Şeyda Kukul
Şeyda  Kukul
kukulseyda@gmail.com
Emine Bulut…Onu Yalnız Bırakmak İstemedi
  • 8
  • 20
  • 26 Ağustos 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    1 Kişi oy verdi
    Ortalama puan: 5,00.
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Emine Bulut ….Yarım Kalmış Bir Annenin Anısına Saygıyla….

Onu Yalnız Bırakmak Istemedi.

Onu yalnız bırakmak istemedi. Daha çok küçüktü. Bu dünyaya geleli henüz on yıl olmuştu. Kendisi de on yıl önce yeniden gelmişti dünyaya. Onu doğurmadan önce evlat olmuş, kardeş olmuş, eş olmuş, kadın olmuş, arkadaş olmuştu. Ama ilk kez anne oluyordu. Artık yeni bir kimliği daha vardı. Her şey çok farklıydı. O da bebeğiyle büyüyecek, artık onunla yaşayacak, ona bildiği her şeyi öğretecekti. 

Onu hiç yalnız bırakmayacaktı.
Kendi ayaklarının üzerine basana kadar elinden tutacak, iyi günde kötü günde destek olacaktı. Şanslıydı. Kızlar büyürken neler yaşar, neye sevinir, neye kızar bilirdi. Kime yakın, kime uzak durmalı, ne zaman nerelere gitmeli bilirdi. Bazılarını annesinden bazılarını babasından ögrenmişti, bazılarınıysa kendi kendine. En zorlusu kendi kendine öğrenilenlerdi. En kalıcı olanı da… 

Onu yalnız bırakmak istemezdi.
İlk adımını attığı günü, ilk kelimesini söylediği anı, ilk esprisini, okuduğu ilk kitabı hatırlıyordu. Bir insanın ilklerine şahit olmanın verdiği hazzı biliyordu. Okuldaki ilk gününde yanındaydı kızının. Daha ortaokula, liseye gidecek, üniversiteye hazırlanacak, istediği bölüme de yerleşecekti. İlk işinde de mutlu olacaktı. 

Onu yalnız bırakmak istemedi. 
Daha kutlanacak çok doğum günü, karşılıklı hazırlanacak çok sürpriz vardı. Anneler günü ve birlikte uydurulacak bir sürü özel gün…Genç kızlığa geçişini kutlayacaklardı belki. Kadın olmanın en güzel taraflarını anlatacaktı kızına. Bedeninin ne kadar kıymetli olduğunu, ona nasıl bakması gerektiğini, dışındansa içini süslemeyi öğretecekti. İhtiyacı olduğunda tek başına kalmayı da öğrenecekti kızı. Ne çok şey vardı öğrenecek ve öğretecek. 

Onu yalnız bırakmayacaktı.

Aşklarını anlatacaktı kızı ona. İlk küsmelerini, barışmalarını, kalbinin nasıl attığını ya da kırıldığını. Ona ne olursa olsun kalp kırmamayı öğretmeliydi. Kim bilir, belki kendisi de tekrar aşık olur, bu sefer her şey yolunda giderdi…Hayali bile güzeldi.

Umut doluydu içi. Nasıl olmasındı? Kendi büyüttüğü bir fidanı vardı. Daha çok büyüyecek, boy atacak, meyve verecekti. Sorumlulukları vardı ona karşı. 

Kızını hiç yalnız bırakmak istemedi. Kendi de gitmek istemiyordu. Ölmeden önce yapılacaklar listesinin yarısına gelmemişti ki daha. Zaten her gün yapılacak yeni şeyler ekliyordu listesine. Daha güvenmeyi öğretecekti kızına. 

Öğretemedi. Yapılacaklar listesi öylece kaldı, yapılanların yanına tik atılamadan… Üstelik biraz olsun verebildiği güven duygusu yerle bir oldu kızında. Yarım kalmış bir anne olarak çıktı son yolculuğuna. Bir çoğunun aksine üçüncü sayfa haberi olmadı. Yer gök inliyor şimdi onun için. Hayatında hiç görmediği insanlar ağlıyor ardından. Onun hayalini bile kuramadığı bir gelecek vaad ediyor toplum, şimdi tutunacak bir dalı kalmamış evladına. Kendini çok iyi hissetmesi için ne gerekiyorsa yapılacak deniyor. Gerçekleri, yaşadıklarını, annesiyle son diyaloğunu, babasının son gördüğü halini hep hatırlayacak oluşunuysa kimse değiştiremeyecek. Annesiyle kurduğu hayalleri artık onunla gerçekleştiremeyecek. Babasıyla da…

Duyduğum andan beri içimdeki zelzeleyi durduramıyorum. Yıkmıyor, dik dur diyor. Ne çok şey var toplum olarak öğreneceğimiz, öğreteceğimiz… Nasıl olur bilmiyorum ama umarım ışığa varırsın Emine Bulut. Dualarım seninle ve adını henüz bilmediğim biricik kızınla.

En Güzel Çocuklar Sever

Sosyal Medyada Paylaşın:

8 yorum

  1. Şeyda Hanım bu olayın tarifi, affedilir yanı yok. İçimdekiler dolup taşıyor. Ne bu bir ilk ne de son olacak bunu bilsem de sadece son olsun diye dua ediyorum. Yüreğinize sağlık…. Saygıyla anıyorum… Çok üzgünüm çok

  2. Okurken her bir kelimede yüreğim titredi. Emine Bulut hepimizin içinde yara olarak kalacak. Ölüm gidene kolaydır da asıl kalana zordur. O evladımızın psikolojisi nasıl düzelecek? Nasıl yeniden yüzü gülebilecek? Böyle bir anı yaşatmaya kimin hakkı olabilir?

  3. Kimsenin hakkı yok tabii. Ancak elimizden gelenin en iyisini yapmaya mecburuz toplum olarak. Bu çocuğun yaraları onu daha fazla incitmeden sarılmalı.😔

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM