Hayat insanlara kimlikler ve bu kimliklere bazen elbiseler diker.
Benim de vardı böyle bir elbisem, birgün onu çıkarmaya karar verdim, onu çıkardığımda kendimi bir portakal gibi soydum, soydukça kabuklarımı, yeni bir BEN ile buluştum.
Bir çocuk oyunu gibiydim sanki, portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir GER-ÇEK uydurdum, duma dum dum misali.
İşte o kendime ayma anımda yeni kimliklerimle buluştum;
Eğitmen.
Profesyonel Koç.
Ve acemi bir Yazar.
Her şeyin acemiliğini seviyorum zira ben, Turgut Uyar'ın dediği gibi; "belki de asıl Ustalık budur, her zaman Acemi olmayı bilmek"
Bunu unutmazsam/bunu unutmazsak daha daha daha elbiseler dikeriz kendimize, bedenimize ve tin'imize.
Belki de YAŞAMAK budur.
Selam olsun herkese.
Dersimiz Corona Virüsü Ben ona "ders" diyorum çünkü boyundan küçük haliyle bizlere muazzam dersler verdiğine inanıyorum.Olan her şey de "görünenin içindeki görünmeyene" odaklanmayı seçen biri…
Danışanlarımla yaptığım Koçluk seanslarında en çok karşılaştığım şey "Söz Büyüsü" oluyor. Ona bu ismi ben taktım 'Söz Büyüsü'.Bir hayli çökkün, yılgın, mutsuz ve yaşamaktan usanmış…
Şu hayatta Nil KARAİBRAHİMGİL'den öğrendiğim kadar hiçbir kitap yada kişiden öğrenememişimdir, hayatımı kurgularken sayfalarını tekrar tekrar açıp okuduğum biridir. Ders olsaymış keşke, Nil Felsefesi diye…
Hepimiz farklı hikayelerle doğuyoruz hayatın içine, kimimiz bazı dezavantajlarla, kimimiz sonradan yaşadığımız travmalarla hayatın içinde bir yer bulmaya çalışıyoruz, bu yüzden aslına bakarsanız Her Hayat…
Yakın zamanda kaybettiğimiz Hayrettin Karaca hakkında yazmak istedim bugün, çünkü bazı insanlara saygı ömründen daha uzun sürüyor, Hayrettin Karaca'da bu ülkede o saygıya layık bir…