Melda ÇÜÇEN
Melda  ÇÜÇEN
melda.cucen@hotmail.com
Çocukluktan İnsanlığa, Tohumdan Ağaca 2
  • 4
  • 100
  • 28 Kasım 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    3 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 4,33.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Çocukluktan İnsanlığa, Tohumdan Ağaca 1 yazımın devamıyla beraberiz bu hafta

Bir önceki yazımda sizlerden gelen yorumların bir kısmında karamsar bir kabulleniş vardı sanki. Evet, müdahale alanımz dışında kalan, elimizi kolumuzu bağladığına inandığımız dışsal pek çok faktör var belki; fakat her birimize emanet verilmiş uzun bir hayat var önümüzde değil mi? Aynayı kendimize çevirip kendimizle yüzleşmede hep biraz güdüğüz sanırım. Yeşerelim isterken acaba kendi değerlerimizi bulup, o değerlere gerçekten sahip çıkabiliyor muyuz? El-aleme kafa yormaktan, gözü uzaktakinin kusurlarıyla meşgul etmektense; gözümüzü, yakına kendimize çevirebilsek nasıl olur?

Bir çocuğu ok gibi düşünürsek o okun doğru istikamete gitmesine aracı olabilecek doğru yay mıyız acaba? Sağlıklı bir toplum temennisiyle bir hafta önce başladığım yazıma, ikinci bir örnekle devam ediyorum.

Bu sefer sosyolog sevgili Nurdoğan Arkış Hoca’ya kulak verelim hep birlikte..

” Bir gün bakkala gittim. Bakkalın önünde olur ya hani şekerler, 3 yaşındaki bir çocuk elini daldırmış şeker kutusuna avucuna sığacak kadar şekeri almış eline. Annesi çocuğun bileğinden kavralamış, ‘Bırak onu, alma onu’ diyor. Çocuk da mızmızlanıyor. Belli ki çocuk şeker istiyor, anne de almasın istiyor. Peki anne neden o şekerleri almasın istiyor? Mesela çocuğun sağlığı için şeker yemesini istemiyor olabilir. Mesela anne, çocuk, bakkalın haberi olmadan, şekerleri hırsız gibi aldığı için çocuğa engel olmak istiyor olabilir. ‘Hak etmediğin bir şeyi alamazsın, hırsızlık doğru değil’ deyip hakkaniyet değerini çocukta yaşatmak istiyor olabilir.

Bu durumda anne:

‘ Sen bu şekeri kimden alıyorsun? E peki o şekerler kimin? Eğer sen şeker alacaksan parasını ödeyeceksin.’ deyip hakkaniyeti yaşayarak öğretmiş oluyor çocuğuna. Şeker alındı diyelim. Anne: ‘Tamam alabilirsin ama günde bir tane hakkın var ve yemekten sonra yiyeceksin.’ dediği an, çocuk disiplini ve kuralları da böylece öğrenmeye başlıyor. Çocuk, ‘Ama ben beş tane almak istiyorum.’ dediğinde anne: ‘Hayır bir tane alacaksın çünkü sağlığın önemli.’ diyor. Bakın burası çok önemli, anne, param yok, üzersin beni, ben öyle istiyorum demiyor; sağlık önemli diyor yani değerle ilişki kurduruyor. Ve çocuğunda sağlık değerini yaşatmak istiyor. Dolayısıyla anne çocuğa değerleri anlatarak, neden almaması gerektiğini öğretiyor.

Anne, çocuğun elinden şekerleri düşürttükten sonra, çocuğun kolunu bırakınca bu sefer de çocuk başka bir tarafı avuçluyor. Tam o esnada anne: ‘Bak bakkal amca sana kızıyor.’ diyor. Çocuk bakkal amcaya bakıyor. Şimdi bu çocuk neyi öğrendi?! Şekerleri niye almamalıyım? Çünkü başkası kızıyor, başkası öyle diyor, yani kontrol başkasına geçiyor ve çocuk dışarıdaki bir şeye bakarak kendini kontrol etmeyi öğreniyor. Hatta çocuk bu durumda, şöyle bir bağlantı da kurmuş olabilir: ‘Bakkal amca görmüyorsa o zaman şekerleri alabilirim!’ Böyle bir durumda değerler aksıyor.

Bizler kararlı durmak zorundayız. Kolay yolu seçip, amca kızar diyerek sorumluluğu üstümüzden atamayız. Bu arada şunu da unutmamak gerek. Mesela bu olaydan yola çıkılırsa, anne kendisi şeker yiyor mu acaba? Unutmamak gerekir ki, kendi uygulamadığınız değeri çocuğa aşılayamayız, o çocuk o değeri bu şekilde öğrenemez. ”

Lafla gemi yüzmez, o gemiyi hal ederek kullanmak gerekir.

Not: Sevgili Nurdoğan Arkış hocaya, bu paylaştığı hikayeden dolayı teşekkür ederim. Çocukluktan İnsanlığa, Tohumdan Ağaca yazımda da bahsettiğim hikayesinin de yer aldığı videoyu izlemek isterseniz bağlantıya tıklayınız. Önümüzdeki hafta farklı bir örnekle görüşmek üzere. Sev’giyle…

Sosyal Medyada Paylaşın:

4 yorum

  1. Melda hanım harika bilgiler çok teşekkürler. Çocukluktan İnsanlığa, Tohumdan Ağaca 1 i de keyifle okudum. ve sayenizde Nurdoğan Arkış Hoca’yı tanımış oldum. yazınızı okuduktan sonra Nurdoğan hocayı da dinledim inanılmaz keyifliydi.

  2. Hep emek var hep…Emek olmadan,önem vermeden,harekete geçmeden hiçbirşey olmaz diyoruz bu yazı da söylediğimizin kanıtı.Varol Meldam 💜

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM