1. Anasayfa
  2. Köşe Yazıları

Vefa, Evlat ve Şükür

Vefa, Evlat ve Şükür
11

Bu hafta ki yazımı bana bu kelime verilmeseydi bile yazının içinde mutlaka kullanacak olduğum, VEFA ‘sını çok defa deneyimlediğim sevgili dostum ve aynı zamanda devrem Özgül ÇAKMAK için yazıyorum.

Diğerlerinden farklı olarak bu yazıyı bir mektup gibi yazmak istiyorum.
Belki de bir mektup ile özür dilemek istiyorumdur kim bilir.. Güzel dostum  benim, senin ameliyata girecek olduğunu yazdığından beri ve benim sana o hafta senin için yazacağımı söylediğim cümlenin üzerinden tam üç koca hafta geçti.

“Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir” der ya John Lennon, sanırım benim başıma gelen hayatın planına uymak oldu. O günlerde corona hapsi sürüyordu. Zihinsel yorgunluğum beni oldukça yormuştu ve yeni normal sosyalleşme ve eğitim düzeninde webinar denen bilmediğim bir şey hayatıma dolu gibi yağıyordu. Geçen hafta da sevdiğim adamın doğum günü münasebetiyle ona yazmak şart oldu ve sana verdiğim sözü tutamamak içimde beni kırbaçlayan bir ceza oldu. Ama içimi rahatlatan tek şey ilahi plana güvenmek olurdu. Belki de bu yazı sana en çok  şimdi iyi gelecektir, eğer öyleyse bu artık bir VEFA yazısı olsun mu?
Olsun dediysen başlayabilirim o zaman :)

Vefa

O gün “ameliyata giriyorum” dediğinde senin kalbinden en çok geçen üç şey geçti içimden. Senin anneliğini çok iyi tanıyan biri olarak eminim ki kalbin üç parçaya bölünüp girdin o soğuk ameliyat odasına ve bilirim ki EVLAT hasretin daha evden çıkmadan kalbinin içine dolmuştu. Zira bana göre sen, dünyaya en çok da ANNE olmak için gelenlerdensin. Emeğin, sevgin, aldığın her nefesin, onların üstlerine titremelerin, her konuşmamızda ağzından çıkan her ŞÜKRÜN seni verdiğin kelimelerde bile sadece ve sadece çok özel bir ANNE yapıyor.

Senin Anne kalbin onların gittiği en güzel okul oldu. Öyle güzel üç şey kattın ki hayata, onlar senin hayata bıraktığın en güzel hazinelerin ve iz’in ve dünya senin ayak izini sürse nasıl da güzel bir yer olurdu, ne dersin?
Bunları anneliğin için yazmak benim için de yeterince duygulu fakat ben, bütün bunların dışında sana farklı bir şey de söylemek isterim aslında;
Kendinin de bir Anne için dünyanın en güzel EVLADI olduğunu unutma olur mu? Annelik çok güzel evet ama kendi öz varlığını da anımsa.
İnsan kendisi için de çok VEFAkar olmalı bana göre, çünkü kendini arka plana atmak bana göre kendi kul hakkına girmek demek.
Katılır ya da katılmazsın bilemem ama seni çok sevdiğim için bu yazıda buna da dikkat çekmek istedim.

Bu konuda Annelikten içi dışına çıkan Nil Karaibrahimgil’in bir röportajı bana da ilhamdır, izninle seninle de paylaşmak isterim;

Demiş ki Nil o röp’de;


“Ben Serdar’ın eşiyim, Aziz Arif’in annesiyim, Onur’un kardeşiyim, annemin kızıyım, Türkiye’nin Nil Karaibrahimgil’iyim ama ben “NİL’i KAYBETTİM” benim onu bulmam şart.

Bir pedagog’a söylediği bu cümleler karşılığında pedegog ona şu cevabı vermiş; “sizin kendinize ait bir ALANA ihtiyacınız var” Nil diyor ki upuzun olan bu röportajın özetinde bizlere de ilham olsun diye;
“HİÇ KİMSENİN HİÇBİR ŞEYİ OLMADIĞINIZ, SADECE KENDİNİZE SARILDIĞINIZ ZAMANLARINIZ OLSUN”

Nasıl geliyor kulağa dostum.

KENDİ hayatımızdan çıkmamak bana göre duyduğum en güzel VEFA, kaybolmamak için EVLATLARIMIZA sarılabildiğimiz gibi kendimize de sarılmayı asla unutmamalıyız ve bunu yapabildiğimiz her an’a büyük ŞÜKÜR duymalıyız.

Çünkü böyle bir Şükür bedene de kuvvet verir, bal olur, şifa olur, tat verir.
İzninle içimden gelenleri yazmak istedim ve istersen şimdi Nil’den birlikte BENDEN SANA şarkısını dinleyelim. Anneliğimize ve kendimize bunu yapmak bence çok iyi gelir.

Seni seviyorum.

Tekrar tekrar geçmiş olsun.

Dinçel LAÇİN
♥️♥️♥️

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Hayat insanlara kimlikler ve bu kimliklere bazen elbiseler diker. Benim de vardı böyle bir elbisem, birgün onu çıkarmaya karar verdim, onu çıkardığımda kendimi bir portakal gibi soydum, soydukça kabuklarımı, yeni bir BEN ile buluştum. Bir çocuk oyunu gibiydim sanki, portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir GER-ÇEK uydurdum, duma dum dum misali. İşte o kendime ayma anımda yeni kimliklerimle buluştum; Eğitmen. Profesyonel Koç. Ve acemi bir Yazar. Her şeyin acemiliğini seviyorum zira ben, Turgut Uyar'ın dediği gibi; "belki de asıl Ustalık budur, her zaman Acemi olmayı bilmek" Bunu unutmazsam/bunu unutmazsak daha daha daha elbiseler dikeriz kendimize, bedenimize ve tin'imize. Belki de YAŞAMAK budur. Selam olsun herkese.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
veda

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (11)

  1. 10 Haziran 2020

    Vefa ile şükürün elele verip YOL AÇTIĞI bir ortamda, içimize dönüp , GÖRDÜĞÜMÜZ YÜREĞİMİZE SARILMAK…Ve her şey…
    O kadar güzel ve samimi ki .. kalemize sağlıksağlık

  2. İçinde kendini bulabilen herkese yazılmış bir mektup olmuş Dinçel’im. Kalbinden dökülüp, kaleminle yolunu bulan cümlelerine sağlık. Yazıdan sonra Nil’in şarkısı da pek iyi geldi♥️

    • 15 Haziran 2020

      İçinde birbirimizi bulma isteği taşıyoruz her yeni yazılanda, ortak isteklerde buluşuyoruz bu yüzden sıklıkla.
      Şifa olsun her birimize Can Ruhdaş’ım benim ♥️💕

  3. Allah için seni çok seviyorum öyle güzel nasihatler var ki yazında anlayabilene kendime vefayı asla unutmayıp kulağıma küpe edeceğim bu yazı benim için yazıldı çokkkkk mutluyum 😘

  4. hepimize şifa oldu yazın çok teşekkürler

  5. Ah ahh sadece dostuna mı iyi geldi yazın sanırsın caanım Dinçel…Ruhuma nasıl iyi geldi bir bilsen…

Bir cevap yazın