Hayat insanlara kimlikler ve bu kimliklere bazen elbiseler diker.
Benim de vardı böyle bir elbisem, birgün onu çıkarmaya karar verdim, onu çıkardığımda kendimi bir portakal gibi soydum, soydukça kabuklarımı, yeni bir BEN ile buluştum.
Bir çocuk oyunu gibiydim sanki, portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir GER-ÇEK uydurdum, duma dum dum misali.
İşte o kendime ayma anımda yeni kimliklerimle buluştum;
Eğitmen.
Profesyonel Koç.
Ve acemi bir Yazar.
Her şeyin acemiliğini seviyorum zira ben, Turgut Uyar'ın dediği gibi; "belki de asıl Ustalık budur, her zaman Acemi olmayı bilmek"
Bunu unutmazsam/bunu unutmazsak daha daha daha elbiseler dikeriz kendimize, bedenimize ve tin'imize.
Belki de YAŞAMAK budur.
Selam olsun herkese.
Bu hafta ki yazımın adı; Çocukluğum, Doğa ve Sevgi. Bu kelimeler çocukluğumun en güzel anısı olan çok kıymetli Çalıkuşu öğretmenim Yüksel KILINÇ’a ait ve bu…
Bu hafta ki yazımın kelimeleri Benlik, Mutluluk, Arayış ve bu kelimeler Belma CANBAY hocama ait. Benlik, mutluluk, arayış Merhaba hocam. Henüz yüz yüze görüşemesek de…