Ahu Kınay Zabun
Ahu Kınay  Zabun
ahuzbn@gmail.com
Ömer Hayyam Rubaileri
  • 2
  • 311
  • 05 Aralık 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Hayyam Doğulu bir düşünce ve şiir adamı olmasına karşın, daha çok Batı’da gerçek değerini bulmuş. Neden dersiniz? Yunan filozoflarıyla bir yakınlığı, gelenekleri ceviz kabuğunu kırıp öze gitmek istediği, başkalarından çok kendini söylediği, dünya ötesini inkar ettiği, bilgin olduğu kadar bilimden kuşkulandığı için mi? Bunu düşüneduralım diyor Sabahattin Eyüboğlu. Bir yandan bu söylenenleri düşünürken bir yandan da ” Ömer Hayyam Rubaileri “ ne göz atalım.

Gül verme istersen, diken yeter bize.

Işık da vermezsen, ateş yeter bize.

Hırha, tekke, post most olmasa da olur,

Kilise çanları bile yeter bize.

Ömer Hayyâm’ın XIX. yüzyılın ikinci yarısında üne kavuşmasında rubâîlerinin Batı dillerine yapılan tercümelerinin rolü büyüktür. Daha önce bazı çeviriler yapılmışsa da özellikle Edward Fitzgerald’ın rubâîlerden yaptığı serbest çeviri Hayyâm’ın şiirleriyle düşüncelerinin Batı’da şöhret kazanmasında etkili olmuştur. Hayyâm’a nisbet edilen rubâîlerin sayısı derleyenlere ve neşredenlere göre değişmektedir.

Beni özene bezene yaratan kim? Sen!

Ne yapacağımı da yazmışsın önceden.

Demek günah işleten de sensin bana:

Öyleyse nedir o cennet cehennem?

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) nın İslam Ansiklopedisinde ise şu bilgiler yer alıyor:

Şiirlerinden hareketle Hayyâm’ın şaraba düşkün, sarhoş bir kişi olduğu yolunda bir düşünce geliştirmek istenmişse de şairlerin, özellikle de sûfî eğilimli olanların kullandıkları içkiyle ilgili kelimelerin tamamen sembolik anlam taşıdığı bilinen bir husustur. Nitekim klasik Türk edebiyatında şaraba karşı tavrı ve aynı zamanda dindarlığı ile bilinen birçok şair Hayyâm’ı sûfî bağlamında ele alıp onu bir aşk şairi olarak görür, şiirlerinde çokça kullandığı şarap ve şarapla ilgili kavramlara tasavvufî anlamlar yükler. Bu sebeple Hayyâm’ı melâmîmeşrep bir şair diye kabul edip şiirlerini buna göre yorumlamak gerekir. Şiirde rubâî kalıbına olan ilginin artmasında önemli rol oynayan Hayyâm’ın İran şiirindeki etkisi sadece bu kalıpla sınırlı kalmamıştır. Birçok şairin gazel ve kıtalarında da Hayyâm’ın izlerini görmek mümkündür. ( TDV İslam Ansiklopedisine bkz.)

En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;

İyilik seven kötülük edemez zaten.

Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:

Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen.

Ömer Hayyam Rubaileri ve dahası

İranlı astronom, bilim adamı, şair, bilgin ve filozof olan Ömer Hayyam’ın asıl adı Giyaseddin Ebu’l Feth Bin İbrahim El Hayyam’ dır. Bir çadırcının oğludur, bu nedenle acem dilinde çadırcı anlamına gelen soyadını babasının mesleğinden almıştır. Ömer Hayyam, İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu olduğu gibi Batı ülkelerinde adına birçok dernek kurulmuş, rubaileri bütün batı dillerine çevrilmiştir. Matematik, fizik, astronomi ve tıp alanlarında birçok icadı ve önemli eseri bulunmaktadır. İbn-i Sina’dan sonra Doğu’nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul edilir.

Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse

Eğretidi bu ömür diye giydiğin elbise;

Mıhları gevşek bir gölgeliktir beden çadırı,

Pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse.

Hayyam, rubailerini yazarken oldukça kolay anlaşılan, akıcı ve açık bir dil kullandı. Şiirlerinde gerçekçiydi. Yaşadıklarını ve gözlemlediklerini olduğu gibi dile getirdi. Ona göre, en şaşmaz ölçü akıl ve sağduyuydu. İnsanoğlunun, gerçeğe ancak akıl yolu ile ulaşabileceğini savunurdu.

Büyükse de isyanım, kötülüklerim,

Yüce Tanrı’dan umut kesmiş değilim;

Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın

Rahmete kavuşur elbet kemiklerim

Şiirlerinde zamanının haksızlıklarını ve saçmalıklarını ince ve alaycı bir dille yerdi. Dörtlüklerinin konusunu aşk, şarap, dünya, insan hayatı ve yaşama sevinci gibi temalardan seçti. İnsan hayatının ana dokularına felsefi bir gözle baktı.

Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde:

Senden ayığız bu sarhoş halimizde.

Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:

İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde?

Hayyam’ın inancı çok tartışmalara yol açmış kimi kesim tarafindan inançlı; kimi kesim tarafından inançsız olarak değerlendirilmiştir. Karar verebilmek ve O’nu anlamak için yaşadığı dönemi çok iyi bilmek gerekmektedir.

Ömer Hayyam Dörtlükler-Rubailer okumak isterseniz İş Bankası Kültür yayınlarını tavsiye edebilirim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM