Geçmişten Kurtulmanın Yolları
  • Facebook
  • Twitter
  • 28 Haziran 2020
  • 2
  • 413
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Abone Ol 

Geçmişten Kurtulmanın Yolları

Çoğumuz arkadaş sohbetlerinde günlük hayatımızdan, havadan sudan konuştuktan bir süre sonra geçmişimiz hakkında konuşmaya başlarız farkında olmadan. Bu ya eskiye özlemdir ya da orada kalıp çözüme kavuşmadığını düşündüğümüz olaylardır zihnimizde. Bazen kendi kendimize olduğumuz zamanlarda da zihnen geçmişe kaçışlarımız olduğunu fark ederiz. Zihnen uğraşlar verip geçmişte yaşadığımız olaylara verdiğimiz tepkilerin yerli yerinde olup olmadığını sorgular “Şimdi olsa şöyle yapardım” diyerek alternatif yollar çizeriz düşünsel olarak. Hala geçmişe müdahale edebileceğimizi sanıp yorarız kendimizi. Geçmişten kurtulmanın yolları nelerdir? Nedendir bu geçmişle bitmeyen uğraşımız?

Geçmişten Kurtulmanın Yolları

İnsan zihni psikolojik olarak nakış gibi işler yaşadığı her şeyi bilinçaltına. Bu kayıt esnasında duygu durumu ile yüklenen anlam algısı farklılık gösterebilir. Geçmişte yaşanan bir kayıp, yaşanan bir travma ve o yaşlarda hayat tecrübesinin yetersiz olması dolayısıyla çaresiz ve güçsüz kalıp bu kayıtların olumsuz olması kişide kötü izler bırakabilir. Kötü hissedilen her an bilinçaltındaki kötü algılanıp kaydedilen duyguları aktife edip şu anki olaya karşı fazla reaksiyon göstermeye ya da “Ben bunu geçmişte de yaşadım bu hep başıma geliyor” düşüncesi ile zihnindeki kalıba uydurmaya çalışacaktır kişiyi. Bugünkü mutsuzluğunu geçmişte yaptığı yanlış tercihlerinin sonucu olduğunu düşünenler de var. “Bu yanlışım yüzünden mutsuzum ve hayatım hep böyle sürüp gidecek” diye kendini yanlış kodlanmış düşüncelerine mahkum edenler de var bu yüzden.

Geçmişe yolculuk yapın

Zamanda yolculuğun imkansızlığı kadar buna karşı inanılmaz bir istek var insanoğlunda. Hangimiz istemez ki çocukluğuna dönüp o güzel günleri yeniden yaşamayı yada kötü geçen günlere dokunup kaderini değiştirmeyi? Bu tür yolcukları bilim kurgu filmlerinde izlerdik, şimdi bir çok dizi ve kitaplara da konu oluyor artık. Fiziken bir gün bu mümkün olur mu tartışılırken siz “Geçmişe yolculuğu” zihnen yapın. Evet zihninizde anılarınıza, duygularınıza dokunup yüzleşin her biriyle.

1. Kendinize anlayışla yaklaşın, kendinizle barışın

Yaşadığınız hayat her nasılsa bunun tek sorumlusu siz değilsiniz. İnsan hayatını her yönüyle kontrol edemiyor, başa gelen bazı şeyler sizin etkiniz dışında gerçekleşiyor. O zamanlarda içinde bulunduğunuz şartları göz önüne almayı ve o an için verilebilecek en akılcı kararı verdiğinizi görebilin. Kendinize yüklenmek hiç bir geçmiş sorununuzu çözmeyecek!
-Okuduğunuz okul için hazırlandığınız ortamları ve imkanlarınızı unutmadan, başarı durumunuzu direkt olarak kendinize bağlamayın. Yaşadığınız şehir, okumaya verilen önem, ekstra özel eğitim alıp almadığınız, maddi durumunuz tüm bunlar birer etkendi. Siz elinizden geleni yapmadınız mı başarılı olmak için? 

-İlk iş deneyiminizde yaptığınız acemilikler sizde kötü izler mi bıraktı?

Yanlış anladığınız bir konu yüzünden ya da yanlış bir uygulama sonucu yöneticinizden büyük tepkiler görmüş olabilirsiniz. Bir yanlışla belki de o işte tekrar hataya düşmemeyi öğrendiniz. Kaç yıl geçti aradan, siz o günkü acemi çalışan mısınız? Artık buna bir de güncel gözle bakın.
-Aşk acısı mı yaşadınız? Sevdiğiniz terk mi etti sizi? Onun için çok uğraş verip sonunda eliniz boş mu kaldı? Evet bunlar çok üzücü şeyler ama bir ilişkinin bitmesi fatura olarak yalnızca size kesilemez. Aşk iki kişiyle yaşanır. Kendinizi suçlayıp durmayın. Bir zamanlar sevdiğiniz kişiye hayret dolu bakıp nefret besleyip onun bu sevgiye değmediğini defalarca kendinize kanıtlamaya çalışmayın artık. Onun sayesinde kendinize geldiğinizi, kalbinizi “değecek” kişiye açtığınızı veya bunun için saklıyor olduğunuzu unutmayın.

-Maddi anlamda istediğiniz birikim ve standartta değil misiniz? Bu tamamen sizin suçunuz mu? 

2. Diğer insanları gözlemleyin

-Herkes harika okullardan mı mezun, öğrencilikleri çok mu başarılı geçmiş. Her biri hayalindeki işi mi yapıyor?
– Herkes işinde dört dötlük, verimli olarak çalışabiliyor mu? İşinde çok mu mutlu? Hiç hata yapmıyor mu? İnsanlar robot değil ki duygusuz bir şekilde her gün aynı başarıyı sergileyebilsin veya sıfır hatayla çalışabilsin.
-Herkesin özel hayatı çok mükemmel görünüyor değil mi? Özellikle sosyal medyada. İki saniyelik gülümseyen fotoğraflarını paylaşmanın ardında kocaman memnuniyetsizlik ve mutsuzluk içinde yaşayan çiftler de var. Aldatılan, terk edilen, değmeyenin peşinde koşan yada sakin huzurlu bir ilişki yaşayıp bunu kimsenin gözüne sokmayanlar da var. Her gördüğünüze inanıp kendinizi eksik hissetmeyin.
– Maddi anlamda herkes şanslı doğmuyor, kimi aile mirası ile kimi alın teri ile bazı şeylere sahip olabiliyor. Önemli olan hayata bir sıfır öde başlamak değil kazandığın hayatın kıymetini bilmek ve ona sahip çıkabilmek. Kazanmayı bilmeyenin kıymetini bilmesi, sahip çıkması pek işten değil…

3. Yaşa Be İnsanoğlu!

Kendini, insanları, yaşananları sorgulamayı bırak ve yaşa be insan! Hayat geçmişin peşinde koşarak değil anda kalarak anlam kazanabilir. Geçmişin için bir şey yapamayacağını bil ve bu günkü yaşamının geleceğini şekillendireceğini unutma. 

4. Geçmişten Kurtulmanın Yolları

“An” da kal. Aklına geçmişin geldiğinde tarihe bak, bu günde olduğunu bil.
-Geçmişten gelen mutsuzluklarını objektif olarak değerlendir ve sende oluşturduğu duyguları olumluya çevir.
-Hayatının neresinde durduğuna bir bak. Ona ne kadar hakimsin? Yönetimini geri al.
-Olumsuz düşüncelerin geldiğinde “Evet, haklısın ama şimdi neyi değiştirebilim?” diye sor ona. Cevap verememesi sana iyi gelecek.
-Olmak istediğin şey ve yer için neler yapabileceğine bak.
-Kendin için yapacağın hiç bir şey için zamanından çalma. Hayat önce senin.
-Yaşayacağın ve yapacağın şeyler için sıralamaya veya kurala değil içinden gelen isteğe bak.
-Hayatını başkası üzerine değil, kendine göre kur. Bir gün o olmazsa kendi ayaklarının üzerinde kalmayı bil.
-Uyandığın her sabaha şükret, gece yatarken o gün kendin için yaptığın şeylerin mutluluğunu içinde hisset.
-Bu kolay olmayabilir ama seni üzenleri affet. Üzdüklerin varsa eğer gönlünü al, geri kazan.
-Seni bilerek veya bilmeyerek üzen kişileri hayatında barındırma, değmeyecek insanların peşini bırak. Kimsenin değerini sorgulamasına müsaade etme ve enerjini düşüren kişilerden uzak dur.

Hayat kafamızın içinde kurup büyüttüğümüz, çekemeyecek hale getirdiğimiz kadar büyük değil belki de. Bunu görmeye çalışıp sadece mutlu olmaya odaklanmalı, sevginin ve sevilmenin kıymeti bilinmeli.

Samet KOCA

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

2 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM