Zeynep Gök
Zeynep  Gök
hlyy.5252@gmail.com
Terazimizin İbresi …
  • 2
  • 402
  • 14 Kasım 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    7 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

ADALET TERAZİMİZİN HANGİ ÖLÇÜLERİNE, İBRESİNİ HANGİ SINIRA KADAR VARDIRDIĞIMIZI HESAPLAMAK GELDİ Mİ HİÇ AKLIMIZA? Terazimizin ibresi nerede?

Öyle en bataklıkta, en karanlıkta hissettiğimiz anlar dışında birden bire böyle bir soruyla karşılaştırdık mı benliğimizi?

Elbette hayatın en renkli anlarından keyif almak en olası halimizdir. Sıradan tebessümleri öyle alışkanlık haline getirmiş olduk ki, esas varlık tebessümlerimizi diplere gönderdik. Herkesin derdi, sıkıntısı ve hayat koşturması olduğu bilinci hepimizin olağan yerinde öylece beklemektedir. Öyle anlar gelir ki, öyle dipsiz bir uçurumun eşiğinde kalırız ki bizim derdimizin bizim yükümüze göre en kötüsü olduğunu sürekli tekrar eder akıl.

Terazimizin İbresi ve AKIL

Evet akıl… Çünkü kalbe ve benliğe gerçekten böyle bir soru yönelttiğimizde aslında çarenin o uçurum kenarı olmadığını biliriz. Biliriz ki her şeyin netliği ortadayken yumduğumuz gözlerimiz, yummaya devam ettikçe bizi daha çıkmaza savuracaktır.

Halbuki arkana bak! Bak gerçekten güneşi doğurduğunda seni çok aydınlık yollarda virajları az, yokuşları heyecanlı anlar biriktireceğin zamanların var. Hırsından körleştirme kalbini, herkes için en iyisini istediğin anda başlar zaten kendi mutluluk serüvenin. Bırak olacaklarsa olsun herkes mutlu… Çabanı verdikten sonrasıdır tevekkül sabrı. Sabrının sınanmasıyla mutlu ol, bil ki sabırla kuvvetlendikçe, yıkamaz artık hiçbir dünya sorunu seni.

Savaşmayı ihmal etme, koru tüm sevdiklerini yüreğinde. Anılarına sahip çık, kirletme onları hırsında, kibrinde. Fakat gerçeklere de yumma kalbini. Savaşında ve anılarında karşına gerçek labirentler oluştuysa bil ki ilahi bir gücün tesirinde aydınlanıyor yüreğin. Bunu görmezden gelerek ısrar etmekte bir çeşit inkar günahıdır. Olacak mutluluklar varsa, kadere yön vermek bile olsa elimizden gelen, dur! Bırak kader kendi tekerrür edecekse etsin. Küçük oyunlarla alacağın zaferlerin süresini düşün ve dur!

Kural ve Adalet

Kural ve adalet olduğunu hiçbir zamanda ve anda unutma kendim…

İnsan kalbi öyle hafiftir ki, en ufak bir sarsıntıda çatlayabilir, biraz şiddette kırılabilir… Kime nasıl telaffuz ettiğine çok dikkat et dilim. Kelimelerin, oluşturacağın cümlelerinle karşındaki kalbi sarsarsa bunun ağırlığını , vicdanına körleşmeyle ödeyebilirsin… Değer mi böylesi bir ağır cezayı çekme olasılığına?

Neye nasıl dua ettiğine çok dikkat et yüreğim… İçinden geçirdiğin en ufak bir kibir haseti, ilerde yaşayacağın en masum bir anından edebilir seni. Şimdi çok istediğin, ilerde aklına dahi gelmediğinde, en masum anından azl edilmeye değer mi? Düşünsene en olmaz dediğin zamanların da kalmadı mı dünde? Bugün yaşadığın en ufak yahut en büyük karanlık hangi kibrinin cezası olmuştur? Yahut senin öyle düşündüğün kayıplar ya en güzel yolculukların buluşuysa?

Göstereceğin sabırla en güzel koylara yelken açacaksanız? Bugününü kibirsiz yaşa yüreğim, geçmişten kalan kibrin olmasa bile bugünün, geleceğe yatırımın olsun en saf masumiyetin. Ne olmuşsa, olduysa yahut olacaksa boşver. Savaşını ver, gerçekleri gördüyse gözün sevin ve bitirmen gerekiyorsa tevekküle sabırla geç…

Şükret

Bak gerçeklerle karşılaşan hırslı kibirlere. Ders alman gereken örneklere… Sonra dön kendine ve şükür et sabrına…

Ya sen de hırsla geçseydin karanlığa, körleşseydin büsbütün iyilik tarafına? Her an bir örnek aslında yaşamda. Kuşların göçü aslında kalıcı olmayışımızın örneği, karşımıza çıkan hastalıklar bedenimizin dahi bize kalmayacağının bir örneğiyken, başka bedenler için, gözler için, fikirler için ve daha bir sürü içinler için neyin hırsıyla savaşmaya devam edeceksiniz?

Kader gayrete aşıktır! Lakin gayret kendini başka bir yolda göstermişse ona karşı savaşmak büsbütün bir körlüktür. Bırakın yürekleri kendi sesine ve çekilin kendi benliğinize. Kimsenin kaderinin yönüne bile isteye yanlış pusula olmayın. Başkalarıyla uğraş vermektense, kendi anlarınız için çabalayın.

Kime nasıl baktığına çok dikkat et merhametim! Özel benliklere, her daim saf ve masum kalacak yüreklere merhamet etme… Bil ki onlar sana merhamet edecekler. Gördüğün kör benliklere bürünmemek için sen hiçbir zaman dünya hırslarıyla tanışmamış olan saf benliklere yönel. Merhametin hırslı kibirlere olsun. Acımak insanoğluna olmasın. Özel çocuklar her zaman özel kalacaklarından sana merhamet etmelerini dile. Aksine gerçek benlikleri görmedikleri için ne kadar şanslı olduklarını bilerek, kendine merhamet et.

Sen insanoğlu,

Belki farkında olmadan kibirle bir dizi anlar biriktirdin. Belki de hiç kibir yumağında debelenmeden ‘kendini, yüreğini, dilini ve merhametini ‘ benliğine hiç küstürmedin. Bilinmez kaç çeşitte varlık gösterdiğimiz nitekim. Fakat tek dileğim; var oldukça kibir ve hasetten en uzak bir kuytuda varlık göstermek istediğim…

Bırakın herkesi kendi yüreğinin sesine… Belki mutlu olma şansımız hala vardır. Kaderimizin yönünü hırsla oynatmayın… İyi fikirler sunun gökyüzüne, hepimize yetecek aydınlık yollar ve tebessümler barınır elbet orada…

“Adalet terazimizin ibresi”ni, kör benliğimizle değil, gerçeklere açık bir gözle bakmak hedefiyle olsun tüm iç göçler…

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

  1. Nasıl iyi geldi anlatamam.Kin,haset bize göre değil.Büyütmeyelim sevgilerimizi,devrimlerimizi orada.Kaleminize,yüreğinize sağlık.Çok teşekkür ederim iyi hissettirdiğiniz için sevgili Zeynep.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM