaba da taşınmış oldu, kızımın adını da yanına alarak.
Öncelikle yazarlığı bir meslek olarak görmediğimi söylemeliyim. Okuma ve yazma sevdalısı biri olarak yayımlattığım ve yayımlatacağım kitaplarda beklentilerim tamamen kişisel mesajlarımı ifade etmek üzeredir. Kötülüğün dünyamıza hızla yayıldığı bir süreçten geçerken, insanlığı ayakta tutacak değerleri yaşatmak adına çaba sarf edenlerden birisiyim. İlk kitabımın ilk baskısı bitmişti ve sonra yayınevi ile bazı anlaşmazlıklarımız oldu. O noktada kaldı kitap. İkinci kitabım da şu an 3. baskıya hazırlanıyor. Bir bütün olarak baktığımda, ülkemizde bütün her şey gibi yayın dünyası da reklam üzerine kurulmuş bir düzende ilerliyor. Yani ne kadar çok insana gösterirseniz, alıcı o kadar fazla oluyor. Benim bu anlamda özel bir çabam olmadı, çalıştığım yayınevleri de çok geniş çaplı bir organizasyona sahip değiller.
Olumlu, olumsuz her eleştiri beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Çünkü her eleştiri, önemsemenin işaretidir. Özellikle kızıma yazdığım kitapla ilgili birçok okur şaşkınlık ifade eden mesajlar gönderiyor. Hani babalar genelde sessiz sedasız severler ya, bir babanın kızına kitap yazmış olması onlarda farklı bir etki uyandırıyor. Kızıma bırakmak istediğim mesajlar, yaşadığım hayat üzerinden muhtemel okurlara ulaştırmak istediğim mesajlar üzerinden ‘’İyi ki yazmışım’’ dediğim iki kitap var. Ve şimdi bir hikaye-masal kitabım yayına hazırlanıyor. 5-8 yaş aralığındaki miniklerimiz için, keyif duyacaklarına inandığım bir proje. İnşallah geri dönüş istatistikleri ile beraber bir seri düşüncem var.
Çocuklarımız temel ihtiyaçlarının yanında, bazı değerleri öğrenerek ve benimseyerek büyümeliler. Hayata hazırlanırken, onlara bazı güzellikleri aşılamamız şart. Bu bağlamda birçok kazanımı içinde barındıran, ek olarak bir de bilime, okumaya, araştırmaya ilgi duymaları adına motive eden bir içerik olduğunu söyleyebilirim. Ve bu konuda çok deneyimli, harika çizimleri olan bir ressamla çalışıyoruz. Diğer detayları kitap çıkınca hep beraber görürüz inşallah.
Hayatta en sevdiğim varlıklar çocuklar. Yetişkin bireyler olarak, bir davranış sergilerken, bir söz söylerken mutlak surette bizleri izleyen, takip eden, her davranışımızı gözlemleyen yavrucakları unutmadan hareket etmelerini, ayrıca sokakta, evde, okulda, işte her güzel ilişkinin güzel, içten bir selamlama ile başladığını, içtenliğin, empatinin bütün toplum düzeni ve huzuru adına çok önemli olduğunu unutmamalarını dilerim. Kitaplarımın gelirleri ile otuzdan fazla sosyal sorumluluk çalışması yaptım ve memleketin dört yanından harika yavrucaklar gördüm, tanıdım. Ve şunu öğrendim tüm bu çalışmalarda; Bizler uzak bir memleketteki bir yavrucak için iyi şeyler düşünüp, gayret edersek o uzaklık yok oluyor, kalp kalbe değiyor ve yepyeni, kocaman mutluluklar doğuyor.
Sevmekten, sevilmekten, mutlu olmaktan, insani değerleri yüceltmekten korkmayın. Okuyun, yazın, konuşun, selam verin, paylaşın, sevin ve lütfen SEVGİNİZİ İFADE EDİN…
Size de ayrıca, kalemime ve düşüncelerime değer verip, bu mecranın kapılarını gönlüme açtığınız için teşekkür eder, esenlikler dilerim.
Bende Mehmet Bey’e bu güzel duyguları bizlerle paylaştığı için çok teşekkür ediyorum.
mehmet göçük spor öğretmenliğinden makale yazılarına oradan kitap yazarlığına çok güzel bir hikayesi mevcut başarılarla dolu öğrencilerine de evlatları gözüyle bakması takdire şayan teşekkürler hocam güzel bilgiler için.
Ne kadar güzel bir babanın kızına kitap yazmasi gercekten şaşırtıcı da röportajda geçtiği gibi genelde kendi babama baktığımda sessizce gösterir sevgisini. Cok guzel bir röportaj olmuş Ahu hanım ♥
Babalarin yeri hep farklı ??? boyle olunca daha da bir farklı:)