Şadan Yer
Şadan  Yer
sadanyer@gmail.com
Kendime Not!
  • 6
  • 247
  • 20 Ocak 2020 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 4,67.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Salih Efendi’den Kendime Not…

Bir güzel adamdır Salih Efendi, bir meczup daha ziyade, bilge bir meczup. Meczupların hepsi biraz bilge değil midir zaten? Büyük ve geniş bir aileye doğduğunu söylerler. Dedelerle, ninelerle büyümüş, gelenek ve göreneklerine bağlı bir ailede. Sonra ne olduysa yollara düşmüş yolu. Kapıdan bir kere çıkmış ve çıkış o çıkış. Aradığının ne olduğunu bilememiş, anlayamamış kimseler. Yürüdükçe yürümüş Salih Efendi, sustukça susmuş. Evsiz diye nitelendirilmiş, yurtsuz diye anılmış, pis denmiş, deli denmiş…demişler de demişler.

Sus

Susmuş Salih Efendi…Sus pus olmuş.Vakti zamanını bekliyordu belki de. Hep susmuş. Sustukça bilge olmuş, sustukça büyümüş, büyümüş, büyümüş. Rabbim şimdi de benim yoluma çıkardı Salih Efendiyi. O, sokaktaki karo taşların çizgilerine basmamaya çalışırken, aynını yaparken buldum kendimi bir anda. Beni fark etti ama sustu, durdu, baktı. Sonra, devam etti yürümeye. Bu kez dikkatsizce, yalpalayarak. O bir adım önde, ben arkasında bir parka doğru yürüdük. Korkmadım Salih Efendiden…Hem de hiç! Yol ne onu, ne de beni sokaktaki bir karo taşın üzerinde boşu boşuna buluşturmuş olamazdı. Yürüdük. Bekledim, ta ki o bir yer seçene kadar. Kahverengi, yıpranmış, uzunca bir banka oturdu usulca. Ben de diğer ucuna. Sustum, biraz tedirgin. Hiçbir beklediğim yoktu ondan ve onun da benden. Yaprakların hışırtısı, güneşin yakıcı sevgisi altında öylece oturduk. Göz ucuyla ne yaptığına baktım, parmaklarıyla oynuyordu. Çantamdan kitabımı çıkardım ben de. Öylesine, sakince…

Kendime Not

Henüz ikinci satıra varmadan Salih Efendi huzursuzca kımıldandı. Kapattım kitabın kapağını, çantama koydum. Onun baktığı yöne bakıp sustum. Çocuklar geçti önümüzden, ihtiyarlar geçti, sevgililer geçti. Biz iki heykel gibi hiç kımıldamadık, susarak karşıya baktık. Susmak hiç bu kadar güzel olmamıştı. Dilim, damağım, ruhum dinlendi. Sustukça sustum. Sevindim halime çocukça. Ne uzun uzun çalan telefonuma cevap verdim, ne kucağıma topları kaçan çocuklara. Sustum. Merak etmeye başladım sonra, Salih Efendi ile beraber sus pus olalı ne kadar zaman geçmişti. Sustukça ne olmuştu, susmaya rızası var mıydı yoksa buna mecbur mu bırakılmıştı. Sonra büyü bozuldu. Salih Efendi’ye merakla ve kınayarak bakan gözlere konuştu kalbim. Çocukların onu “pis adam” diyerek kınamasına, gülüp geçmelerine, yetişkinlerin göz ucuyla bir ona bir bana, daha çok Salih Efendi’ye bakmalarına konuştu da konuştu kalbim. Yetti adaletsizlikleriniz, aynı olmanız, yetti farklıyı hor görmeniz, kötü olmanız diye diye konuştu da konuştu kalbim. Büyü bozuldu. Benim haksızlığa susabilmem sadece birkaç dakika sürdü.

“Sus”… kalbinle sus, dilinle sus, içinle dışınla SUS…diyen Rabbime verdiğim söz, O’nun (c.c) özene bezene yarattığı Salih Efendi ile sadece birkaç dakika sürdü. O susmaya devam etti. Canımla, kanımla “onu kınayanlara” söylendiğimi bilmedi. Adres şaştı, hedef şaştı bir an. Unutuverdim hakikati. Anlamış gibi, içimdeki yangını hissetmiş gibi sert sert gözümün içine baktı birden. Öğrenemeyeceksin der gibi…Sen de ben de şu mavi gök kubbe altında, yalnız O’na (c.c) emanetiz, şüphen mi var der gibi! Birkaç saatliğine öğretmenim olan Salih Efendiyi karşıma çıkaran, mucizeler sahibi o yüce güç, yine bir mesajla gösterdi mucizesini. Ben varım dedi BEN! Sen de yoksun, Salih Efendi de yok, isimler koyulmuş kullarım da yok…İkilik yaratma dedi, BEN’i dinle! Bana teslim ol! benden ol, bana uy, bana dost ol… KUL OL!

Sosyal Medyada Paylaşın:

6 yorum

  1. Rabbim yolumuzu Salih efendiler çıkarsın hep çıkarsında ders olsun içimizdekilere

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM