Tolga Özşahin
Tolga  Özşahin
Tolgaozsahin@gmail.com
Kötü Alışkanlık Neden Olur?
  • 2
  • 388
  • 29 Nisan 2020 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Kötü alışkanlıklara örnek verirsek sigara ve içki bağımlılığı, madde bağımlılığı gibi herkesin bildiğinin yanı sıra; üşengeçlik, yapılması gereken şeyleri ertelemek ya da bilgisayar, telefon, internet bağımlılığının yanı sıra gecenin bir vaktinde kendini buzdolabının önünde bulup kalorisine dikkat etmeden önüne gelen yiyecekleri tüketmek gibi kötü alışkanlık örneklerimizi çoğaltabiliriz.

İyi veya kötü olsun tüm bu alışkanlıkları bizler kalben isteriz. Bu işe kalbimizi düzeltmekle başlayabiliriz. Yeter ki bu kötü alışkanlıklardan kurtulmayı kalben ve fikren istemiş olalım. Hz.Muhammet (sav) hadisi şerifine göre “İnsan vücudunda bir et parçası vardır o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut bozulur. İyi bilin ki, işte o et parçası kalptir.” anlamak isteyene gayet net bir hadis.

Günümüzde ceplerimize dünyaları sığdırdığımız bir cihaz var, cep telefonları. İşte bu cihazları hangi durumlarda kullandığımız alışkanlıklarımız için bizlere yol göstericidir.

Kötü Alışkanlıklardan Nasıl Kurtulurum?

İnsan hayatı bir süreklilik veya bir devamlılıktan ibaret değildir. Bir işle meşguliyet bittiğinde, bir başka işle meşguliyete girme arasında boş bir vakit vardır. İşte bu boş vakti kişi kendi yararına kullanıp boş boş işlere zaman harcamadan geçirmesi kötü alışkanlık lardan kurtulmasının vesilelerinden biridir. Bununla ilgili olarak Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim’de ise şu şekilde buyurulmuştur; ”İnşirah Suresi, 7. ayet: O halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya devam et.” ayeti indirilmiştir.

Kendini düzeltme yoluna gitmeyen ve hayatına olağan kötü alışkanlıklarıyla devam edenler. Kendileri bunun farkında olmasalar bile hayatlarında bir manevi boşluk yaşarlar. İşte bu boşluğu yapmış oldukları kötü alışkanlıklarıyla doldurmaya çalışırlar ama nafile. Yetersiz kalacaktır çünkü aslında yapmak istedikleri şey zaman öldürmekten öteye gitmez. Bunun sonucunda da kendilerini bedenen ve ruhen yorgun hissederler ama arayışları ve aradıkları şey hep yanlış yerlerdedir. Kendini vicdanen ve yanlış yaptığı bilincinde olanların bu ‘kötü alışkanlık ‘larından kurtulmaları mümkündür.

Kıssadan Hisse

Tüm bu anlattıklarımı daha da akılda kalıcı olması için bir hikaye ile pekiştirmek istiyorum: Cinayet, tecavüz, hırsızlık, gasp gibi birçok suçtan dolayı hapiste olan iki adam ceza evinde tutuklu olarak son günlerini geçirmektedirler. İçerde geçirdikleri süre içerisinde birbirlerine, buradan çıkınca hiçbir suça dahil olmayacaklarına, hep iyilik yapacaklarına, ahlaklı yaşayacaklarına, yardımsever olacaklarına karşı söz verirler. Birkaç gün sonra cezaevinden çıkarlar ve gözlerden uzak, huzurlu bir yaşam geçirmek için şehirden uzak, kırsal bir köye yerleşmek isterler. Ancak burada bu iki kafadarı tanırlar ve kötülük yapacaklarını düşünerek içlerinde barındırmak istemezler. Bu iki kafadar başka bir köye giderler burada da başlarına aynı olay gelir. Daha sonra bir başka köy derken birkaç köy gezerler ama hiç kimse bu ikisini kendi yaşam alanlarında görmek istemediklerinden yanlarında barındırmazlar.

Bu ikili bir karara varmak için aralarında konuşur ve farklı bir ülkeye, hiç tanınmadıkları bir yere yerleşmeye karar verirler. Kilometrelerce yol gittikten sonra önlerine, üzerinde köprüsü olmayan bir dere gelir ve bu dere öyle hızla ve yoğun bir şekilde akmaktadır ki karşıya geçerken biraz zorlanacaklardır. Tam karşıya geçecekleri sırada derenin kenarında küçük bir kız çocuğu olduğunu fark ederler. Birisi gider ve kıza burada ne aradığını sorar, kız ise karşıya geçmek istediğini ancak dere çok yoğun aktığından dolayı geçemediğini anlatır. Bu iki kafadardan uzun olan kıza, eğer isterse onu kucağına alarak karşıya geçirebileceğini söyler ve küçük kız bunu kabul eder. Bu sayede hepsi karşıya geçerler.

Kızı dere kenarında bırakarak yollarına devam ederler.

Fakat aradan iki gün geçmiştir ve kısa olan uzun olanla iki gündür konuşmamaktadır. Bir yerde mola verdiklerinde uzun olan artık dayanamaz ve kısa olana neden iki gündür kendisiyle konuşmadığını sorar. Kısa olanın açıklamasına göre arkadaşının vermiş olduğu sözü tutmadığını ve o küçük kızı kucağına aldığını anlatmaya başlar. Uzun olanın cevabı çok nettir;

Ben o küçük kızı dereyi geçer geçmez kucağımdan indirdim ve orada bıraktır. Anlaşılan o ki sen iki gündür hala kucağında taşıyorsun…

İnsanın kalbindeki fikrine, fikrindeki ise diline vururmuş…

“B” ب Harfinin Sırrı Nedir?

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

  1. Hadislerin de varlığı ile konu anlatımı bambaşka bir boyut kazanmış. Kaleminize sağlık?

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM