Ahu Kınay Zabun
Ahu Kınay  Zabun
ahuzbn@gmail.com
Olmaya Çalışmak ve Olmak
  • 10
  • 54
  • 15 Temmuz 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Olmaya Çalışmak ve Olmak

Ne verirsen toprağa onu alırsın
Ne ekersen asıl olan, onu biçersin
Ne ararsan aslında sen o sun

Yeni bir yaşam. Daha önce hiç denemediğim bir şeyi yapmaya karar verdiğimde bir elimde tohumları, bir elimde saksıları buluverdim. İçimden geldiği gibi kendimi bıraktım ve onlarla bir olmaya karar verdim. Her tohumun büyümesiyle birlikte kendimi ve dünyamı geliştirmek için sözüm kendimeydi. Onların yolculuğu benim yolculuğum olacaktı aslında. Yolculuğun uzun olduğunu bilerek başladım çünkü ektiğim tohumların hiçbiri kısa vadede çıkacak gibi değildi. Kimi kaktüs, kimi bonsai …

Zamanın ve sabrın anahtarı olan iki bitkiyle baş başa kaldığımı ekerken fark ettim. Bunun bir tesadüf olmadığını ve benim yaşamımda mutlaka bana verilen bir işaret olduğunu düşünüyorum. Bana gönderilmiş olan bu öğretiyi zaman içinde daha iyi kavrayacağıma eminim.

Olmaya çalışmak ile olmak arasındaki fark?

Olmaya çalışmak ve olmak arasındaki farkı tanıdım, tohumlarımı ekerken. Aldığım kaktüs tohumlarının hiçbirinin çeşidini bilmiyorum, şansıma ne çıkarsa. Etrafımızdaki olmaya çalışanlar, model aldığı kişileri kendine uyarlamaya çalışırken özünü kaybeden insanlar gibi. Onlar da sonuçta ne
çıkacağını bilmiyorlar ama yapıyorlar düşünmeden. Belki dikenli olacak, belki acı verecek, belki de içindeki su yarana merhem olacak. Kim bilir! Denemeden bilemeyiz diyebilirsin. Olmak ile olmaya çalışmak arasındaki farkta burada yatıyor.

Özünü kaybetmeden yaptıkların, seni sen yapan değerlerin, bu yolda verdiklerin senin. Kaktüsün çok çeşidi var, bunlardan sana uygun olanı seçersen sorun yok. Özünü unutup başka kimlikler olmaya çalışıyorsan, tohumundan kaktüs yerine gül mü çıkacağını bekliyorsun? Burada kaktüsün suçu yok, suç kaktüs ekip gül bekleyende, değil mi?
Yaşadıklarımız, yaşıyor olduklarımız ve yaşayacaklarımız hepsi bizim kendimizi buldurmaya yönelik aslında. Bizler bunları görmek istemiyorsak, özümüzü kaybediyoruz. Bu işaretleri görmeyip, zorla oldurmaya çalışıyoruz demektir. Zorla oldurduklarımız ise kokuşmuş bir çorap gibi bütün havamızı bozuyor.

Kaktüs ve bonsai ektiğimi söylemiştim. Bilirsin bir bonzai var bir de bonsai. Biri ölümü, biri yaşamı temsil eder. Seçimler senin elinde anlayacağın.

O zaman marifet nerde ve kim de?

Marifet, sabırla kendine uygun olanı seçmekte,
Marifet, özünü bulmakta,
Marifet, yolculuğun sabrını bilmekte,
Marifet, gönülden verebilmekte,
Marifet, olmaya giden yolda damla olabilmekte,
Marifet, üstüne uygun kıyafeti seçebilmekte.

Sosyal Medyada Paylaşın:

10 yorum

  1. Bir solukta okuduğum keyifli bir yazı olmuş. Farkındalıklar ve seçimler üzerine yazılmış bu yazınız ile ilgili sizi tebrik ederim Ahu hanım. Kaleminize sağlık…

  2. Marifet içimizde bir yerlerde ve herkes onu arıyor. Diyet perspektifinden yaklaşayım: 50 bedene zorla 38 beden elbiseyi giydiremezsin. Her şeyin fıtri olması gerek. Bu arada yazının başlığını çok sevdim. Meşhur olmak yada olmamak vardır ya, bizim dünyamızda olumsuzluğa yer yok demişsin ve olmak ve olmaya çalışmak diyerek her iki kelimede de olumsuzluk ekini kullanmayı reddetmişsin, güzel bir başkaldırı:)

  3. Çok doğru tespitler. Başkalarini taklit ederek onlar gibi olunmaz. Ancak kendi özünüze uygun davranarak başarılı olabilirsiniz ve samimiyet duygusu verirsiniz karşınızdaki insanlara.
    Bitkilerle uğraşmak insana sabrı öğretiyor, bahçemle uğraşmak bana bu anlamda çok şey kazandırdı.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM