Ahu Kınay Zabun
Ahu Kınay  Zabun
ahuzbn@gmail.com
Ubuntu
  • 7
  • 11
  • 30 Haziran 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Bu günlerde ben, hep ben, ben olmalıyım derdindeyiz.
Ben yoksam kimse yok.
Benim olmazsa, kimsenin olmasın.
Benim dediğim olacak.
Ben her şeyi en iyi yaparım.
Ben en çok kazanan olmalıyım.
Ben kimden çıkar sağlarım?
Ben, diye yetişen çocuklar.
Ben demiştim, haklı çıkma arzusu.
Benim borum öter, egosu.

Ben ben ben demekten biz olamıyoruz.

Ben olunca kendinizi yalnızca ayakkabıların içine koyarsınız, biz olunca aynı zamanda yaşadıkları duyguları hisseder, değerlerinizin de farkına varırsınız. Biz olamıyoruz deyince aklıma “Ubuntu” geldi. Günlerden bir gün, Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir. Oyun basittir. Çocukları belirli bir yerde yan yana sıraya dizer ve açıklar. ‘Herkes karşıdaki ağaca kadar tüm gücüyle koşacak ve ağaca ilk ulaşan birinciliği kapacak. Ödülü ise yine o ağacın altındaki güzel meyveleri yemek olacak.’ Çocuklar oyuna hazır olunca, antropolog oyunu başlatır. İşte o anda bütün çocuklar el ele tutuşur ve beraberce koşarlar. Hedef gösterilen ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog şaşırır ve çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Aldığı cevap hayli manidardır; “Biz “UBUNTU” yaptık: Yarışsaydık, aramızdan sadece bir kişi yarışı kazanacak ve birinci olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”

Ubuntu

Bizim dilimizde “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM” demek.
Hikâyeyi okuduğum zaman çok etkilenmiştim. Gerçekten böyle miydi? Gerçekten beni ben yapan biz miydik? Bizdik elbette. Soru mu bu, dedim kendi kendime. Kimse tek başına bir değer olamaz. Etrafında bulunan insanların en büyüğünden en küçüğüne, yolda gördüğün, iş yerinde birlikte olduğun, yemeğini paylaştığın, markette karşılaştığın, kırmızı ışıkta saydırdığın herkes ama herkes senin sen olmana yardımcı olan değerler. Sen bunları görmeyip, her şeyi kendin yaptım sanıyorsan kendini aldatıyorsun, maalesef. Bunların hepsi senin için artılar. Hepsi de seni sen yapan değerler.

Bazen çok kötü yaşadığın bir olay, aslında nasıl davranman gerektiğini öğreten bir öğreti, gün içinde beklemediğin birinden gelen bir tebessüm ruhuna doygunluk, kırmızı ışıkta sinirlendiğin kişi sana sabrı, mendil aldığın ufak çocuk merhameti, imkanlarının altında olanları gördüğünde şükrü, yol veren kişi saygıyı, elmasının yarısını size veren kişi adaleti, zor bir anınızda size destek olan biri güveni, sinirlendiğinizde size tepki vermeyen kişi empatiyi, elindekiyle yetinmeyi bilen kişi kanaatkarlığı, işlerini zamanında bitiren kişi çalışkanlığı, yanlış bir şey yaptığında bunu itiraf eden kişi dürüstlüğü öğretiyor olabilir.

Dışarıda olup biten her şey, aslında senin, benim “biz” olabilmemiz için.

“BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”

Sosyal Medyada Paylaşın:

7 yorum

  1. Tebrikler…Elimden geldiğince uygulamaya çalıştığım bir öğreti. Başarılı oluyor muyum? Henüz bilmiyorum. Ama denemeye değer.

  2. Ubuntu kelimesini okuduğum zaman aklımda doğrudan Linux işletim sistemi geldi. Kelimeyi o derece bilmiyor ve uzakmışım. Ben elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum. Ancak daha fazla dikkat etmeye çalışacağım.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM