Ahu Kınay Zabun
Ahu Kınay  Zabun
ahuzbn@gmail.com
Deniz Erten “İşaret”
  • 1
  • 89
  • 29 Ekim 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -
Deniz Erten

Deniz Erten “İşaret” serisinde kitapları yan yana getirdiğinizde “U-Y-A-N-I-Ş” diyerek aslında kitabın içeriğine de güzel bir vurgu yapıyor.

Ayet “işaret” demektir ve kitabın adı da bize gönderilen işaretleri doğru okuyabilme adından geliyor.

Örtmeyin

Herkes hakikati biliyor fakat örtüyor. Örttüğümüz bu hakikatleri ortaya çıkarmak ve işaretler yoluyla kendimize giden yolda ilerleyebilmemiz için işaretleri nasıl okumamız gerektiğini anlatıyor “İşaret” serisinde Deniz Erten.

Bir merdivenin ilk basamağıyla son basamağı arasında kozalağından çıkmayı bekleyen bir kelebek misali sıkışmışız. Oysaki bu merdiven dışımızda değil içimizde ve bütün yapılması gereken “teslim olmak”, elbette ki gösterilen metoduyla… Merdiven diyorum, evet,
miracımızı, bilinç yükseliş yolumuzu kastediyorum… Çünkü din yol demektir.
İnsan aslında safi bilinç olduğundan bu yükselişi gerçekleştirmedikçe hiçbir koşulda hakiki huzuru bulamaz. Ama bu yükseliş elbette ki insan içindeki tin ve zeytin kutupları arasında, Furkan’dan Zat’a yani EMİN BELDE’ye ulaşmayı gerekli kılar… Olumlu ya da olumsuz hiçbir şeyin onun üzerinde etkisi olmadığı yani eksi ya da artının çekim ya da itim gücünün olmadığı o beldeye…

Deniz Erten / İşaret 2, Bak-ara

Tanıtım

İnsan… İnsan arayış demektir. Yolcu demektir… “Çokluğunu” bulmak için “yokluğunu” arar bu hayat yolculuğunda… Ve o, tüm hayatı boyunca hayallerini dışarıda zannederken karşılaştığı acılarda da aldığı yaralarda da başka bir istikamete değil aslında hakiki kendine, “öz”üne yolculuk ettiğini fark eder bir gün. Hayallerinin, özlemlerinin ve herkesin peşinde olduğu Kafdağı’nın ardındaki o meşhur “hazine”nin izini sürerken, aslında aşılması gereken tek Kafdağı’nın kendi nefsi olduğunu fark eder. İşte bu yolda ilerlerken insan, onu bekleyen HAZİNENİN SAHİBİNİN, ona “kelam”ıyla, “elçi”leriyle İŞARETLER bıraktığını görmeye başlar. Ve her şeyin onun için çok önceden büyük bir sevgi ve şefkatle hazırlanmış ve düşünülmüş olduğunu…

Eğer ki inşa ettikleriniz sarsılıyorsa… Eğer ki hayatınızdan vazgeçilmez sandıklarınız uzaklaşıyor, kayıp sandıklarınız artıyorsa… Bilin ki aslınıza Hicret’tesiniz; giden herkes ve her şey, sizin HAZİNENİN TEK SAHİBİ Allah’a, kanatlanıp uçmanıza yük olan ağırlıklardır. Bırakın gitsinler… Rüzgâr ve ruh birbirine benzer. Eğer kendinizi O’nun nefesine, ruhuna bırakırsanız O size yeni kanatlar verir ve kanatlarınız altındaki rüzgâr olur. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter…

Bedenimde nâr
Ruhumdaysa yâr var
Bana burası yeryüzü diyorlar
Oysaki her yer YÂR-yüzü
Bilmiyorlar…

Cahil, bilmediğinin de farkında olmayandır. Kim olursa olsun ister şimdi yaşasın ister yüzyıllar sonra, İslam’ın tek düşmanı vardır ki o da “cahil” kimsedir. İslamiyet’in en büyük düşmanı bu cehalettir işte…

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM