Çocuklarımız İçin Lütfen Dikkat
  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • 13 Haziran 2020
  • 7
  • 177
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Abone Ol 

Çocuklarımız İçin Lütfen Dikkat

Bu aralar çocuklarımıza ekstra dikkat etmemiz söyleniyor. Çocuklar üzerinden oynanan algı manipülasyonlarının artacağından bahsediliyor. Bu konuda yeni bilgiler öğreniyorum. Bir kaçını paylaşmak isterim sizlerle. Önemli, çünkü toplum bir nesille yeniden yeşeriyor filizleniyor. Lütfen sonuna kadar okuyun, geleceğimiz için, çocuklarımız için okuyun…

Çocuklarımız İçin Lütfen Dikkat

2 milyon yeni bağlantı

Bir bebek dünyaya geldiğinde o kadar heyecanlanıyorum ki; çünkü bir alemin dünyaya geldiğini biliyorum. Kocaman bir alem.. Bir bebeğin beynindeki nöronların – hayatının ilk iki senesinde – saniyede 2 milyon yeni bağlantı kurduğunu öğrendiğimde çok heyecanlandım. Çocuk iki yaşına geldiğinde ise tipik bir nöronun 15 bin bağlantısı oluyormuş, yani yetişkinlerin nöron bağlantılarının iki katı kadar. Canım Allah’ım doğal nizamını o kadar adaletli kurmuş ki, bilirsiniz, bu iki senede bebek, anneyle güvenli bağlanma, tensel bağlanma dönemindedir. Ne kadar çok güven, sevgi, alaka varsa anne ve bebek arasında, o kadar güçlü bir bağlanma olur. Hatta her şeyimizi düzenleyen rehberimiz, Hazreti Kuran’da, bu güvenli bağlanma sağlansın diye 2 yaşına kadar bebeğin emzirilmesi gerektiği yazar. O kadar hayranım ki Yaradan’ıma, hiçbir şeyi es geçmeden nasıl da alakadardır kuluyla..

İki yaşından sonra ise, artık büyüme durur ve sanılanın aksine insanın o noktadan itibaren kim olmaya dönüşeceği, hayat ilerledikçe kazandığı yeni nöron bağlantılarıyla değil, tam tersi kaybettiği nöron bağlantılarıyla şekillenir. Yani çocuğun iki yaş itibariyle, beyninde tüm bağlantılar zaten tamamlanıyor ve o noktadan sonra çocuk, neye odaklanır, ilgisini neye yöneltirse sadece o konularla ilintili nöron bağlantıları korunuyor ve diğerleri kaybediliyor.

Lütfen sıkılmayın, okumaya devam edin çok ilginç bilgiler geliyor…

Ve bir başka önemli bilgi, insan bilincinin %96’sı hatta kiminde yüzde 99’u bilinçaltı tarafından yönetilir. Çocukluğunun 0-7 yaş arasındaki döneminde bilinçaltına kaydedilenlerin farkında bile olmayan insan, bilinçaltı temizliği (nefis tezkiyesi) yapmadıkça o süreçte kaydettiği tüm programları hayatının geri kalanında oynatıp duruyor. 0-7 yaşta çocuk, teta beyin dalgasında yani algıladığı her şeyi kayıt ediyor. Şuraya bağlamak istiyorum konuyu, kim bilir o masum sandığımız bilgisayar oyunları, çizgi filmlerle, müziklerle çocuklarımızın bilinç altlarına neler kaydediliyor. Ahh.. Hissettiğim acizliği yazıya dökemiyorum…

Bu yoğun bilgilerden sonra sizinle paylaşmak istediğim asıl şey şu. Bir takım algı manipülasyonlarıyla mesela şiddet ve cinsel içerikli dergiler, oyunlar, çizgi filmler, müziklerle çocuklarımızın bilinci teslim alınabiliyor. Ve insan evet başlangıçta tertemiz doğuyor; ama hayvani nefsin kötüye de meyli olduğu için bu kötüye olan meyil algıların yönetilmesiyle suistimal edilip kullanılıyor. Mesela Simpsons’ı üreten karikatürist Matt Groering’in, çocuklar için yapılmış ‘ gibi’ görünen subliminal mesaj bombardımanı yapımlar (çizgi filmler ) yüzünden kendi çocuklarını TV’den tamamen uzak tuttuğuna ilişkin rivayetler var.. Düşünebiliyor musunuz! Geçenlerde bilgisayarda bir dizi izliyorum. İçinde yoğun şekilde pedofili öğeler var.

İnanır mısınız bilmem, o ses ve görüntüleri izlerken içim kaldırmadı, kulağımdaki kulaklığı çıkartıp görüntüleri atlayarak izledim. Yani izlemeye devam etsem şu yaşıma geldim -hoş bunun yaşla da ilgisi yok ya- bir takım manevi korunma kalkanlarıma (zikir, dua, namaz gibi) rağmen o görüntü ve sesler beni etkisi altına alabilecek kuvvetteydi. Anneler, babalar, öğretmenler lütfen ama lütfen uyanık olalım!

Ne olur müzik deyip geçmeyelim, seçici olalım!

Dinlediğimiz, çocuklarımıza dinlettiğimiz müziklere de dikkat edelim. Benim aklım almıyor 4 yaşındaki çocuğun dilinde ‘Gül gibi uyuyan yılanı uyandırdın’ nağmeleri… Geçen yıl hiç unutmam, 5 yaşında iki kız çocuğu, baştan sona ezberledikleri ‘Sinsirella’ şarkısını söylüyorlardı bangır bangır. Benim söylemeye çekineceğim şarkıyı baştan sona kaydetmişler o körpecik zihinlerine düşünebiliyor musunuz?! Gerçekten şaşkınlıkla izliyorum, o tertemiz bilinçlerin köhneleşmesini şaşkınlıkla izliyorum. İsim vermeyeyim – anlaşılmayacak gibi değil zira- şeytana hizmet ettiği çok belli olan genç bir kızın peşinden sürüklenen gençlerimiz var bizim ne olur ne olur dikkat edelim.

Mesela bir örnek, 1970’lerde popüler bir heavy metal rock grubunun ‘Better by you better than me’ adlı şarkılarında tekrar eden sözler neticesinde iki genç üzerinde bir telkin gibi intihar eğilimi yarattığı iddiası medyaya düştü. Bu iki gencin bu şarkının da yer aldığı albümü dinledikten sonra kendilerini kafalarından vurdukları ortaya çıktı. Ve daha sonra anlaşıldı ki bu iki genç şiddet gördükleri bir ailede yetişmişler. Sevginin, alakanın, güvenin olmadığı bir ailede büyüyen bu gençlerin zaten bozuk psikolojileri üstüne bir de sen değersizsin, git kendini öldür. Hayat değersiz, hadi yap şunu! gibi telkinlerle canlarına kıymaları zaten an meselesi. Hatta hatırlarsanız geçtiğimiz dönemde bir bilgisayar oyununun çocukları intihara sürüklediği haberleri yayıldı Ülkemizde. Biliyorum kasvetli bir yazı oldu; ama artık uyanmalıyız, nesillerimizin nerelere sürüklenmek istendiğine uyanmalıyız. Mesela artık, 3 yaşına kadar TV, tablet, telefona çocuğun asla yaklaşmaması gerektiği gerçeğine uyanmalıyız..

İşte bu yüzden çocuklarımız için 0-7 yaş önemli, çok önemli.

Tüm bunları yazarken, bilgilere ulaşırken inanın ruhum karardı; ama bunları bilmemiz gerek; daha güvenli bir ortamda çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimizin cevabını bulabilmek için bunları bilmemiz gerek. Canımız Allah’ımızın ilk indirdiği sure neden Alak (alaka, ilgi, kan pıhtısı) Suresi hiç düşünmez miyiz? Hiç düşünmez miyiz sevginin, saygının, anlayışın her şeyin temeli olduğunu? Çocuklarımızın izlediklerine, dinlediklerine, okuduklarına ne olur dikkat edelim. Ve son olarak ve bence en önemlisi ne olur Kuran açalım evde, Kuran dinleyelim, dinletelim. Artık şu devirde, hepimizin, her şeyin belli frekanslarda titreşen ışıklardan ibaret olduğumuzu bilmeyen yoktur diye ümit ediyorum.. Sinsin duvarlara o yüce ses güzel insanlar.

Rehberimiz, Peygamberimiz ve Kuran’ımız olsun, ne olur. Artık gözlerimizdeki perdeleri kaldırma vakti, artık uyanma vakti… Gözlerimizdeki perdeleri kaldıracak olan göz hekimimize yani her ayet ve suresinde sayısız hikmetler bulunan Kur’anımıza, Allah dostlarına sarılalım lütfen. Yoksa kaybolmak an meselesi… Sevgiler..

KAYNAKÇA

Deniz ERTEN, Misafir-im İşaret4, Mona Yayınları

Melda ÇÜÇEN / Çocuklarımız İçin

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

7 yorum

  1. Canım Meldam “bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz” nakaratıyla büyüyen şanslı bir kesim vardı, şanssız olan kardeşlerim de malesef başka yolu seçti.Birkac kelimeden oluşan bu şarki nakaratıyla geçmişte de neler olduğuna şahit olduk.Kaldıki bu bir oyun değil sadece şarkının nakaratiydi.Şimdiyse işler oldukça karışık bir hal aldı.Bu konu can damarım zira 13 yaşın da bir erkek annesiyim ve Rabbimden her an yardım,kolaylık ve merhamet istiyorum evlatlarımız için.Zor diyerek zorlaştırmak istemiyorum,”aydinlik” ve “idrak” diliyorum beyinlerimize.Allahim razı olsun bu detayları bizimle paylastigin icin kardeşim.

    • Allah’ım senden de razı olsun, ablacım, şeytan da elbet görevini yapacak eyvAllah diyebilmeyi nasip etsin Allah’ım; ama şeytana karşı da dediğin gibi farkındalığımızı idrakimizi kolaylıklarla nasip eylesin, yardım etsin Allah’ım her zorlukla beraber bir kolaylık vardır mutlaka..

  2. O sübliminal mesajları özellikle araştırmıştım bir dönem, insanı dehşete düşürüyor gerçekten. Çocukların, gençlerin izleyerek, dinleyerek zehirlendiği bir yer oldu dünya ve biz de buna ortak oluyoruz maalesef. O kadar güzel anlatmışsın ki ta en baştan. O güzelim, kusursuz beyinleri kriletmeden , zehirleyip uyuşturmadan ciddi bir farkındalık ve sorumlulukla hareket etmemiz gerekiyor ebeveynler olarak. Belki ekranlardan tamamen uzak tutmak imkansız ama ciddi sınırlar koyarak ve izlediklerini, dinlediklerini önce kendi süzgeçimizden geçirip temiz olduğuna ikna olduktan sonra sunmalıyız çocuklarımıza. Gelişimine katkı sağlayacak türden şeylerle beslemeliyiz o taze beyinleri.
    Çok önemli bir konuyu anlatmışsın bütün hassasiyetinle, emeğine sağlık canım Meldacım, var olasın🙏🏼

  3. Can arkadaşım ne güzel damıtmışsın tüm bilgileri sen de var ol hep hep. Evet önce kendi süzgecimizden geçirmemiz gerek; fakat bunu yapabilmek için -şimdi aklıma geldi- sanırım önce süzgeçlerimizi temizlememiz gerek. Allah’ım her birimize yardım etsin.

  4. Önce kendime sonra da oğluma okudum bu altın değerinde ki yazıyı Melda’cığım.
    Bugün oğluma bu konuda bir tohum attıysam eğer sebebi sensin.
    Geçenlerde Deniz Erten hocanın da bu konuda bir yayınına denk geldim.
    Üstüne bu!
    Hayat ciddi şekilde uyarı çekiyor bence bizlere.
    Bir anne olarak çok ama çok teşekkür ederim ele aldığın konu için.
    İyi ki varsın.

    • Estağfurullah can arkadaşım, o tohumu Rabb’im her an her yerden atıyor her birimize. Ben de yazıyı yazarken Deniz Erten’in kitabından çok faydalandım, her an doğru bilgiye ulaşmak için çabada olup uyanık olalım inşaAllah canım benim. O kadar kıymetli ki şu yazdıkların ne mutlu bana, Rabb’im sana ve oğluna dokunabilmek için beni kullanmış. İyi ki sen de varsın.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM