Hayalinizdeki Tasarımlar,  Üreticiden Evinize
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Abone Ol 

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Türk medeni kanununa göre evlenmek yasal bir hak olduğu gibi boşanmak da yasal bir haktır. Boşanma, Türk hukukumuzda iki şekilde gerçekleşmektedir. Bunlar anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davasıdır. Bu makalemizde Anlaşmalı Boşanma Nedir, Anlaşmalı Boşanma Şartları nelerdir, Anlaşmalı Boşanma nasıl olur gibi konulardan bahsedeceğiz. Keyifle okumanız dileğiyle…

ANLAŞMALI BOŞANMA NEDİR?

Anlaşmalı boşanma ile ilgili usul ve kurallar, 4271 Sayılı Türk Medeni kanununun 166/3 maddesinde düzenlenmiştir. TMK 166/3 göre;


MK 166/3 maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma davası ve şartları şu şekildedir:

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde,evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”  

Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesinde belirtilen şartların, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için yerine getirilmesi gerekmektedir. Bir sonraki başlığımızda ise anlaşmalı boşanmanın şartlarını madde madde inceleyeceğiz.

ANLAŞMALI BOŞANMA ŞARTLARI NELERDİR?

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Türk medeni kanununun 166/3 maddesinde belirlenen şartlara göre evlilikteki birlikteliğin en az 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir. Evliliğin bir yıl sürmediği durumlarda ise anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu durumda çekişmeli boşanma davasının açılması gerekmektedir.

İlgili mahkemeye eşlerin birlikte başvurmuş olması ya da bir eş tarafından açılan boşanma davasının diğer eş tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir. Davalı durumundaki eşin anlaşmalı boşanmayı kabul etmemesi durumunda ise anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi mümkün değildir. Bu durumda da yine boşanma, çekişmeli boşanma davası ile gerçekleşebilir.

Anlaşmalı boşanma şartlarının tarafların ve çocukların menfaatini zarara uğratacak şekilde olmaması gerekir. Eğer ki duruşmayı yöneten hakimin, tarafların ya da çocuklardan herhangi birisinin menfaatinin zarara uğrayacağını düşünürse bu durumda anlaşmalı boşanmanın gerçekleş mesi mümkün değildir.

Menfaati zarara uğratabilecek anlaşma maddelerine, duruşmayı yöneten hakimin müdahalelerini tarafların kabul etmesi gerekmektedir. Hakimin düzenlemiş olduğu anlaşmalı boşanma şartlarını taraflardan ikisinin de kabul etmesi gerekmektedir. Örneğin anlaşmalı boşanma davasını yöneten hakim, anlaşmalı boşanma protokolünde çocukların velayeti ile ilgili kısmı uygun bulmaz ise bu maddeyi değiştirecek ve tarafların onayına sunacaktır. Eğer ki taraflardan bir tanesi bile anlaşmalı boşanma şartlarını kabul etmez ise anlaşmalı boşanma mümkün olmayacaktır. Bu durumda boşanma, çekişmeli boşanma davası olarak sonuçlandırılabilir.

Kısacası anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi, tarafların arasında tam bir anlaşmaya varılması halinde gerçekleşmektedir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken asıl nokta, tarafların anlaşmalarında birbirinin ve çocukların menfaatini zarara uğratmadan anlaşma şartlarının belirlenmesidir. Anlaşma şartlarında hakim, herhangi bir tarafın zarara uğrayacağını düşünürse anlaşma şartlarında değişiklik yapacaktır. Bu duruma yukarıdaki paragrafta çocukların velayeti ile ilgili bir örnek verdik. Bu durumda da anlaşma şartları tekrardan tarafların onayına sunulacaktır. Taraflar istediklerini elde edemedikleri için anlaşma şartlarını kabul etmeyecek ve anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına dönecektir. Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönmesi de tek celsede boşanmayı imkansız hale getirecektir. Anlaşmalı boşanma şartları belirlenirken alanında uzman bir avukattan destek alınması son derece önemlidir.

ANLAŞMALI BOŞANMADA NAFAKA MİKTARI

Anlaşmalı boşanma davasında nafaka miktarı, anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenmelidir. nafaka miktarı belirlenirken her iki tarafı da mağdur etmeyecek ortak bir miktar belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca boşanma protokolünde nafaka süresi de açıkça belirtilmelidir. Aksi halde bu durum istenmeyen sonuçlar doğurabilecektir. Nafaka konusu açılmışken nafaka türlerinden de bahsedelim. Nafaka, Türk medeni kanundaki tanımına göre, yasal yakınlığı bulunan kişilerin birbirine yapacağı yardım ya da katkı olarak tanımlanmaktadır. Türk hukukumuzda 4 çeşit nafaka vardır.  Bunlar; yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası ve yardım nafakasıdır.

Yoksulluk nafakası; evlilik süresince diğer eşe nazaran daha az kusurlu ve boşanma durumunda evlilikte bulunan refahında azalma meydana gelecek eşe ödenen nafaka türüdür. Toplumda bu nafaka süresinin süresiz olduğu tartışması yer almaktadır. Bu nafakanın süresi, diğer eş yoksulluğa düşme sınırına yaklaştığında sona ermektedir.

İştirak nafakası; velayet verilmesi durumlarında geçerlidir. Velayeti almayan taraf, çocukların beslenme, eğitim, sağlık vb. temel ihtiyaçlarını karşılamak ile yükümlüdür. Eğer ki velayeti almayan tarafın maddi durumu bunu da karşılamayacak durumda ise çocukların temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmaktadır.

Tedbir nafakası; dava açıldığı andan itibaren hakim kararı ile verilir. Bu nafaka türünde maddi durumunun olumsuz etkileneceği düşünülen tarafa, diğer taraf nafaka ödemesi yapar. Bu şekilde dava sürecinde tarafların mağduriyet yaşamasının önüne geçilir.

Yardım nafakası; yardıma muhtaç olan bir kimsenin, refah seviyesi yüksek olan altsoy, üstsoy ya da kardeşlerinden talep ettiği nafaka türüdür.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINA DÖNMESİ

Çekişmeli boşanma davasının, anlaşmalı boşanma davasına dönmesi mümkündür. Taraflar arasında süren bir çekişmeli boşanma davası, tarafların arasında bir anlaşmalı boşanma protokolünün imzalanması ve anlaşmalı boşanma protokolünün, davanın sürdüğü aile mahkemesine sunulması ile anlaşmalı boşanma davasına döndürülebilir. Burada önemli olan hakimin, taraflardan ikisinin de hiçbir baskı altında kalmadan anlaşmalı boşanma protokolünü imzalamış olduğuna inanmasıdır. Anlaşmalı boşanma davası protokolü hazırlanırken uzman bir avukattan destek alınması son derece önemlidir. Duruşmayı yöneten aile mahkemesi hakimi, protokolün gerçekten anlaşılarak hazırlandığına kanaat getirirse çekişmeli boşanma davasının, anlaşmalı boşanma davasına dönüşmesine onay verecektir.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVAM REDDEDİLİRSE NE YAPMALIYIM?

Anlaşmalı boşanma dilekçeniz mahkeme tarafından reddedilirse, reddedilme nedenlerinden başka nedenler ile tekrardan anlaşmalı boşanma davası açabilirsiniz. Genel olarak davanın reddedilmesi; boşanma sürecinin hukuki altyapıya uygun olmaması, uzman bir avukattan destek alınmaması tarafların mahkeme sürerken anlaşmalarından dönmeleri, anlaşmalı boşanma için Türk Medeni Kanunu 166/3’te belirlenen şartların sağlanmaması nedenlerinden kaynaklanmaktadır. Bu durumlarda reddedilen nedenden farklı bir neden ile tekrar mahkemeye başvurarak boşanma davası sürecini başlatabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davasının reddedilmesinden sonra taraflar eğer ki taraflar başka bir nedenle boşanma talebinde bulunmaz ise ve 3 yıl boyunca ortak hayat kurulmaz ise bu durumda taraflardan birisinin açacağı boşanma davası, kesin boşanma ile sonuçlanacaktır. 3 yıllık ortak hayat kurma süresi, anlaşmalı boşanma davasının ya da çekişmeli boşanma davasının reddedildiği andan itibaren başlayacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ KESİNLEŞMESİ NE DEMEK

Anlaşmalı boşanma davasının kesinleşmesi, bir anlaşmalı boşanma davasında hakimin karar vermesi ve temyiz süresinin bitmiş olması ile gerçekleşmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında hakim karar verdikten sonra taraflar bu karara itiraz etmez ve mahkeme kararı bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından onanırsa anlaşmalı boşanma davası tam anlamıyla kesinleşmiş olur.

ANLAŞMALI BOŞANMADAN SONRA VELAYET

Anlaşmalı boşanma davası sonuçlandıktan sonra, velayet almayan tarafın her zaman velayet davası açma hakkı vardır. Anlaşmalı boşanma davasından sonra velayet davası açarken uzman bir avukattan destek alınması gerekmektedir. Bu durum zaman geçtikçe şartların değişmesi, yaşam kalitesinde yaşanan değişimler ve çocuğun menfaat dengesinin bozulması olabilir. Kısacası anlaşmalı boşanmadan sonra velayet davasının açılabilmesi için yeni koşullar ve yeni durumların oluşması gerekmektedir. Boşanmadan sonra velayet davası açılabilmesi için herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır.

Kaynak: https://leventsamgar.com/anlasmali-bosanma-davasi-nedir/

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM