KubraNur Sayan
KubraNur  Sayan
kubranursayan@gmail.com
Bir Pollyanna ‘nın İntiharı
  • 0
  • 65
  • 27 Kasım 2019 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    2 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Pollyanna……

Yüzünün her satırlarını ezberlercesine baktığım fotoğrafınla konuşuyorum bu gece geç vakitlerde. Sevmek Zamanı adlı Türk filmindeki replikler misali düşünüyorum sevdiğim şey sen mi yoksa resmin mi diye. Resmin bana melekleri andırır gibi bakarken gerçeğin nasıl da paramparça ediyordu kalbimi. Seni, artık gelsen dahi affedemeyecek olmanın kırgınlıklarıyla dolu bir denizin ortasında yüzüyorum şimdi.

Tutunacak bir dal, kurtaracak bir el bulmak için çırpınıp duruyorum senin kırıp döktüğün kırgınlıklarla dolu denizin ortasında. Bir gün, seni artık sevmeyeceğim bir güne uyanacağımın umuduyla yaşıyorum çünkü;  sen öyle iğrençleştin ki gerçek halinle, seni sevdiğim için kendime kızar hale geldim. Öylesine iğrenç ve halden anlamaz  bir varlık ki gerçeğin, karşılıklı oturup ağlıyoruz resminle senin haline. O da üzülüyor ben nasıl bu kadar korkunç bir adamı temsil edebiliyorum diye. O da üzülüyor bu güzel görüntünün arkasında nasıl bir kötülüğün yattığını fark ettiğinde.

Ağlama diyorum resmine, ağlama; bir şeyin resmi o şeyin gerçeği değildir çünkü. Sen ağlama, o ağlasın, o pişman olsun, o kaybettiklerine bir kadeh daha kaldırsın. En çokta bir daha böyle güzel sevilemeyecek olmasına kaldırsın kadehlerini teker teker ama sen ağlama melek yüzlü resim. Çünkü sen sadece bir resimsin, ve bir şeyin resmi o şeyin gerçeği değildir. Bu yüzden bende resmini seviyorum artık senin, bizzat kendini değil.

Uçan bir kuş misali özgür olacağım günleri bekliyorum yeniden. Seni sevmediğim bir sabaha uyanacağım, sensiz olduğum için artık acı çekmeyeceğim günler gelecek. Yeniden nefes aldığım için şükrediyor olacağım ve aldığım nefes artık sensizlikten dolayı batmıyor olacak. Nefes almak ızdırap gibi değil de mükafat gibi gelecek bana. Kanatlarından bağlanmış tutsak bir kuş misali yaşasam bile şimdilik, biliyorum, inanıyorum, bir gün sen tarafından artık tutsak olmayacağım ve özgür bir kuş gibi uçup gideceğim mutluluklar diyarına.

Seni güzel sevdim adam

Seni çok sevdim. Seni öylesine değil ölesiye sevdim. Ve sen bu sevgiyi hak etmedin. Hak etmediğini her seferinde gözler önüne sererken bile seni affedebileceğim bahaneler uydurmaya devam ettim. Lakin yoruldu gönlüm, yoruldu bu kalbim ve daha fazla seni affetmek gelmiyor içimden. Öylesine kırgınım ve öylesine yorgunum ki adam, sana hak ettiğinden fazlasını verebilecek mecal kalmadı bende.

Bu yüzden artık sana kavuşacağım günün hayalini değil, seni unutmuş olarak uyanacağım günün hayalini kuruyorum düşlerimde. Çünkü sen unutulmayı hak ettin adam, sen sonsuz sevginin değerini bilemedin ve sevilmemeyi hak ettin. Herkes her zaman hak ettiğini yaşamaz biliyorum ama sen bu sevgiye heba ederek her şeyi mahvettin. Bu yüzden hak ettiğin gibi bir hayat yaşamanı diliyorum ve sevgimi daha fazla değer bilmeyen birisiyle heba etmek istemiyorum. Ama gönül laftan anlamıyor ne yazık ki. Lakin endişelenmeyin adam, su akar yolunu bulur derler. Bu dünyada yaptığım en son şey bile olsa seni unutacağım çünkü sen bu yüce sevgiye biraz bile layık olamayacak kadar iğrençsin. Sen ne kadar iğrenç isen sevgim o kadar temiz, masum ve güzel. Sen ne kadar kötüysen sevgim o kadar iyi, saf ve gerçek.

Sana çok kızgın ve kırgınım adam

En çokta, beni bile artık affedemeyeceğim konuma getirip paramparça etmene rağmen hala üstüne basıp daha da parçalamaya devam ettiğini izlemek zorunda bıraktığın için kızgın ve kırgınım. Öylesine acımasız, öylesine duyarsız ve gamsızlaştın ki sana olan sevgim ne kadar gerçekse seni artık asla affedemeyecek olmam da bir o kadar gerçek.

Pollyanna gidiyor

Beni, seni tanıdığım için pişman olacak bir duruma getirdin. Bunun derinliğini anlayabilir misin adam? anlayamazsın, çünkü en kötü insanın içinde bile biraz insanlık kaldığına inanan ve ona ulaşmak için pollyannacılığı asla bırakmayan ben, içimdeki Pollyanna ‘ya intihar ettirdim ve senin içinde bir gram bile insanlığın kalmadığını iliklerime kadar hissedip bunu kabul etmek zorunda kaldım. Sen bir Pollyanna ‘ya bile intihar ettirebilecek kadar acımasızlaştın ya, dilerim, kalbin gibi insanlarla karşılaşır kalbin gibi bir hayat yaşarsın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2019-12-15 19:31:30
Piraye Gibi Sevmek - BİRİKTİRDİKLERİM: […] Nazım‘ına dönmedi […]
2019-12-15 19:15:04