Zıtlık Olmadan Yaşam Olur mu?
Abone Ol 

Zıtlık Olmadan Yaşam Olur mu?

Zıtlık kavramı olmasaydı hayat olur muydu? Zıtlık olmadan yaşam nasıl olurdu? Zıtlık Olmadan Yaşam Olur mu? Birbirine zıt karakterler olmasaydı insanlık nasıl olurdu?

Tüm bu sorular aslında kafalarda büyük bir soru işareti ancak böyle bir yaşamın olmayacağını anlatan önümüzde çok büyük bir örnek var.

Rahman süresi 19 ve 20. Ayetlerde;
‘’Allah iki denizi salmıştır, neredeyse birbirine karışacaklar fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar’’

Allah tuzlu ve tatlı suyu birbirine salıverdi. Bunlar birbirine kavuşurlar, satıhları birbirine temas eder. Bunlar murat Fars ve Rum denizleri olabilir. Bunlar okyanusta birleşirler. Çünkü her ikisi birer haliç olup, okyanustan birer kol olmuşlardır. (Rahman Süresi 19.ayetin meali)

‘’Aralarında birer berzah vardır’’ ama aralarında Allah’ın kudretinden veya (sebep olarak) arzdan bir perde vardır. Birbirlerine kavuşmazlar, özelliklerini kaybetmezler. Veya aralarında olan perdeyi aşıp da birbirlerinin sınırlarını aşmazlar. Rahman Süresi 20.ayetin meali)

Zıtlık Olmadan Yaşam Olur mu?

Allah bizleri zıtlıklarla var etmişse elbet bir sebebi vardır. Tıpkı tuzlu su ve tatlı suyun buluştuğu bölge gibi, işte size mucize…

Hayat zıtlıklarla var olur. Karmaşıktır ancak hayatı doğru yaşamak, dürüst yaşamak tam bir beceri işidir. Bunun için oluşuna yakışır bir duruş sergilemek gerekir ki bu da çaba gerektirir. Zaman akıyor ve hayat gelip geçiyor. Böylelikle her dakika, her saniye birbiri içine girmiş, birbirine zıt kavram ve eylemlerle tecrübe kazanıyoruz.

Yaşanılan bu zıtlıkların bir kısmı insan için faydalı olur fakat bir kısmı değil. Faydalı olanları ayırt etmek gerekir. Tabi çaban ne yönde ise…

Allah iki denizi birbirinin içinde yaratmıştır ama o tatlı su ve tuzlu su karıştırmamıştır. Dünyamıza bir bakalım, örneğin tatlı su ile bir yerde birbirine kavuşur, ama bu kavuşma onların niteliğini değiştirmez. Bu sadece işin görünen yüzünün açıklaması olabilir. Oysa bununla denmek istenen başkadır. Aslını koruyabilmek erdem işidir….

Hani denizin yarısı şeker gibi tatlı, lezzetli, rengi ay gibi parlak; diğer yarısı yılan zehri gibi acı, lezzetsiz; rengi de katran gibi katıdır. (Hz.Mevlana)

Hayatın her anında iki zıt vardır ve bunlar birbirinin varlık sebebidir. O nedenle bir arada bulunur ama birbirinin içinde yok olmaz, asıllarını korurlar. Bulundukları yer, bulunmaları gereken yerdir çünkü başka türlü var olamazlar.

Su, koruk içinde ekşidir; fakat üzüme gelince tatlılaşır, güzelleşir. Sonra küpün içine girince acır, haram olur; fakat sirke olunca ne güzel katıktır. (Hz.Mevlana)

Tıpkı yaşadığımız geçici dünya ile sonsuzluk dünyası olan ahret gibi. Hz. Mevlana da buna dikkat çekiyor ve zıtlıkların birbirine yakınlıkları aldatmasın, zehri şekerden ayırın diyor. Şeker görünümlü de olsa zehri ayırmaya çalışın diye öğütlüyor, bizi akıl ve kalp uyanıklığına çağırıyor.

Nice tatlılar vardır ki şeker gibidir, fakat o şeker içinde zehir gizlidir. Aklı en üstün, anlayışı en keskin olan kokudan anlar. Öbürüyse ancak dudağına, dişine değince fark eder. Şeytan, ‘’yiyin’’ diye bağırır ama o adamın dudağı, zehri boğazına varmadan reddeder. Başka biri boğazına varınca anlar; bir başkası yer, bedenini berbat edince anlar. (Hz.Mevlana)

Her ne olursan ol yaradılışa yakışır bir şekilde davranman gerekir. İster tatlı su, ister katran karası. Eğer ki bunların biri olmasaydı diğeri olabilir miydi? Tabi ki hayır…
Hayatın sana getirdiği sürprizlerde her zaman iki seçeneğin vardır. Ya şeker, ya zehir…

Unutma…!
Ruhu besleyen tüm güzel duygular ve tüm kötü duygular arasına berzah çekebildiğin kadar insansın…

Tolga ÖZŞAHİN / Zıtlık olmadan yaşam olur mu?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM