Hakan Yılmaz
Hakan  Yılmaz
blogsavardestek@gmail.com
İnsan ve Dijital Mezarlıklar
  • 8
  • 34
  • 14 Mayıs 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
    Loading...
  • +
  • -

Hemen hemen her dönemde  şu sözlere tanıklık ederiz. Nerede o eski ramazanlar nerede ! Burada insanın kafasında birtakım soru işaretleri oluyor ister istemez. Şimdi burada söz gelimi insanlar mıydı eski olan yoksa ramazanlar mı ? Hangisi diye kendi kendine soruyor insan. 2000’li yıllar öncesinde sanırsam pek dillendirilmeyen bu söz, 2000’li yıllarla birlikte insanların dilinden düşmez oldu. Peki ne değişti ? Yıl 1999 iyi de , 2000 olunca mı kötü ?

Rakamlara bakarak bir çıkarsama yapamayız. Değişen bir şey varsa insanın kimyasıdır. Nasıl yani diyenler olmuştur elbet.  İnsanın kimyasında değişmeye başlayan birtakım değişiklikleri ta Sanayi Devrimi’ne kadar götürebiliriz. O dönemlerden bu yana insanoğlu birtakım evrelerden geçti. Sanayi Çağının getirmiş olduğu birtakım refahsal evreler, insanın yaşamında bir dizi değişiklikler yaşanmasını sağladı.

Yaşanan bu evreler insanı, yaşamış olduğu kırsal alanlardan daha büyük kentlere taşıdı. Bu taşıma insanı modernleşme adına bir dizi değişmeler yaşaması için zorladı. Büyük kentlere göçen insanoğlu, hem sanayileşmenin verdiği zenginlik hem de şehirlerin vermiş olduğu imkanlarla insanlar kendini taşıyamaz hale geldi. Dünyanın birçok kıtasında yaşanan bu durumdan ister istemez yurdum insanı da nasibini aldı.

1985’lerden sonra büyük bir ivme kazanan kente göç etme eylemi , sonrasında tamiri mümkün olmayan birtakım sorunları da beraberinde getirmeye başladı.  Daha önce var olan şu anlayış artık yıkılmaya başladı. Kırsalda yaşayan insan, az ile yetinmeyi bilirdi. Azıcık aşım kaygusuz başım misali az ile mutlu olmayı başarmıştı. Ne zaman ki sanayi toplumları denildi, şehirleşme denildi, işte insan o zaman bozulmaya başladı.

Hani o eski ramazanlar deyimi var ya işte o deyimde yer alan ramazan ayının bozulmasından söz edemeyiz. Çünkü ramazan ayının bir dini takvimi var, o takvim her yıl belirli aralıklarla işler ve zamanı geldiğinde hak olan yerine getirilir. Burada incelenmesi gereken ve kendini hesaba çekmesi gereken insandır.

Sosyal Medyanın İnsana Etkisi

Makalemizin başında 2000’li yılllar dedik,  maalesef ki insanın kimyasında bir dizi değişiklikler daha oldu.  Dünya üzerinde 1900’lü yılların başından itibaren hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler özellikle 2 Dünya Savaşı arasında epey bir ivme kazandı. Bu ilerleme 1950’li yıllardan itibaren dünyanın her yerine gitmeye başlayınca tüm insanlar bu yeni gelişmelerden faydalanmaya başladı.

Teknolojinin dünyanın büyük kentlerine ulaşmaya başladığı yıllar ise 1960’lı yıllar ve sonrasıdır. Ülkemiz de bu gelişmelerden, imkanları dahilinde yararlandı. 1990 ve sonrasında ise tamamen bilgisayar gücüyle çalışan sistemler kullanılmaya başlandı. 2000’li yıllara geldiğimizde ise insanların birbirinden kopacağı dönemler ortaya çıkmaya başladı. Nedir peki bu insanları birbirinden koparan şeyler ? Sosyal medyanın etkisi…Telefon ve Sosyal Medya…

sosyal-medya

Telefon birbirine uzak olan insanları yakınlaştırmıyor muydu ? Başlangıçta öyleydi tabi ama geçen zaman zarfında ortaya çıkan yeni teknolojik ürünler , yani akıllı telefonlar ve cihazlar çıkış amacından iyice saparak başka bir amaç için kullanılmaya başlanınca, zaten öteden beri insanlar arasında açılmaya başlanan ayrılık rüzgarları daha da açılır hale geldi. Birde buna sonradan üretilen birtakım sosyal medya araçlarının eklenmesi işleri biraz daha karmaşık bir hale getirdi.

Sanal Dünya ve Dijital Mezarlıklar

İnsanlar vakitlerinin büyük bir kısmını bu sosyal medya denilen ve geneline sanal dünya denen bu alemde geçirir oldu. Üstelik bu sanal dünyada kendilerine yepyeni dünyalar ve kimlikler edinmeye başladı. Gerçekte bambaşka bir hayat yaşarken, sanal dünyanın elementleri olan bu sosyal medya araçlarında kendilerini başka bir kimlikle ve dünya görüşüyle tanıtmaya başladılar.

Şöyle bir dost meclisinde, bir arkadaş, bir aile buluşmasında veya dini bayramlarda bir araya geldiklerinde ise ilk 5 dakika içerisinde normal insan davranışlarını gösterdikten sonra , geriye kalan diğer sürelerde ise kabuğuna çekilir gibi tekrardan sanal dünyalarına yönelmektedirler. Bu gidişat sonunda belki de gelecekte birileri çıkar beni Facebook Mezarlığına, bir diğeri ise İnstagram Mezarlığına gömün diyecektir.

insan

Bu kabuğuna çekilme hareketi, insanın insandan uzaklaşma gayreti insanoğluna çok şey kaybettirecektir. Hayat enerjimizi canlı canlı bu digital mezarlara gömme gayreti, insanoğlunu ruhen yok edecektir. Bizi var eden sohbetlerimiz, insani duygularımızı birbirimizle paylaşmamızdır. Vaktimizi çocuğumuza, eşimize annemize,ailemize, yakın çevremizdeki  diğer bireylere harcarsak daha mutlu bir gelecekle karşılaşabiliriz.

Hakan YILMAZ / Blogsavar

Kendinizi yenilemek için tıklayınız

Sosyal Medyada Paylaşın:

8 yorum

  1. Emeğinize sağlık. Bir filmde de online oyunda mezarlar vardı ölümlerini sanal yoldan da dile getiriyorlardı. Bu yazıyı okuduğumda aklıma direkt o sahne aklıma geldi.

    • Bir film sahnesinde denk gelmedim ama geleceğe dair ipuçlarını içeren makale, yazı ve materyaller bunun olabileceğini ifade etmektedir. Bizlerde buna dikkat çekmek için böyle bir yazı kaleme alalım dedik. Yorumunuz ve bilgilendirme yazınız için teşekkür ediyorum.

    • Görünen bir durum ve gelecekte bu tarz durumların yaşanabileceğini ifade eden yayınlar var.. Hatta şimdiden 2050 yılında Facebook’un bir dijital mezarlığa dönüşebileceğini belirten makaleler bile yazılmaya başlandı. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Feyza Hanım.

  2. Çok önemli saptamalar içeren bir yazı olmuş.
    Bu akıma karşı koyan bazı insanlar da var; akıllı telefon kullanmayan, sohbette telefonuyla çok meşgul olanlarla iletişimini kesen, gerçek insani paylaşımlara değer veren ama çok azlar.
    Sistemin dışında kalmak neredeyse imkansız hale gelmiş; gerçekte kim olduğumuzla değil, dijital varlığımızla değerlendiriliyoruz.
    Facebook, sayfaları ve hesapları miras olarak bırakmaya olanak tanıyor ve gelecek nesilleri de sanal köle yapmaya kararlı görünüyor.
    Bu gidiş gidiş değil gibi.
    Değerli bir yazı olmuş; emeklerinize sağlık.

    • Sizlerde doğru tespitler yapmışsınız. Maalesef ki bu çukurun içerişine girmiş bulunmaktayız. Bu aşamadan sonra bu sosyal araçları doğru kullanmak gerekiyor . Bizi yalnız bırakmayıp değerli yorumunuzla şereflendirdiğiniz için teşekkür ediyorum.

  3. Hakan Bey merhaba, güzel bir yazı olmuş, tebrik ediyorum. Geçenlerde Oğlumun bir arkadaşının doğum günüydü, doğum günü olan kızın Annesi partinin başında fotoğraflar çekildikten sonra çocukların hepsinin telefonlarını toplamış ve hadi sohbet edin demiş. Oğlum bana; “Baba o kadar keyifli zaman geçirdik ki anlatamam, arkadaşlarımın yeni yeni özelliklerini öğrendim” dedi.

    Sanırım benzer Aile veya Dini bayram buluşmalarında bizde aynı yolu izlesek daha keyifli zaman geçirebiliriz diye düşünüyorum. :)))

    • Teşekkür ederim Tahsin abi. Birebir sohbeti , oynamayı birbirimizin gözlerine bakmayı özlemişiz sanırım. Dijital çöplükten ve riyakar insanlardan kurtulduğumuz an bunu başarabileceğiz .

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM