Neşe Uygun
Neşe  Uygun
uygun.nese@gmail.com
Ay ile Muhabbet
  • 10
  • 152
  • 12 Kasım 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    4 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Ay ile Muhabbet

İnsan bir kainattır,

Ancak kainatta insandadır,

Tek tek bakarsan çok görürsün,

Bütün bakarsan tek görürsün.

                                            Hallac-ı Mansur

Ay ile Muhabbet

Karanlık gecelerimizi aydınlatan, her gece, doğudan doğup, batıdan batan, fiziksel ve ruhsal yaşantımızda etkiler yaratan, dünyanın etrafında ve kendi ekseninde yaptığı dönüşü aynı zamanda tamamlayan ve dünyadan bakıldığında sadece tek bir yüzünü bize gösteren, ihtişamlı AY! Kim demiş karanlık bir yüzün var diye, tam tersine dünyadan göremediğimiz uzak bir yüzün var. Göremiyoruz diye, karanlık değilsin ya.

Semanın kandili, gecelerimizin aydınlık yoldaşı, sende benden bir parça, bende senden bir parça vardır elbet, dinlemeyi bilirsen, tüm kainat konuşur senle derler, seslensem duyar mısın beni?

-Dinlemek, kulak ile olur bilirsin, ama kalbinle dinler isen tüm kainat seninle konuşur. Madem benim ile sohbet istersin, kalbini yaklaştır yamacıma.

Neden önemlisin bu kadar?  Bana, bilimin bildiğini, okuduğumu değil, benim hiç bilmediğim yönünü anlat.

-Farkında değil misin?  Ben senin KALBİNİM.

Nasıl yani? Söylediğin, latife olsa gerek.

-Dinle o vakit. “O ki, güneşi ışık, ayı nur kıldı.”(Yunus, 10/5); 

Evet, okumuştum ama insanın kalbiyle ne ilgisi var, anlayamadım, bu ayet ay ve güneşi anlatmaz mı?

-Ay’ a nur demiş, yaradan, KALBİNDE NURDUR. Kalbine dön bak. İkimizde de bir ışık yok, ikimizde ondan aldığımız nuru yansıtmaz mıyız? Büyük kudretten uzaklaştığın zaman kapkaranlık bir gece, yakınlaştığın zaman aydınlık, nur olmaz mı kalbin? Rabbinin ilahi gücü, güneş ile süzgeçten geçip, aya vurduğunda, dünyaya nasıl yansırsa, senin kalbine de, o kudretli nur uğramaz mı, böylece senden aleme yansımaz mı?

Böyle bakmamıştım, hiç sana. Geceyi aydınlatırsın sanırdım, bu seferde hakikat ışığınla aydınlat ne olur beni.

 -Işıkta çok şiddetli bir aydınlık ve hızlı bir yayılma, nurda ise karanlığın zıddı olan yumuşak bir yayılış, huzur vardır. Işıkta, nurdan başka ısı yani yoğun bir sıcaklık, yakıcılık da olabilir. Bu önemli farklar dolayısıyladır ki, Kurân-ı Kerim, güneşi ışık saçan bir lamba veya ışık olarak anarken, ayı nur olarak tasvir etmekte, böylece ayın ışığının güneşten olduğunu söyler. Senin kalbinin benden farkı ne ola ki? Bana benzemez mi?  Eğer oraya rabbin nuru yansımaz ise sen kapkaranlık değil misin, kalbinde ay gibidir, kendisinde olmayan, ama kendisine vuran ışığı yansıtır. Okursun herşeyi ama, okuduğunu birde kalbinle okuduğun zaman anlarsın.

Merakım arttı sana, başka benzerliğimiz var mıdır? ( ay ile muhabbet )

-Ayın, 28 menzili vardır. Ay’ın bu halleri Allah’ın (c.c.) ayetlerindendir.
Ay, her menzili için ayrı ayrı görev vahyi almıştır. Ayette geçen Ay’ın menzillerinden maksat, onun her gün başka görüntü veren konumlarıdır.  Kalbin, her gün başka başka değil mi, düşün. Ay’ın bu halleri insanın hayatının da bir örneği gibidir. Kısaca, insanın doğuşu yeni ay, çocukluğu hilal, olgunluğu dolunay, yaşlılığı ise son hilal gibidir. İnsanın batın gözü yani kalp gözünün açılmasının seyri de ayın menzilleri gibidir. Rabbin nuru ile aydınlanmaya başlayan bir insanın kalbi, ilk zamanlarda gökyüzünde kısa bir zaman duran hilal gibi olur. Zamanla olgunlaştıkça dolunay gibi parlar. Kalbin dolunay gibi nura gark olduğunda, ay gibi hem bedenine hem dünyaya tesir eder.

Ben ise bazı akşamlar sana bakar dururdum ama böyle hiç düşünmemiştim,  sen böyle diyorsun da Yaradan’dan nasıl okumalıyım?

-Bu sırra ŞEMS suresinde işaretler vardır. Sanki sen ile  beni anlatır. “Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” ŞEMS SURESİ (1-2-3-4-5-6-7-8-9)

Allahu Teala’nın yemin ettiği ayetlerin derinliklerinde sayısız sırlar vardır. Şems suresindeki yeminlerin bazı sırları Ay’ın menzilleri gibidir.

Şems suresi

Şems suresinde güneşe yemin, insandaki nefisten kurtulmuş Ruha yemindir. Ay’a yemin, körlükten kurtulup görmeye başlayan kalbe yemindir. Kuşluk vakti ömrün hilalidir. Gece, nefsin örttüğü zulme girmiş İnsandır. Dolunay ise aydınlanmış, Rable bütün olmuş insandır. Ay’ın yeryüzü ve Güneş’le ilişkisinden meydana gelen ay fazları, ruhun evrimini, ruhunuzun kaynaktan getirdiği ve yine kaynağına dönecek olan niteliğini gösterir.

Tüm kainat döner, güneş döner, ay döner. İnsan durur gözükür ama, en küçük hücreleri bile sürekli döner, aklın döner, halin döner, insanın kalbi de karanlıktan aydınlığa, aydınlıktan karanlığa sürekli döner.

Ama büyük dönüşü, tam bir turdur. Doğar başlangıç noktasından, döner başlangıç noktasına, onadan gelir ona döner, birden gelir bire döner ve  tam bir daire çizer. Bu tur, an gibidir aslında. Baktığında adına hayat denir, ama aslında dönmeye  ve dönüşmeye gelmiştir.

Ey AY! Penceremden bakıyordum sana, şimdi kalbimin penceresini açtım ordan bakıyorum, anlamaya çalışıyorum.

-Siz insanlar,  “insan dürülmüş alemdir”  kelamını neden anlamak istemezsiniz. Bugün ay’a baktın, idrak ettin. Yarın, tüm aleme bak, ama tüm aleme, kendini göreceksin. Siz insanoğlunda, ay, güneş, yıldızlar, bitkliler cümle alem mevcuttur. Rabbin halifesisiniz ve onun ruhundan üflendiğinizi nasıl unutursunuz. Allah her şeyi kapsamaz mı?  Bu kainattın halifeside alemleri kapsar ama sadece kendine bakmaz. Her şeyi merak eder, ayı, güneşi, yıldızları, tüm alemi merak eder, bir tek kendini merak etmez, benzerliği farketmez, bir tek kendini önemsemez, idrak etmez. Kendini bilen alemi bilir, alemi bilen kendini bilmeye başladığında rabbini bilmeye başlar. Rabbini sadece kitaplardan okuyarak bilemezsin, alemden okumaya başladığında, kitapların ne dediğinide anlarsın.

Karanlığa ışık olan AY!  Hakikatinden sadece bir kaç örnek ile aydınlattın beni.

Hallac-ı Mansur

O zaman; Muhabbeti Hallac-ı Mansur ile açtık, onun ile sırlayalım.

”Bir damla olun; küçük bir damla! Okyanusun tüm sırrını içinde taşıyan damla! Tüm kainatın sırrını taşıyan bir nokta. Bu yüzdendir ki nokta, tüm çizgilerin esasıdır”

Kainatın içinde bir zerre noktacık. Hem kainatın içinde, hem kainat onun içinde. O’ndan ama O değil.

Aşk ile HU.

Sosyal Medyada Paylaşın:

10 yorum

  1. Aşk ile Hu… gönlünüze sağlık . kainatı okumak anlamdırmak ve gönüllerin selamı ile en güzele ulaşmak …. Ay ile muhabbet … diğer yazınızı merakla bekliyorum

  2. Kaleminize, yüreğinize sağlık… Mükemmel bağlantılar kurulmuş, tekrar edilesi cümleler, akla kazınası bir yazı …

  3. Çok çok özel, Ay’ın Güneş’in hakikatini dinlemek çok çok güzel geldi, aydınlattı içimi. Teşekkür ederim. Aşk ile HU…

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM