İrem Köse
İrem  Köse
hilalirem17@hotmail.com
Sabahattin Ali Kimdir?
  • 1
  • 87
  • 02 Nisan 2020 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Gümülcine’de dünyaya geldi. Babasının mesleğinden dolayı sürekli taşınan Ali, zor zamanlar geçirdi. İlk öğrenimine İstanbul Üsküdar’da başlayıp Çanakkale Edremit’te devam etti. Edremit’te yaşadıkları süre boyunca, ailesiyle beraber Yunan işgalinden dolayı maddi-manevi sıkıntılar çekti. Işık görmeyen evlerinde kitap okuyamadı. Sokak lambasının altını ışık edindi kendine. Bu yüzden sabah yıldızı koydular lakabını. Sonraları Balıkesir Muallim Mektebi’ne parasız ve yatılı olarak başladı.

Bu senelerde yaşadıklarını kimi zaman şiir, kimi zaman da öykü ve denemeleri ile kaleme alan Sabahattin Ali, çeşitli gazete ve dergilere şiirlerini gönderdi. Arkadaşları ile çıkarttıkları okul gazetesinde öyküleri ve şiirleriyle edebi yönünü ortaya koydu. Zamanla okulun düzeninden sıkıldığı ifade edilen yazarımızın başından çeşitli olaylar geçti ve bir olay sonrası okul yönetimi Sabahattin Ali’yi İstanbul’a nakletti.
1926 yılında İstanbul’daki okuluna yerleşen Sabahattin Ali’nin öğretmenlerinden biri Ali Canip Yöntem’di.

Sabahattin Ali ve Ali Canip Yöntem

Sabahattin Ali‘deki cevheri fark eden Ali Canip Yöntem yardımıyla, şiirleri, öyküleri ve denemeleri pek çok önemli dergide yayımlanmaya başladı. Ali’nin ilk şiirleri 1926’da Çağlayan dergisinde,ilk öyküsü viyolonsel ise Meşale dergisinde yayımlandı. Babasının hayatını kaybetmesinden sonra, aynı sene okuldan mezun olan S. Ali, Yozgat Merkez Cumhuriyet Okulu’na tayin edildi. Ailesi, Yozgat’a yerleşti.1927 yılında Yozgat’ta bir yıl öğretmenlik yapmasının ardından Maarif Vekaleti’nce açılan sınavı kazanarak Almanya’ya gönderildi.

İki yılın ardından döndü yurda. Döndüğü gibi de dolaşmaya başladı. Aydın , Konya ve Ankara ortaokullarında Almanca öğretmenliği, Maarif Vekaleti Yayın Müdürlüğünde memurluk,devlet konservatuarında Drama Türklük yaptı. 1930 yıllarında ilk toplumsal gerçekçi öyküleri yayınladı ve Nazım Hikmet ile tanıştı.1931’de yıkıcı propaganda yaptığı gerekçesiyle Aydın’da üç ay tutuklu kaldıktan sonra aklandı.Maarif Vekaleti’nce Konya’ya atanan Sabahattin Ali,burada bir eğlenti sırasında okuduğu Memleketten Haber başlıklı taşlamayla Atatürk’ü hiciv ettiği iddiasıyla tutuklandı. 1933’de Sinop hapishanesine nakledildi. Ve Cumhuriyet’in 10.yılı gerekçesiyle çıkarılan aftan yararlanarak özgürlüğüne kavuştu.

Kitapları,sazları,okuma yazma öğrettiği mahkum arkadaşları ve hapishane şarkıları kaldı ardında. Dışarıda deli dalgalar,gelip duvarları yalar.Seni bu sesler oyalar,aldırma gönül aldırma diye yazdı defterine. Düzenli bir hayat ve belki de bir yuva sıcaklığı, yerleşik bir hayat özlemi ile evlenmeye karar verdi. 1935 senesinde Aliye Hanım ile evlendi ve bu evlilikten kızı Filiz dünyaya geldi.

İleriki dönemlerde, yazdığı yazıları engellenen Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile siyasi mizah dergileri çıkarmaya başladı. Burada yazdığı yazılarda İsmet İnönü ile alay ettiği gerekçesiyle Sabahattin Ali 3 ay kadar ceza aldı ve bir süre daha hapis yattı.

Tek parti döneminde yazıları yayımlanmayan Ali, ülkeden gitmek istedi fakat pasaport talebi onaylanmadı. Bulgaristan’a kaçmaya karar veren yazar, anlaştığı kaçakçı tarafından öldürüldü. Yazar ve şair olan Ali, hayatını bir faili meçhul olarak tamamladı. Onun değeri bir çok yazar gibi sonradan anlaşıldı.

Ne diyor Sabahattin Ali:

“Kendimi bir balkondan aşağı rahatça bırakabilirim,bir insana bırakmaktansa. Öyle çok korkuyorum insandan …”

Sabahattin Ali’nin Kitaplarından Alıntılar

Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş.
İçimizdeki Şeytan

Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak…
Kürk Mantolu Madonna

Fakat her şey geçer, her şey unutulur. kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
Kuyucaklı Yusuf

Hâlbuki en çok okuduğum bir kitabın en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir. Değirmen

Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir. Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti. İçimizdeki Şeytan

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Kürk Mantolu Madonna ile tanıdım Sebahattin Ali’yi. Çok etkilemişti bu kitap beni. Şimdi Kuyucaklı Yusuf’u okuyorum. Sebahattin Ali’nin Edremitte yaşadığını yazınız ile birlikte öğrendim, Kuyucaklı Yusuf’da ki doğa betimlemelerinin bu kadar iyi olmasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Böyle güçlü bir kalemin genç yaşta hayata veda etmesinin milletimiz için çok büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM