Serpil Tuncer
Serpil  Tuncer
meltemfas@hotmail.com
Biz Tutunamayanlar ‘danız Ya Siz?
  • 0
  • 75
  • 19 Aralık 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Merhaba sevgili https://www.biriktirdiklerim.com/ site takipçileri, Tutunamayanlar ’ı çarkı bozuk şu dünyaya tutundurabilmek adına olsun bu yazımız. Hem bilgi verelim, hem dertleşelim istedik. ‘ Tutunamayanlar ’ deyince aklınıza ilk gelen Oğuz Atay oldu pek tabii ki.

Tutunamayanlar

Yıllar evveline ait olan bir eser, ne oldu da birdenbire tutunabildi, sevildi, sayıldı ve okundu? Kanımca Oğuz Atay, kendi zamanının değil de yıllar sonrasının insan figürünü ortaya çıkarttı, çağımızın insanını kaleme aldı bu eserinde. Günümüz insanın açmazını, sıkıntısını, depresif hallerini, yabancılaşmasını ve dolayısıyla ötekileştirilmesini kalp gözü açık olanlar gibi gördü, hissetti ve yazdı.  Onun yaşadığı zamanda bazılarımız çocuktuk, bazılarımız ise hayatta bile değildik. Ama o, kendi zamanında bizim döngümüzü yaşayan bir yazardı.

Gönlünü ferah tut sevgili Oğuz Atay… Kim tutunabildi ki hayata… Hepimiz şu hayata istediği gibi tutunamayan silik kahramanlar değil miyiz?  Bilinçaltımızın derinliklerine kim bilir ne acılar gömdük biz. Yalnızlığımızla, aldatılmışlığımızla, hatta aldandıklarımızla kayıp gitmedi mi bizdeki yaşama sevinci? Günümüz insanı tam da böyle çelişkiler içinde değil mi? Bu serzenişler günümüz insanına ait değil mi? Pek tabi ki öyle.

Bazı eserler zamanın ötesini anlatır, yazar, bulunduğu çağın ilerisine götürür bizi. İşte Oğuz Atay da böyle bir yazardı. Oğuz Atay’ın hayat hikâyesine şöyle bir bakarsak eğer yazdığı gibi yaşadığını, yaşadığı gibi yazdığını söyleyebiliriz. 

Tutunamayanlar’ın kahramanı Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 yılında İnebolu’da (Kastamonu’da) dünyaya gelmiştir. Kastamonulu babası Cemil Atay göreve polis memuru olarak başlayıp kademe kademe ilerleyerek ceza yargıçlığı ve savcılık gibi üst düzey görevleri de üstlenmiştir. Ayrıca bir süre CHP’de milletvekilliği yapmıştır. Dönemin çalışan ilk kadınlarından olan annesi Muazzez Atay ise ilkokul öğretmenidir. Bir de kız kardeşi Okşan Ögel vardır. İki kardeştirler. Atay ailesi 1939 yılında Ankara’ya taşınmışlardır. Oğuz Atay, babası Cemil Atay’ın milletvekilliği görevi dolayısıyla kırklı yıllarda ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerini Ankara’da geçirmiştir.1

Oğuz Atay henüz bebekken ağır bir hastalık geçirmiş

Oğuz Atay henüz bebekken ağır bir hastalık geçirmiş, bu nedenle uzun yıllar annesinin aşırı ilgisine maruz kalmıştır. Gerçek yaşamda yaşamış olduğu sıkıntılar ve karşılaşmış olduğu zorluklar eserlerine bariz bir şekilde yansımıştır. Belki de seçmiş olduğu konuların sebebi de budur. Oğuz Atay eserlerinde, öz yaşamında da sıklıkla hemhal olduğu bireysellik, yalnızlık, kimlik, ölüm, yabancılaşma, aydın sorunları, kaybetmek gibi konulara ağırlık vermiştir. Akranlarından farklı oluşu okul çağında yaşıtları ile olan ilişkilerinde ortaya çıkmıştır. Derslerinde her zaman başarılı oluşu onu sınıf arkadaşlarından ayırmaktadır, yaşına göre kültür seviyesi oldukça yüksektir, okumayı her zaman sevmiştir. Çevresi tarafından çok başarılı bulunsa da iç dünyasında başkalarına göstermediği bir yabancılaşma yaşamaktadır.2

Oğuz Atay, özellikle ortaokul yıllarından itibaren okumaya başladığı Batı klasikleri ile kurmaca dünyanın gizleriyle hayal dünyasını besler. Öğrenmeye ve edebiyata olan düşkünlüğü, okuduğu bir şeyi kolay kolay unutmayan güçlü hafızası sayesinde Mişkin’in, Raskolnikof’un, Dimitri ve İvan Karamazov’ların, Oblomov’un dünyasıyla iç içe yaşar. Oğuz Atay, Dünya Edebiyatından; Pitigrilli, Oscar Wilde, Gorki, Dostoyevski, Tolstoy, Stendahl, Franz Kafka, James Joyce, Laclos, George Eliot, Henry James, Joseph Conrad, Emily Bronte, Günther Grass, Albert Camus ve Vladimir Nabokov gibi yazarları okur ve bu yazarlardan belirli ölçülerde etkilenir. Türk edebiyatından ise; İçimizdeki Şeytan’ın yazarı Sabahattin Ali ve Aylak Adam’ın yazarı Yusuf Atılgan, Oğuz Atay için önemli yazarlardır. Bu isimlerin yanı sıra; gençlik yıllarında ideolojik açıdan beslendiği, sohbetlerine katılıp dikkatle dinlediği Kemal Tahir’i ve romanlarında ele aldığı kişiler bakımından kendisine yakın hissettiği Halit Ziya’yı da ilgiyle okur.3

Oğuz Atay İlk Ödül Tutunamayanlar

Oğuz Atay’ın ilk romanı Tutunamayanlar ile TRT roman ödülünü alır. Roman yayınlandığı 1971 – 1972 yıllarında pek ilgi görmemiş değeri daha sonraki yıllarda fark edilmiştir. Murat Belge 1972 yılında yazdığı bir yazısında eseri şöyle değerlendirir.

Tutunamayanlar yeni, değişikliğiyle çarpıcı bir roman… Türkiye’de geleneği olmayan bir roman tarzının oldukça başarılı bir ürünü. İlk bakışta belki çok dağınık, çok keyfi… Yazar aklına geleni yazmış gibi. Oysa bu dağınık görünüşlü malzeme titiz bir seçmeyle toplanmış ve rastgele değil yapısal bir bütün meydana getirecek biçimde örülmüş…”4 demektedir.

Eserlerinde, Türk edebiyatı için yeni bir anlatım tekniğini okur ve eleştirmenlerin karşısına çıkaran Atay, yolun başında, öncü olmanın bütün zorluklarını yaşamış bir yazardır. Son dönemdeyse edebiyatımızda adı en sık anılan, hakkında anma toplantıları ve sempozyumlar düzenlenen, üzerine çalışmalar yapılan yazarlarımızdan biri haline gelmiştir. Yazara yönelik ilginin geçmişten günümüze izlediği seyre bakıldığında, Atay’ın edebiyatımızdaki kırk yıllık varlığının farklı dönemlerde farklı biçimlerde algılandığını gözlemlemek mümkün.5

Peki, zamanında çok tutulmayan bu romanı için Oğuz Atay ne söyler?

Pakize Kutlu’yla yaptığı bir söyleşide Tutunamayanlar ile ne yapmak, ne vermek istediğini şu şekilde açıklar;

Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim; insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazarların bile bu cümleye hemen isyan edeceğini, “Peki herkes ne yapıyor?” diye öfkeleneceğini bildiğim halde bu basit gerçeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarının iplerini istediği gibi oynatarak insanlardan kuklalar yaratan büyük romancıların yeteneklerinden yoksunum. Roman kahramanların uygulayacak büyük nazariyelerim, onları peşinden koşturacağım büyük ülkülerim yok. Ya da insanlara, özellikle tutunamayanlara saygım büyük olduğu için, acıyorum onlara; böyle büyük büyük meselelerin makale, inceleme, deneme gibi yazı türlerinin konusu olduğunu sanıyorum.6

Atay’ın eserlerindeki karakterleri genellikle depresif mizaçlı kişilerdir. Depresif mizaçlı bireyler; mutsuzluk, yorgunluk, bunaltı ve sıkıntı hissederler. Bu yapıdaki bireyler intihara meyilli insanlardır. Atay’ın karakterleri kendisine olan güvenini, saygısını yitirmiş, bunaltılı, karamsar, yaşamdan zevk alamayan, umutsuz, mutsuz, sıkıntılı, ölüm düşüncesiyle dolu ve intihara meyilli kişilerdir. Yazarın Tutunamayanlar adlı romanı sıkıntılı bir yapı gösterir. Romanın kahramanlarından olan Selim Işık depresif yapıya sahip bir karakterdir. Yaşadığı iç sıkıntısı yüzünden hayata küsen, yaşamdan tat alamayan ve kendisine olan saygısını yitiren Selim Işık kurtuluşu intiharda bulur.7

Kitabı merak etmemek elde değil. Şu var ki okumayı düşünenler için büyüyü bozmayalım derim.

KAYNAKÇA

1-Şenverdi, Elif, ‘Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar Romanında Yabancılaşma,’ T. C. Necmettin Erbakan Üniversitesi SBE. Sosyoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Konya 2019-  Ecevit, Yıldız ‘Ben Buradayım’ İletişim Yayınları, İstanbul 2011, S:37

2-Şenverdi, Elif, ‘Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar Romanında Yabancılaşma,’ T. C. Necmettin Erbakan Üniversitesi SBE. Sosyoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Konya 2019-  Ecevit, Yıldız ‘Ben Buradayım’ İletişim Yayınları, İstanbul 2011, S:54

3-Çatalkaş, Adem, ‘Oğuz Atay’ın Romanlarında Kişiler Kadrosu’  Adnan Menderes Üniversitesi SBE. Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisansı Aydın, 2019-S:13

4-Ercan, Burak ‘Oğuz Atay’ın hikâyelerin Metafor’ Ondokuz Mayıs Üniversitesi SBE. Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Samsun 2017 s:7 Murat Belge, ‘Tutunamayanlar,’ Yeni Dergi, 1972, s.92

5-Dinler, Müberra, ‘Oğuz Atay’ın Edebi Metinlerinde Ana İzlekler ve Yazarın Türk Edebiyatındaki Yeri’  İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi İstanbul, 2014 s:81-82

6-Yavaş, Semra, ‘Oğuz Atay’ın Roman ve Öykülerinin Psikanalitik Açıdan İncelenmesi’ Adıyaman Üniversitesi SBE. Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Programı Yüksek Lisans Tezi Adıyaman- 2018-P. Kutlu, ‘Tutunamayanlar Üstüne Oğuz Atay ile Konuşma’  Yeni Ortam, 1972 s:400

7- Yavaş, Semra, ‘Oğuz Atay’ın Roman ve Öykülerinin Psikanalitik Açıdan İncelenmesi’ Adıyaman Üniversitesi SBE. Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Programı Yüksek Lisans Tezi Adıyaman- 2018 S:207  

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM