Nazlı Aydın
Nazlı  Aydın
biriktirdiklerimde@gmail.com
Gönül Yaprağı
  • 2
  • 137
  • 01 Aralık 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Kasım toparlandı gitti işte. Aralık da yakında toparlanır bu gidişle. Bavulları yavaştan hazırlamaya başladı bile. Ömür sayfasından bir kaç yaprağı daha geriye attık. Birkaç yaprak daha geriye atıldı. Kopmadı, insan “gönül yaprağı” nı atamaz koparamaz ki zaten. Anılarınızı silebilir misiniz?Silemezsiniz, bu yüzden gönül sayfası geriye atılır, koparılmaz. Koparılsa hayat çekilmez olmaz mıydı?

Anılar …Hatırlamak istediğimiz ve belki de hiç hatırımıza getirmek istemediğimiz anılar. Hatırlamak istediklerimiz aslında hatırlayamadıklarımız ve hatırlamak istemediklerimizi aslında hiç unutmadığımız hayatımız. Hatırladıklarımızla ve hatırlamadıklarımızla farkında olmasak da biz oluşturan, bizleri biz yapan geçmişimiz. Her bir parçasıyla bizi oluşturan anılar defteri.

Bu bağlamdan yola çıkarak söyleyebiliriz ki insan hatırlamakla lanetlendi.Düşünün bu lanet için unutkanlık tedavisi alıyoruz. Çoğumuz unutkanlığın kötü olduğunu düşünürüz.Bunun için tedavi görürüz.Ama şunu hep unuturuz ,insanız neticede unutmakla mükellefiz. Unutmak nimettir en çok bunu unuturuz. İnsan değil miyiz?

Sabah olmadı mı?

En kötü geçen geceni düşün . Sabah olmadı mı? Oldu. Peki sen hala o geceyle mi yaşıyorsun? Hayır,çünkü unuttun. Belki bir nefes gibi ensende geçmişteki acıların. Ama hepsi gönül defterinde geriye atıldı. Sen fark etmedin belki ama gönül yaprağında geri atılan o anılar senin unuttukların idi.

Gönül yaprağı

Şimdi yaşadığın en korkunç günü,olayı düşün.Seni mahveden “Asla toparlanamam.” dediğin o gün, olay… Toparlanamadın mı cidden? Geçti işte. Ya geçmeseydi? Çünkü unuttun. Yaprak geriye atıldı. Gönül yaprağı kenara kaldırdı. Ya unutamasaydın ya o gün hiç geçmeseydi? Buradan baktığında unutmak fiili nimet değildir diyebilir miyiz? Hayır, kesinlikle unutmanın nimet olduğunu söyleriz.

Keşke çokça gelişen teknoloji bizim kötü anılarımızı silen, iyi anlarımızın ise hep orada olduğunu bize hatırlatan bir makine geliştirse.Ne güzel olurdu.Hayatında ne değişirdi?Onun gözlerine dalıp gittiğinde yaşadığın huzuru veya çocukluğunda yaşadığın huzurlu günleri geri getiren bir teknoloji.

Sobanın üstünde portakal ve ya mandalina kabukları ,kabukların yanında demlik .Arada kaynayan suyun taşmasıyla gelen cızırtılar.Sobanın daima üstünde duran güğüm. Annenin şen kahkahası. Kardeşinle oynadığın güzel oyunlar ve farklı odaya geçtiğinde soğun kendini hissettiren o ürperme hissi.

Sobanın yanında leğen ,annenin elinde bir kalıp sabun.Hepimiz ne kadar mutluyduk.Gönül defterinden geriye atılan o yaprakları keşke teknoloji bize yeniden yaşama şansı verse.Bir tuş olsa mesela hepsini tekrar yaşasak.

Bu tuş senin elinde olsa hangi gününe geri dönmek isterdin?

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

  1. Unutmak anın değerini bilmemiz için verildi belki de. Yarın unutacaksın, iyisi mi şimdi doya doya yaşa.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2019-12-15 19:35:47
2019-12-15 19:31:30
Piraye Gibi Sevmek - BİRİKTİRDİKLERİM: […] Nazım‘ına dönmedi […]
2019-12-15 19:15:04