KubraNur Sayan
KubraNur  Sayan
kubranursayan@gmail.com
Sevmeyi Bilen Neslin Sevmeyi Bilmeyen Torunları
  • 0
  • 92
  • 11 Kasım 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Son zamanlarda bazen insanların sevme duyusunu kaybettiğini düşünmeye başladım. Birini sonsuza dek sevebilmenin mümkünlüğüne inanmayan, birini unutmak için başkasıyla takılan, sevginin anlamını algılayamayan ve sadece iyice tanıdığımız insanları sevebileceğimize inanan insanlarla karşılaştım. Hangi ara sevmeyi bilen neslin sevmeyi bilmeyen torunları olduk?

İnsanların çoğunun bu hale gelmiş olması beni gerçekten üzüyor. Çünkü eskiden insanlar sevginin ne olduğunu bilirlerdi. İster tanıyarak, ister tanımadan aniden oluşmuş olsa bile, onu kalbinde taşımanın kutsallığına inanırlardı ve ölene kadar bu insanı unutmazlardı. Bu yüzden etkileyici romanlar yazıldı, etkileyici oyunlar sergilendi, edebiyatımız gelişti. Çünkü her yazarın da bildiği bir gerçek vardır ki hissetmediğin bir şeyi yazamazsın. Çünkü yazabilmek için hissetmek, hissetmek için yaşamak ve yaşadığını kelimelerle tarif edebilmek için çok büyük bir öneme sahip olması gerekir.

Ne ara sevginin ne olduğunu bilmeyen insanlara dönüştük?

Ne ara birisini başkasıyla unutmak için eylemlerde bulunmaya başladık? Ne ara aşkın masumiyetini kirli insan ilişkileriyle karıştırdık? Sevgiyi bilmeyen insanlarla takıldık ve sevginin ne olduğunu unutmamızı sağlamalarına izin verdik. Bu yüzden özellikle yazmak istedim bu konuda. Çünkü insanların arasında sevgi kavramının eksikliğini çok fazla fark ediyorum. Bu yüzden sevgiyi bilen insanlar olun.

Sevginize karşılık alamasanız bile, sevdiğiniz gerçeğini inkar etmeyin. Başkalarını, sevginizi unutmak için kandırmayın. Çünkü eski insanlar eğer bizim bu halimizi görseydi kemikleri sızlardı. Biz, karşılıksız bile olsa aşkı için mücadele etmeye devam eden ve tek bir insanı ölene kadar kalbinde taşımanın kutsallığına inanan insanların torunlarıyız. Biz, hiçbir zaman kalbimizdeki yükten utanmayan, gerekirse canını bile feda eden ama başkalarını kullanmayan insanların torunlarıyız. Biz, karşılık bulamasak bile sevdiğini söyleyebilen, uğruna kitaplar yazan, romanlar üreten, sevmekten vazgeçmeyen, vazgeçmediğini de herkesin bilmesini sağlayan insanların torunlarıyız.

Sevmeyi bilen

Ufak hoşlanmaları aşk sanmayan, gerçek aşkı bulduğunda tanımanın gerekli olmadığını ve aniden oluşabildiğini bilen, hayatının aşkını bulduğunda karşılıksız dahi olsa gerçekleri söylemekten çekinmeyen insanların torunlarıyız.

Ne ara birisini unutmak için başka birileriyle takılan insanlara dönüştük?

Ya da ne ara, birini sevdiğimizde bunu öyle bir yük olarak görmeye başladık ki bundan kurtulmak için çabalar olduk?

Ya da ne ara, o olmazsa başkası olur kafasında yaşamlar kurmaya başladık?

Eğer, eski insanlar bizi tanısaydı, eminim ki sevginin anlamını bu kadar basitleştirdiğimiz için bizden utanırlardı. Bu konuda farkındalık kazanmalıyız ve bütün manevi duygularımızı, anlamlarımızı yitirmekten korkup ona göre davranmalıyız.

Sevmeyi bilen insanlar olmamız ve sevmeyi bilen çocuklar yetiştirmemiz dileğiyle.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM