Şeyda Kukul
Şeyda  Kukul
kukulseyda@gmail.com
En Güzel Çocuklar Sever
  • 10
  • 66
  • 05 Ağustos 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Çocuklar, yetişkinlerin gölgesi üzerilerine düşene kadar hayvan sever, doğa dostu ve arkadaş canlısıdırlar. Özgür çocuk sevmeyi öğrenir; çünkü sevgi içten gelir.

Hayvan Sever Çocuklar

Çocuğunuz olsun veya olmasın gözlemlemişsinizdir; bir çocuk kedi, köpek ya da kuş gördüğünde mutlaka ona yaklaşmak, dokunmak ister. Eğer hayvanlardan korkan ya da hoşlanmayan bir anne ya da babası yoksa, korkmadan dokunur. Önceleri biraz sıkıştırıp hayvanın canını istemeden de olsa yakabilir ama bilinçli biri onu yönlendirerek hayvana nasıl dokunacağını gösterirse uzunca bir süre onunla oynar. Hayvanlar da genellikle oyun oynamayı sevdikleri için aralarında güzel bir dostluk başlar.

Birçok çocuk eve de kedi, köpek, gibi bakması keyifli bir arkadaş ister, ancak genellikle o hayvana bakmanın ne kadar zor olduğunu, tatile giderken ayaklarına nasıl bağ olacağını, masraflarının aile bütçesini nasıl zorlayacağını anlatan bir ebeveyn tarafından vazgeçirilirler. Bazen konu evde o kadar dramatize edilir ki, birden kediye, köpeğe alerjisi olan bir anneleri olduğunu fark ederler (genellikle hijyenik nedenlerle (!) anneler itiraz eden taraftır). Bir süre mücadele eden çocuk daha sonra aile içinde bir faciaya sebep olmamak için (anne itiraz ediyorsa baba genelde eve hayvan almaya destek verir görünür) hayvan istemekten vazgeçer.

Sokaktaki hayvanları sevmekle yetinmesini salık veren anneler bir süre sonra nerelerde dolaştığı belli olmayan hayvanla haşır neşir olan çocuğun bu durumundan da rahatsız olur. Onun inadı çocuğununkinden daha fazlaysa sonunda kazanır ve çocuk hayvanlardan vazgeçer, az da olsa sokak hayvanlarından korkmaya başlayan ya da kötü davranan çocuklar da böylece türemiş olur.

Çocukların hayvan sevgisini sadece evcil hayvan alarak desteklemek zorunda da değiliz tabii. Sokak hayvanlarına dostluk maması alıp, su vermek bile dostluklarını sürdürmeye yetebilir. Ya da beslemeden, dokunup sevmeden, sadece iyi davranarak da hayvanlarla arayı iyi tutabilirler.

Doğa Seven Çocuklar

Doğanın geri kalanıyla dostluk da benzer bir şekilde başlar. Anne baba duyarlıysa doğaya karşı, çocuklar da öyle olur. Ağaç kesilmesinin yanlış olduğunu bilen çocuklar sizi budama yaparken bile durdurmaya çalışabilir. Çiçek büyüten ailelerde çocuk çiçek dikimi ve bakımı ile ilgili detayları öğrenir, kendisi de yetiştirmek ister. Ne kadar emek verildiğini bildiği için de çiçekleri kopartmaz.

Doğayla çocuklukta kurulan bağ, hayatla bağ kurmayı da kolaylaştırır.

Çocuk sahip olduğu, olmadığı çiçeğe, ağaca, börtü böceğe saygı göstermeyi, sorumluluğunu almayı öğrenir. Doğayı seven çocuk ilkbaharda yavrulayan kedileri, canlanan ağacı, çiçeği, böceği, sonbaharda yağmurdan sonra solucanları, salyangozları mutlulukla selamlar; toprağın kokusunu içine çeker. Yazın gelişini güneşi ve denizi iple çeker, balıkları besler. Kışın kardan kendi elleriyle bir gün önce yaptığı adamı bile sabah hayatta mı diye kontrol eder.

Ve Arkadaşlık

Sevgi dolu çocuklar arkadaşlık kurmakta da çok başarılı olur. Parklarda çocukları seyretmek büyük keyiftir. Oynamak isteyen çocuk diğer oyunculara yaklaşır ve bu benim arkadaşımdı, değildi demez, vakit kaybetmeden oyuna katılır. Bir bakarsınız bir sürü çocuk bir araya gelmiş kırk yılllık ahbapmışçasına oynuyor.

Bir anne ya da baba oyunlarına, sıralarına, sohbet ve tartışmalarına karışana kadar da sorun çıkmaz. Peki hiç mi karışmayalım? Evet, gerekmedikçe karışmayalım. Bırakalım arkadaşlarıyla oynarken çıkan tartışmalar da onlara haklarını savunmayı, öteki çocuğun da haklı olabileceğini kabul etmeyi, bazen sümükleri aka aka ağlamayı bazen de alttan almayı öğretsin. Arkadaşlarıyla deneyimledikleri bazen öğretmenlerinin ya da ebeveynlerinin öğreteceklerinden daha kıymetli ve kalıcıdır ve tabii eğlenceli…

Geçen gün 10 yaşındaki kızımla parkta biraz vakit geçirdik. Birlikte sandöviç yerken yanımıza bir güvercin yanaştı, biz de ona ekmek kırıntılarını atmaya başladık. Sonra birden bir sürü kuş oldu etrafımızda. Karşıdan bizi seyreden bir çocuk yanımıza geldi. O da bize katıldı. Sonra bir çocuk daha…sonra birlikte oynamaya başladılar. Üçü de farklı ülkedendi ve şaşılacak bir şekilde sanki yıllardır birbirlerini tanıyormuş gibi oynamaya başladılar. Önce ekmeklerle kuşları bir araya toplayıp sonra onları kovaladılar. Ben tam kuşları korkutmayın diyecekken kuşların yeniden çocuklara yanaştığını gördüm. Sanki ‘Elleşme, oynuyoruz şurda!’, der gibiydiler. Ben de özgür bıraktım hepsini ve keyifle seyrettim kahkaha atarak oynadıkları oyunu.

Bu yazıyı yazmam için ilham olan Birhan, William ve Nico’dan öğrenecek ne çok şey olduğunu hatırlamak bana çok iyi geldi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

10 yorum

  1. Kesinlikle en çok çocuklar sever Şeyda Hanım 🙂 Yine sıcacık bir yazı içimizi açan çok teşekkürler kulağımıza küpe olsun her satır. Birhan, William ve Nico’ya da teşekkür etmek lazım bu yazının kahramanları onlar

  2. Çocuklar ile ilgili tüm yazılarda gözümün önüne kızım ve onun yaptıkları geliyor. Şu anda hayvanları, doğayı ve insanları çok seviyor. İçerisinde hiçbir çıkar bulunmayan sevgisini bize hissettiriyor. Kendime bakıyorum. Evet ben de öyleydim. Peki ne oldu da bu hale geldim? Özellikle insanlardan nasıl böyle uzaklaşıyoruz? Nasıl içimizdeki sevgiyi kaybediyoruz? Düşünmeye sevk ettiren harika bir yazı olmuş. Elinize, emeğinize ve kaleminize sağlık.

  3. Evet çocuklarımıza menfaatsiz ve içlerinden geldiği gibi sevdikleri şeylere hep olumsuz yönlerini anlatarak bazen abartarak yaptığımız bu davranışlar ileride sevgilerini köreltiyor ve hep olumsuz yönlerini düşünmeye sevk ediyor kaleminize sağlık

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM