Reyhan Yılmaz
Reyhan  Yılmaz
yreyhany@gmail.com
Kronos ve Kairos Zamanı
  • 3
  • 246
  • 25 Nisan 2020 Cumartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 4,50.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Nasıl da hızlı geçti vakit?

Zaman dondu sanki, bir türlü ilerlemiyor.

Emin misin, süre bitti mi yani?

Zamanın iki farklı boyutu Kronos ve Kairos

Zamanın içinden geçerken hiç farkında olmadan ne kadar da çok yargılıyoruz zamanı. Halbuki  tek bir “zaman” ifadesi bazen kısacık bazen de çok uzun bir anı anlatıyor. Oysa Antik Yunan’da zamanın iki boyutu olduğuna inanılır ve ikisi için de ayrı sözcükler kullanılırmış. Zamanın bir boyutu “kronos” kelimesiyle dile getirilirmiş ki bu da genellikle somut olarak kullandığımız, planlar yaptığımız, ölçülebilen bir anlam ifade ediyormuş. Diğer bir boyutu da “kairos” kelimesinde saklı ki bu da zamanı ölçmek yerine içindeki değeri, insanın o anla bütünleştiği, odaklandığı, adeta bir nehir gibi akıp gittiği anı temsil ediyormuş. Antik Yunan’da zamanın bu denli farkındalıkla kullanılması ve anda kalabilmenin önemine o kadar sahip çıkılmış ki günümüz dünyasında birçok makalenin, kitabın yapamadığı etkiyi iki kelimeyi farklı anlamlar için kullanarak çok güzel ifade etmişler diye düşünüyorum.

Reyhan Zamanı

Günümüz dünyasında bizler kairos zamanları yaratabilmek için ya haftasonu veya daha uzun soluklu tatiller bekliyoruz. Hayliyle bu da insanlarda daha stres yaratan bir durum haline gelebiliyor. Oysa ki kairos zamanı için deniz kenarına, beş yıldızlı otele veya dışarıdan herhangi bir şeye bizi bağımlı hale getirecek bir koşula ihtiyacımız yok. İnanıyorum ki kendini tanıyan bir insan evdeyken bile on dakika da olsa kairos zamanı oluşturabilir ve zamanın akışını unutup kendi ruhunu doyasıya besleyebilir. Türkçemizde bu anlar için özel olarak ayrılan bir kelime bulunmamakta ancak ben uzun zamandır kairos zamanlarıma “Reyhan zamanı” diyorum. Öyle bir bağımlılık oluşturdu ki bu zaman dilimi ben de ilkel beynim bu zamanı “olmazsa olmaz” olarak kaydetti ve aramızda kalsın ama sanırım ilkel beynimi bunu yapmazsam hayatta kalamayacağına ikna ettim.?

Neler yapıyorum?

Az evvel bahsettiğim gibi ilave bir koşula bağlamıyorum kendimi. Kimi zaman kitap okumak, yazı yazmak, kimi zaman çayımı veya kahvemi alıp beynimin fişini çekmek, kimi zaman  hayal defterimi açıp neler yapmak istediğime göz gezdirmek, kimi zaman da sevdiğim biriyle sohbet etmek. Elbette hepimize göre değişecektir bu zamanın içeriği. Ancak tek önemli bir şey var, gün içinde mutlaka en az üç defa on dakika bile olsa ruhun için bu zamanı dilimi için alan açmak.

Sandviç modelli bir gün

Hatta gününü sandviç haline getirebilirsin. Diyelim ki şöyle bir sıralama:

Uyandın, kairos zamanı, sorumluluklar (işler)

Kairos zamanı, sorumluluklar,

Uyumadan evvel kairos zamanı ve uyku.

Yani, güne kendi ruhunu besleyerek gözlerini açıp, kapamadan önce yine ruhunu besleyerek günü hediye paketi gibi kapatmak oldukça sağlıklı bir ruh hali oluşturacaktır. Ancak dikkat etmek de fayda var ki zamanın “kairos” boyutunda dünyanın dönmesiyle senin de başını döndürecek. Ruhunu beslediğin gibi fazlalıklardan da arındırdığın, duygulardan frekansı en yüksek olan saf/koşulsuz sevgiyi deneyimlemeye doğru yola çıktığın eylemlerde bulunmak, güzel niyetlerle yola çıkmak hayati önem arz ediyor.

Haydi o zaman kairos zamanın içeriğini oluşturup gün içinde bu boyutun nitelik ve niceliğini artırmaya!

Sosyal Medyada Paylaşın:

3 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM